3. Hukuk Dairesi 2025/958 E. , 2025/4558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/937 E., 2024/2697 K. DAVA TARİHİ : 14.08.2013 İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/296 E., 2023/2 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, müvekkilinin kendisine ait hesaptan davalıya gönderdiği paranın iade edilmemesi üzerine icra takipleri başlattıklarını, takibe ilişkin tebligatın usulsüz olduğundan bahisle davalı tarafından açılan iptal davasının kabul edildiğini, bu süreçte aile büyüklerinin araya girmesi ile itirazın iptali davası açmadıklarını, ancak aradan geçen süreye rağmen davalının ödeme vaadini yerine getirmediğini belirterek, 1.400,000,00 TL'nin 18.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; talebin zaman aşımına uğradığını, havale dekontları ile müvekkiline davacı tarafından yapılan ödemelerin her iki kardeş arasındaki iş ve yardımlaşma ilişkileri gereği yapıldığını, müvekkilinin davacı adına araba satın aldığını, çekilen otomobil kredisinin tamamının müvekkili tarafından ödendiğini , davacıya müvekkili tarafından avukat sıfatı ile vekil olarak hukuki hizmet verildiğini, müvekkilinin fiyat ve konjonktür avantajı gördüğü taşınmazları davacıya bildirerek yatırım yapmasına aracı olduğunu, davacı adına ev ve taşınmazlar satın aldığını, bunlara ilişkin bazı ödemeleri müvekkilinin karşıladığını savunarak, davanın usulden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli kararıyla; dinlenen tanık beyanları da değerlendirilerek davalının davacı tarafından paranın gönderildiği tarihlerde özellikle .. ilçesinde açacağı otel için paraya ihtiyaç duyduğu, davacının davalıya banka kanalı ile gönderdiği paraları ödünç olarak verdiği, davacı tarafından davalıya ödünç olarak gönderilen paranın 1.364.245,00 TL olduğu, davalının bu bedelin 392.000,00 TL'sini çeşitli tarihlerde banka aracılığı ile iade ettiği, davalının davacının gönderdiği para ile .. ilçesinde davacıya iki daire aldığı iddiasını ispatlayamadığı, davacıya alınan aracın 102.817,15 TL'lik araç kredisinin ödemesini davalının yaptığı, davalının davacının mülkiyetinde bulunan ..' daki çiftlikteki damla sulama ve fidelerle ilgili yaptığını iddia ettiği 36.500,00 TL masrafa ilişkin iddiasını birbirini doğrulayan tanık beyanları ile ispat edildiği, bakiye kalan paranın ise ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 832.217,85 TL'nin 18.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş, süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararıyla; Mahkemece tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde denetimine elverişli rapor alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kararın kaldırılarak dosyanın yeniden yargılama yapmak üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalıya banka kanalıyla gönderdiği 1.364.245,00 TL'yi ödünç olarak verdiği, davalının bu bedelin 392.000,00 TL'lik kısmını muhtelif tarihlerde banka aracılığı ile iade ettiği, davalı hesabından davacıya alınan araçla ilgili ödenen araç kredisi bedelinin 102.817,15 TL olduğu, davacıya ait ..'daki taşınmaz için davalı tarafından davacı adına yapılan harcamanın 36.500,00 TL olduğu, incelenen icra dosyalarının açılma tarihleri dikkate alındığında eldeki davada talep edilen 24.04.2003 tarihli 13.000,00 TL, 05.05.2003 tarihli 176,00 TL, 05.05.2003 tarihli 175.824,00 TL'lik toplam 189.000,00 TL alacağın icra takibine konu edilmemiş olması sebebiyle zaman aşımına uğramış olduğu, davacıya ait konutlarla ilgili davalı hesabından davacı adına ödenen aidat ve su bedelleri toplamının 1.210,00 TL olduğu, davalının 19.06.2006 tarihinde 100.000,00 TL'lik çek bedelini davacı adına ödeme yaptığı, satın alınan 2 taşınmaza ilişkin davacının ödemesinin 160.000,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,382.717,85 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece HMK 203/b maddesi gereğince kardeş olan taraflar arasındaki uyuşmazlıkta tanık dinlenmek suretiyle taraflarca ibraz edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve kaldırma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davalı tarafça savunmanın genişletilmesi yasağına uyulmadan sunulan delilin Mahkemece değerlendirmeye esas alındığını, zamanaşımına uğradığından bahisle bir kısım alacakların hesap dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, icra takibi ile birlikte zamanaşımının kesildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; davanın ödünç paradan kaynaklanan alacak davası olarak nitelendirilmesinin isabetsiz olduğunu, zira müvekkiline gönderilen paraların iki kardeş arasındaki iş ve yardımlaşma ilişkisi kapsamında olduğunu, davacının delil olarak sunduğu dekontların hiç birinde söz konusu paraları ödünç olarak gönderdiği açıklamasının yer almadığını, davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin senede bağlanmış olduğundan iddianın tanıkla ispatının mümkün olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 1.6098 sayılı Kanun'un 386. maddesine göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." 2. Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Kanun’un "İspat yükü" başlıklı 6. maddesi uyarınca; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Kanun'un 190. maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 3. 6100 sayılı Kanun'un 203. maddesinde, senetle ispat zorunluluğunun istisnaları sayma yöntemiyle belirlenmiştir. Bunlardan biri de altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler olup, bu kişiler arasındaki işlemler miktar ve değerine bakılmaksızın tanıkla ispat edilebilir. 3. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacının davalıya banka kanalıyla gönderdiği 1.364.245,00 TL'yi ödünç olarak verdiği, davalının bu bedelin 392.000,00 TL'lik kısmını muhtelif tarihlerde banka aracılığı ile iade ettiği, davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle dava konusu edilen havaleler ve borç ilişkileri nedeniyle zamanaşımının kesildiği,eldeki davada talep edilen 24.04.2003 tarihli 13.000,00 TL, 05.05.2003 tarihli 176,00 TL, 05.05.2003 tarihli 175.824,00 TL'lik toplam 189.000,00 TL alacağın icra takibine konu edilmemiş olması sebebiyle zaman aşımına uğramış olduğu, davalı hesabından davacıya alınan araçla ilgili ödenen araç kredisi bedelinin 102.817,15 TL olduğu, davacıya ait ..'daki taşınmaz için davalı tarafından davacı adına yapılan harcamanın 36.500,00 TL olduğu, davacıya ait konutlarla ilgili davalı hesabından davacı adına ödenen aidat ve su bedelleri toplamının 1.210,00 TL olduğu, davalının 19.06.2006 tarihli 100.000,00 TL'lik çek bedelini davacı adına ödeme yaptığı, satın alınan 2 taşınmaza ilişkin davacının ödemesinin 160.000,00 TL olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.