Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/13624 E., 2025/7267 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13624 E., 2025/7267 K. (07.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13624
Karar No
2025/7267
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tapu

4. Hukuk Dairesi 2022/13624 E. , 2025/7267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/562 E- 2022/662 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan kredi sözleşmesi kapsamında alacaklı olduğunu, davalı borçlu hakkında ... 28. İcra Müdürlüğü ... e sayılı dosya ile takip yapıldığını, borçlunun acz halinde olduğunu, adına kayıtlı ... ili, ... İlçesi, ... Mah. 137 ada, 59 parsel sayılı taşınmazın mal kaçırma gayesi ile önce davalı ...'e ondan da davalı ...'a devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tasarrufun iptali davasının kanundan kaynaklanan dava şartı olan borçlunun aciz halinde olması şartının dosya kapsamında gerçekleşmediğini, davaya konu taşınmazın 11.09.2013 tarihinde, yani icra dosyalarındaki borcun doğumundan önce satışının gerçekleştirildiğini, yapılan satışın muvazaalı olmayıp gerçek bir satış işlemi olduğunu, 540.000,00 TL olan satış bedelinin 280.000,00 TL’sinin sunulan dekontlardan da anlaşılacağı üzere banka aracılığı ile davalı ... hesabına yatırıldığını, taşınmazın 260.000,00 TL ipotek borcunun da satış ile birlikte müvekkili tarafından Ziraat Bankası’na ödendiğin, müvekkilinin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir herhangi bir delil sunulmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazın devrinin icra takiplerinin açıldığı tarihten önce 11.09.2013 tarihinde gerçekleştirildiğini, mal kaçırma amacı ile değil taşınmazın gerçek bedeli olan 540.000,00 TL karşılığında yapıldığını, kötü niyetli olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...’ı tanımadığını, davalı ...’i ise taşınmazın devri nedeniyle tanıdığını, taşınmazı yazlık olarak kullanmak amacıyla 730.000,00 TL bedel karşılığında 09.01.2015 tarihinde satın aldığını, bu bedelin 600.000,00 TL’sinin dosyaya sunulan dekontlardan da anlaşılacağı üzere banka aracılığı ile kalan kısmının ise tanıkların huzurunda elden teslim edildiğini, taşınmaza satın alma tarihinden sonra 100.000,00 TL kadar masraf yapıldığını ve bunun bile tek başına müvekkilinin taşınmazı muvazaalı olarak devralmadığını gösterdiğini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu ve iktisabının korunması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 19.10.2021 tarihli ve 2017/442 Esas ve 2021/227 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafça her iki dosyasında da düzenlenen haciz tutanaklarının belirlendiği şekilde düzenlenmediği, İİK 105 maddesine göre borçlu hakkında usulüne uygun düzenlenmiş aciz vesikası olmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2022 gün, 2022/562 E- 2022/662 K sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyadan düzenlenen haciz zabtında "hacze kabil mal bulunamadı" ibaresinin mevcut olduğunu, aciz belgesi sunmak için makul bir süre verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir Bu tür davalar, elinde geçici (İİK.m.105) veya kat'i (İİK.m.143) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olmakla birlikte aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.03.2005 gün, 2005/15-100-119 sayılı kararına göre, borçlu hakkında aciz vesikası alınmamakla birlikte, borçlu kayıp ve adresi saptanamıyorsa, saptanan ve bilinen adreslerinde de icraca, borçlunun haczi kabil malının bulunmadığı tespit edilmiş ise, bu takdirde aciz hali gerçekleşmiş sayılmaktadır. Somut olayda davacı vekili ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E ve .... 28. İcra Müdürlüğü'nün.... E sayılı icra dosyasından kaynaklı alacakları için tasarrufun iptali davası açmıştır. .... 28. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyadan, davalı borçlunun dava dilekçesindeki, tapu resmi senedindeki adresinde düzenlenen 01.08.2017 tarihli haciz tutanağında "borçluya ait hacze kabil malın bulunmadığının " belirlendiği, aynı adreste yapılan 08.01.2014 tarihli haciz tutanağında da "davalı borçlunun haciz mahallinde hazır olduğu, borçluya ait hacze kabil malın bulunmadığı" belirlendiği ancak .... 8. İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı sayılı icra dosyası incelendiğinde, davalı borçluya ödeme emrinin tebliğinin iade geldiği, Tebligat Kanunu madde 21'e göre tebligat yapılmasının talep edildiği ancak akıbetinin ne olduğunun dosyadaki evraklardan belirlenemediği anlaşılmıştır. Mahkemece; ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasından geçerli haciz tutanaklarının dosyaya ibraz edilmiş olması sebebi ile İİK 277 ve devamı maddelerine göre değerlendirme yaparak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. .... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyası yönünden ise takibin kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeksizin karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın HMK nun 373/ 2 hükmü gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı