Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/12722 E., 2025/6999 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12722 E., 2025/6999 K. (30.04.2025) – Velayet

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12722
Karar No
2025/6999
Karar Tarihi
30.04.2025
Konu
Velayet, Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/12722 E. , 2025/6999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/535 D.İş, 2023/531 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-39452 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/185714 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.08.2021 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası neticesinde yolcu konumunda olan davacının malul kaldığını ileri sürerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.702,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 26.702,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının kaza tarihinde 18 yaşının altında olması nedeniyle maluliyet oranının Çözger hükümlerinin atıfla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerekmekte iken hatalı şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aktif husumet yokluğu hususunda denetleme yapılmadığını, davacının 18 yaşından küçük ve özel gereksinimli birey olduğunu, 18 yaşından küçük çocuklar için tanzim edilecek vekaletnamelerde anne ve baba evli ise her ikisinin birlikte küçük çocuğa velayeten vekaletname çıkarmaları gerektiğini, davacı tarafından usule uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet oranının kazanın gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik ve eklerine göre tespit edilmesi gerektiğini, raporun Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak sevk yazısı ile Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Sağlık Kurulu Raporu alınması gerektiğini ancak dosyaya sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak hazırlandığını, maluliyet raporunun kazadan yalnızca 12 ay sonra hazırlanmış olup başvuranın tedaviye rağmen iyileşmeyip kalıcı hale gelen arazlarını tespit edebilecek nitelikte olmadığını, kaza sonrasında tedavi ve iyileşme süreci için beklenmesi gereken minimum 18 aylık sürenin beklenmediğini, davacının kaza sırasında ön koltukta yolcu olduğu ve kaza nedeniyle oluşan maluliyeti nazara alındığında kaza esnasında emniyet kemeri kullanmadığı hususunun açık olup müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasında % 1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 28.08.2021 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.09.2022 tarihli raporda, davacının maluliyetinin omurgaya ilişkin olup Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında özürlülük oranının %23 olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Hakem heyetince, davacının %23 maluliyeti esas alınarak karar verilmiştir. Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kullanılmış ise de raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin niteliğine göre beyin ve sinir cerrahi uzmanının bulunmadığı anlaşılmakta olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde beyin ve sinir cerrahi uzmanının da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen sigortalı araçta seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması hakem heyetlerince kabul edilmemiştir. Somut olayda; kazanın davalıya sigortalı aracın sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymaması sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalıya sigortalı otomobilde istiap haddi fazlası bir (1) kişi bulunduğu hususu kaza tespit tutanağı, araç tescil belgesi ve tüm dosya kapsamı itibariyle sabit olup bu durum zararın artmasına sebebiyet vermiş, davalı lehine müterafik kusur durumu oluşmuştur. Bu itibarla; taşımanın istiap haddi aşılmak suretiyle yapılmış olduğu nazara alındığında müterafik kusur durumunun oluştuğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4.5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde Başkan vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamında, 28.08.2021 tarihli kaza nedeniyle 14.09.2022 tarihinde düzenlenen ve erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı raporda davacının omurga arazı nedeniyle %23 oranında maluliyeti bulunduğunun tespit edildiği, 5 adli tıp uzmanı, 1 romatoloji uzmanı ve 1 ortopedi uzmanının bulunduğu heyetten alınan raporun mevzuata ve usule uygun olduğundan yeniden maluliyet raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (2) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum. Öte yandan, davacının yolcusu olduğu araç binek otomobil olup 1 sürücü ve 5 yolcu ile seyir halinde iken yoldan çıkarak levhaya çarpıp su kanalında durması sonucu tek taraflı kaza meydana gelmiştir. İtiraz Hakem Heyetince olayın oluş şekline göre kazanın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda alanında uzman bir bilirkişiden bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre davacının çocuk olması da gözetilerek müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı