Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1084 E., 2025/8622 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/1084 E., 2025/8622 K. (27.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1084
Karar No
2025/8622
Karar Tarihi
27.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu

4. Hukuk Dairesi 2025/1084 E. , 2025/8622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/299 E., 2024/1040 K. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkiline ait ... Mahallesi 96. Cadde, 1. Sokak'ta ... Apartmanında bulunan ve konut olarak kullanılan 3 numaralı taşınmazın davalı ... şirketine 09.03.2016 - 09.03.2017 tarihlerini kapsar şekilde sigortalandığını, 13.03.2016 tarihinde uygulamaya konulan sokağa çıkma yasağında çatışmaların yaşandığını, bu çatışmalarda binada çıkan yangın sonucunda müvekkiline ait 3 nolu dairenin kullanılmaz hale geldiğini, 30.05.2016 tarihinde davalı ... şirketine başvurusu üzerine zararın karşılanması için hasar dosyası açıldığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin başvuru tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığından hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, poliçede eşya teminatı bulunmadığını, beyan yükümlülüğü ihlal edilmek sureti ile önemli hususların sigorta şirketinden bilinçli ve kati olarak saklandığını, ilçede operasyon yapılacağının önceden bilindiğini, poliçenin sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ve duyurulduğu tarihlere çok yakın tarihlerde tanzim edildiğini, TTK'nın 1435. maddesinde beyan yükümlülüğünün düzenlendiğini, olayın ani ve beklenmedik olmadığını, zarara neden olan herhangi bir somut terör eylemi ve girişimi olmaksızın Devlet müdahaleleri ve operasyonlarının yapıldığını, talebin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ 1. KARARI İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaza ilişkin olarak poliçede,..., dain mürtehin alacaklısı konumunda olduğu, bankanın davaya muvakat etmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ SÜREÇ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairen'nin 13.09.2022 tarih ve 2021/10398 Esas ve 2021/10141 Karar sayılı ilamı ile "..Somut uyuşmazlıkta,ilk derece mahkemesince davaya konu taşınmaza ilişkin olarak, dava dışı ... şubesinin konut sigorta poliçesi üzerinde dain mürtehin kaydının bulunduğunu tapu kaydı üzerinde de aynı bankanın ipotek şerhi olduğu anlaşıldığından davanın husumetten reddine karar verilmiş ve bölge adliye mahkemesince de davacının istinaf talebi reddedilmiş ise de dosya temyiz incelemesine gönderildikten sonra davacı vekili 15.04.2022 tarihli ek beyan dilekçesinde; müvekkilinin ilgili bankaya olan kredi borcunu 10.01.2022 tarihi itibariyle tamamen ödediğini,ipoteğin fek edildiğini ve buna ilişkin banka yazısını da dilekçe ekinde sunduklarını, dolayısıyla bankanın muvafakatının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.Beyan dilekçesine ekli .. Bankası'nın 10.01.2022 tarihli yazısının incelenmesinde davacı ... ...'nin yazı tarihi itibariyle borcunun kalmadığı, 11.10.2013 tarihinde kullandırılan kredinin teminatına karşılık taşınmaza konulan ipoteğin banka tarafından fek edildiğinin,bildirildiği görülmüştür. Bu durum karşısında, dain mürtehin tarafından verilen muvafakatin davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartı olduğu gözetilerek, söz konusu muvafakate ilişkin yazı araştırılıp,usulüne uygun olduğunun anlaşılması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek işin esasına girilip davanın sonuçlandırılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 89.775,00 TL sigorta tazminatının 16.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; poliçenin geçersiz olduğunu, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, Tüketici Mahkemesinde maktu vekalet ücretinin 17.900,00 TL olamayacağını kararın hatalı olduğunu ve bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından konut sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Eldeki dava, Asliye Hukuk Mahkemesinde Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlanmıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Tüketici Mahkemelerindeki maktu vekalet ücreti 9.000,00 TL'dir. Ancak davacı lehine kabul edilen miktar yönünden hesaplanan nispi vekalet ücreti 14.364,00 TL olup bu miktar vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece, davacı lehine Asliye Hukuk Mahkemelerinde takip edilen davalar için düzenlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun’un) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “17.900,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “14.364,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d67ab094a60e4bf0 7d75f2f632dafbba

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı