4. Hukuk Dairesi 2023/2385 E. , 2025/7264 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1996 E., 2022/2129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş arkadaşı olan maddi durumunun da iyi olduğunu bildiği davalı ...'a toplam 450.000,00 TL borç verdiğini, borç karşılığı 10.04.2018 tanzim 22.05.2018 vade tarihli 450.000,00 TL bedelli bono aldığını, borcun ödenmemesi üzerine ... 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin kesinleştiğini, davalının iki adet taksiyi borcun doğumundan 17 gün önce 22.03.2018 tarihinde değerinin altında noter satışı ile elden çıkardığını, satışın mal kaçırmak maksadıyla 10 yıllık iş arkadaşının eşi olan diğer davalı ...'a yapıldığını, davalıların iş ortaklığı yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalılar arasında ... ve ... plakalı ticari taksilerin devrine ilişkin tasarrufun iptaline, devredilen araçlar üzerinde ... 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından cebri icra yolu ile alacaklarının tahsili haklarının tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın ön şartı olan aciz vesikası alınmadan açılan davanın reddinin gerektiğini, alacağın doğum tarihinden önce yapılan işlemlerinin iptalinin istenemeyeceğini, satışın gerçek olduğunu ve muvazaa olmadığını, davalının üçüncü şahsa borcu olması nedeniyle araçlara rehin konulduğunu, borçları müvekkilinin ödediğini, borcun ödenmesi nedeniyle diğer davalının müvekkiline hisselerini sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde kendisinin ...'ya borcunun bulunması nedeniyle araçlara rehin konulduğunu, borçların ... tarafından ödendiğini bu nedenle hisseleri ...'a sattığını, üzerine kayıtlı taşınmazlar olduğunu, hacizlerini yavaş yavaş kaldırttığını, taşınmazların davacının alacağına yeteceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin02.04.2021 gün, 2019/9 E- 2021/341 K sayılı ilamı ile "davacının alacağının 10.04.2018 keşide, 22.05.2018 vade tarihli kambiyo senedinden (bonodan) kaynaklandığı, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiği, ancak iptali istenen 22.03.2018 tarihinde yapılan .... ve ... plaka sayılı araçların satımına ilişkin tasarrufların, borcun doğumuna sebep olan 10.04.2018 keşide ve 22.05.2018 vade tarihli senetten önce gerçekleştiği, iptali istenen araç satışına ilişkin tasarrufların takip konusu borcun doğumundan önce gerçekleşmesi nedeniyle tasarrufun iptaline yönelik dava ön şartı sağlanmadığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 gün, 2021/1996 E- 2022/2129 K sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacının istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; borcun bir kısmının Şubat 2018 de bir kısmının da senet düzenleme tarihinde verildiğini, borcun tasarruftan önce olduğunu, tanık beyanlarının da bu yönde olduğunu, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, borca karşılık devir yapılmasının iptal sebebi olduğunu, vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu borcun, tasarruf tarihinden önce doğduğunun somut deliller ile ispat edilememesine ve ilk derece mahkemesince verilen "nispi vekalet ücretine" ilişkin davacının açık istinaf talebinin bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2943d072ef4f1d14 a1f69519dbd1b467