Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/5616 E., 2025/7269 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5616 E., 2025/7269 K. (07.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5616
Karar No
2025/7269
Karar Tarihi
07.05.2025

4. Hukuk Dairesi 2022/5616 E. , 2025/7269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI: 2019/2789 E- 2021/1957 K Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; , süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ...' den alacaklı olduğunu ve ... 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip açıldığını ve takibin kesinleştiğini, borçlunun acz halinde olduğunu, 15.10.2014 tarihinde borçlu davalının icra dosyasında mevcut olan adreslerine hacze gidildiğini ve hacze kabil mal bulunamadığını, borçlu şirketin mal varlığını devrettiğini ve alacaklarını da müvekkilini zarara uğratmak için temlik ettiğini, 14.09.2015 tarihli talepleri üzerine...'ne 17.09.2015 tarihli 89/1 tebliğ edildiğini, borçlu şirketin yapılan takipten haberdar olması üzerine geçmiş tarihli olarak dava konusu temliknamenin imzalandığını, borçlu davalı şirketin limak şirketinden doğmuş ve doğacak alacaklarından 397.126,67 TL sini diğer davalı ... şirketine temlik ettiğini ve bu temliknamenin 28.09.2015 tarihinde ... şirketine bildirildiğini beyanla İİK. 277 madde ve devamı maddeler gereğince batıl olan 09.09.2015 tarihli alacağın temliki tasarrufunun iptaline, ... 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından kaynaklı asıl alacağın temini için tedbir niteliğinde ihtiyaten haczine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... ve Ürünleri vekili ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 17.05.2018 tarihli ve 2015/416 Esas ve 2018/235 Karar sayılı kararıyla; "davacı vekilinin 27.11.2017 tarihli dilekçesi ile ve 17.05.2018 tarihli celsedeki beyanlarıyla davanın konusuz kaldığını ve bu doğrultuda karar verilmesini talep ettiği görülmüş, böylelikle davacı vekilinin 27.11.2017 tarihli beyan dilekçesindeki davanın konusuz kaldığına dair bildirmiş olduğu hususlar dikkate alındığında davanın konusuz kaldığı, ancak yargılama sırasında ihbar olunan tarafından sunulan beyanlar ve dosyaya sunulan sair deliller neticesinde davalıların dava açılmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmakla yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu olduğu kanaatine varılarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan toplam 265,80 TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 29.777,60 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... . vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2021 gün, 2019/2789 E- 2021/1957 K sayılı kararı ile; "davalı (alacaklı) tarafından, dava dışı ...'ye İİK'nın 89/1. maddesi gereğince birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine, ... tarafından verilen 28.09.2015 tarihli dilekçe ile iptale tabi olduğu iddia edilen tasarruf konusu temlik işleminin olduğu icra dosyasına bildirilmiştir. Davacı taraf bu bildirim üzerine işbu davayı açmıştır. Ancak, yargılama aşamasında davanın ....'ye ihbar edilmesi üzerine .... tarafından verilen 06.06.2016 tarihli dilekçede, temlik işleminin, ....'nin muvafakatı alınmaksızın yapıldığı ve herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine davacı vekili 27.11.2017 tarihli dilekçesiyle, dava dışı ....'nin temlik işlemine muvafakat etmemesi nedeniyle, dava konusu temlik işleminin geçersiz hale geldiğini, davanın konusuz kaldığını, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda, davanın açıldığı tarih itibariyle, davanın açılmasına davalılar sebebiyet verdiğine ve davacı taraf, dava açmakta haklı olduğuna göre, Mahkemece, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmadığından, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusuz kalması, ancak iptali istenilen tasarrufun geçerliliği hususunda esas incelemesi yapılarak tasarrufun geçersiz olduğu hususuna mahkemece karar verilmesi halinde mümkün olacağını, İlk derece yargılamasında bu husus dava dilekçesinde talep dahi edilmediği gibi, mahkemece tasarrufun geçerliliğine ilişkin esas incelemesi yapılmadığını, davacının davanın konusuz kaldığına yönelik beyanının, davadan feragat olarak yorumlanması gerektiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılara yükletilmesinin doğru olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Değerlendirme ve Gerekçe Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir. İİK'nin 277/1 maddesinde iptal davasının konusunu, 278 (karşılıksız tasarruflar), 279 (aciz halinde yapılan tasarruflar) ve 280. (alacaklılara zarar vermek kasdıyla yapılan tasarruflar) maddelerde yazılı tasarrufların oluşturduğu düzenlenmiştir. Tasarrufun iptali davasının konusu, borçlunun yaptığı satış, bağış, başkası lehine ipotek tesis edilmesi veya ticari işletmenin devri olabileceği gibi borçlunun malvarlığının artışını önleyici bir tasarruf işlemi de olabilir. Bu husus daha geniş ifade ile İİK'nin 280/1 maddesinde "borçlunun alacaklılarına zarar verme kasdıyla yaptığı tüm işlemler" şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun kendi adına kayıtlı mallar üzerinde tasarruf yapması ve bu tasarruflar için iptal davası açılması mümkün olduğu gibi borçlunun mamelekinin aktif bölümünü azaltıcı işlemler yapması ya da aktifini arttırıcı işlemleri yapmaması da tasarrufun iptali davalarına konu yapılabilir" Somut olayda; davacı vekili, davalı ...'nin dava dışı ... şirketinden doğmuş ve doğacak 397.126,67 TL hakedişi 09.09.2015 tarihinde diğer davalı ... ne temlik edildiğini, söz konusu temlik işleminin muvazaalı olduğunu beyan ederek, davalılar arasındaki temlik işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece dava sırasında davacının beyanları doğrultusunda davanın konusuz kaldığı anlaşılarak karar verilmesine yer olmadığına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar vermişse de varılan sonuç doğru görülmemiştir. Dosya içerisinde yer alan 27.11.2017 tarihli dilekçede; "Sunulan belgelerin yukarıdaki kısımları incelendiğinde; Davalı ... şirketi ile ihbar olunan ... şirketi arasındaki sözleşmeler uyarınca, alacağın temliki işleminin geçerliliğinin ihbar olunan ... şirketinin yazılı muvafakatına bağlı olduğu görülmektedir." İhbar olunan ... şirketi tarafından davalı ... şirketine gönderilen ... 16. Noterliğinin 07.06.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; ... şirketi, ... şirketi tarafından yapılan dava konusu temlik işlemine muvafakat etmediğini de açıkça belirtmiştir." Yapılan alacağın temliki işlemi, ... şirketinin muvafakatına bağlı olduğundan dolayı askıda geçerli bir hukuki işlemdir Dava açıldığı tarihte dava dışı ... şirketi tarafından iş bu temlik işlemine muvafakat verilmediği, temlikin muvafakate bağlı olduğu, temlik işleminin yapıldığı 09.09.2015 tarihinden itibaren ortada geçerli bir tasarruf işlemi bulunmadığı, davacının da iş bu davayı açmakta haklı olmadığı anlaşıldığından; Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davalılar lehine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ...'e iadesine, HMK nun 373/1 hükmü gereğince; dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oybirlliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0299a150989a2b96 144c2358f9272345

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı