Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/12955 E., 2025/8604 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12955 E., 2025/8604 K. (27.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12955
Karar No
2025/8604
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/12955 E. , 2025/8604 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/660 E., 2022/1023 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.05.2020 tarihinde müvekkiline ait ve davalı tarafça Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkiline ait araçta büyük oranda hasar meydana geldiğini, müvekkilinin söz konusu kazanın oluşmasında herhangi bir kusuru olmadığını, yine eksper raporu ile de sabit olduğu üzere söz konusu araçta 124.263,98 TL tutarında hasar meydana geldiğini, ancak davalı tarafça da kaza sonrası bahsi geçen aracın pert/total işlemine tabi tutulmasının kabul edildiğini, davalı ... tarafından aracın rayiç bedeli tutarında ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, bu kapsamda ilk aşamada davalı ... tarafından 370.000,00 TL pert/total bedeli ödemesi yapıldığını, ancak müvekkiline ait aracın rayiç değerinin işbu ödenen bedelden oldukça fazla olduğunu, aradaki fahiş farkın da ödenmesi gerektiğini, müvekkiline ait aracın rayiç değerinin yaklaşık 580.000,00 TL olduğunu, bahsi geçen hasara ilişkin davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt verilmediğini, akabinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalının anlaşma yoluna varmaması üzerine müzakerelere son verilerek anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle 22.05.2020 tarihli kaza sonucu pert işlemi gören müvekkile ait aracın rayiç bedel farkı olan 1.000,00 TL'nin kaza tarihi itibariyle işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava kesinleşmiş ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılmasının mümkün olmadığını, huzurdaki davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, aracın pert total kapsamına tabi tutulduğunu, rayiç bedelden sovtaj bedeli düşürülmek suretiyle ödeme yapıldığını, 22.05.2020 tarihli kaza sonrası maddi hasar başvurusu üzerine müvekkili tarafından yapılan incelemelerde aracın pert total kapsamına tabi olmasının makul olacağı beyan edildiğini, başvuran ile bu hususta anlaşma yapıldığını, aracın rayiç bedelinin 370.000,00 TL olacağını, başvuran davacının fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini, taraflar arasında mutabık kalınarak tespit yapılacağı açıkça belirtildiğini beyanla davanın esastan reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 Sayılı HMK'nın 114/I-i. maddesinde kesin hüküm bulunmamasının dava şartı olarak düzenlendiği, dava şartı olan kesin hüküm nedeni ile davanın reddi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerektiği, somut olayda, davacı tarafından işbu davanın açılmasından önce eldeki dava ile aynı nitelikteki taleplerle 08.09.2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 14.01.2021 tarihli ve 2021/5420 sayılı kararı ile davacının talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından anılan karara karşı itiraz yoluna başvurulduğu, itiraz sonucu yapılan inceleme neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 29.03.2021 tarihli ve 2021/İHK-8671 karar sayılı itiraz hakem heyeti kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, söz konusu itiraz hakem heyeti kararının tarafları, konusu ve sebepleri aynı olduğundan işbu dosyada davacı ile davalı arasında kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı nezdinde sigortalı aracın kaza neticesinde hasarlanması nedeniyle, kasko sigortalısı davacı ile kasko sigortacısı davalı arasında düzenlenen 04.06.2020 tarihli "kesin mutabakatname, ibraname, feragatname, makbuz" başlıklı belge düzenlendiği ve bu belgeye istinaden, davacı kasko sigortalısına 370.000,00 TL araç hasar tazminatı ödendiği; davacı tarafça bu miktarın yetersiz görülerek Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemliğinin 08.09.2020 tarih - 2020 E.73086 sayılı kararıyla başvurunun reddine karar verildiği, bu karara davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 14.01.2021 tarih K-2021/5420 sayılı kararıyla davacının itirazının reddine kesin olarak karar verildiği, bu durumda, tarafları, sebepleri ve talepleri aynı olan konuda, daha önceden Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından karar verildiğinden, İlk Derece Mahkemesince, kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir hata bulunmadığı, bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilmediği davalı yönünden ise dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulması kaydıyla 1.000,00 TL talep edildiğinden, mahkemece, davalı lehine dava değeri olan 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da, AAÜT'nin 13/2. maddesi gereğince doğru olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; talep sonucunun belirlenebilmesi için tazminat bilirkişi incelemesi gerektiği ve hakemin takdirinin söz konusu olduğu Sigorta Tahkim sürecinde araç hasar tazminatı davaları da belirsiz alacak davası olarak açılmakta, bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra talep tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, dava konusu 2021.E.73086 numaralı tahkim sürecinde, yukarıda belirtilen düzenleme ve Tahkimin yerleşik uygulamalarına aykırı olarak bilirkişi incelemesine gidilmeden dava reddedilerek HMK m. 107 uyarınca talebin tam ve kesin olarak belirlenmesinin engellendiğini, buna göre tahkim süreci HMK 107 ve devamı ile yerleşik uygulamalara aykırı bir şekilde yürütülmesinin yanında hukuka aykırı bir şekilde kesinleştirildiğini, dolayısıyla karar verildiği esnada Tahkim Komisyonu önünde tam ve kesin olarak belirlenmiş bir talep miktarı olmadığı gibi usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir hüküm de bulunmaması nedeniyle davanın Tüketici Mahkemesi önüne getirilmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığını belirtmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu aracın pert total fark bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı