Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1422 E., 2025/4554 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1422 E., 2025/4554 K. (06.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1422
Karar No
2025/4554
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1422 E. , 2025/4554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2242 E., 2025/42 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/560 E., 2023/605 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'in küçük ...'a hamileliği süresince davalı hastanede davalı doktor tarafından takiplerinin yapıldığını, davalı doktor tarafından her muayenede bebeğin gelişiminde bir problemin olmadığının söylendiğini, müvekkili ...'in kanamasının başlaması üzerine davalı hastaneye başvurduklarını, hastane yönetimi tarafından davalı doktorun izinli olması, doğumu yaptıracak uzmanın olmaması, hastanelerinde bebek yoğun bakım ünitesinin olmaması, boş küvez bulunmaması sebepleriyle doğum için başka hastaneye acilen başvurmalarının gerekli olduğunu, sevk için kendilerine ambulans veremeyeceklerinden kendi imkanları ile gitmeleri gerektiğinin söylendiğini, bir başka hastanede doğumun gerçekleştiğini, bebeğin down sendromlu olduğunu doğumdan sonra öğrendiklerini, hamilelik boyunca bebeğe böyle bir teşhisin konulmadığını belirterek, bakım gideri olarak şimdilik 100,00 TL, tedavi gideri olarak şimdilik 100,00 TL, iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, manevi tazminat olarak davacı çocuk için 500.000,00 TL, davacı ... için 250.000,00 TL, davacı ... için 250.000,00 TL'nin her bir talebin haksız fiil tarihi olan 19.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesini, ayrıca davalı Şirketin ilk yardım hizmetini yerine getirmeyerek doğum için gelen davacılara acilen başka hastaneye sevk için ambulans hizmeti sağlamadığından davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı Şirketten tahsili ile davacılara ödenmesini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalı doktor vekili; davacının 39 yaşında davaya konu gebelik sürecini geçirdiğini, bu yaştaki hastaya riskli gebeliğe ilişkin bilgi verilmemesinin mümkün olmadığını, rutin tarama testlerinin yapıldığını, yaşı itibariyle 2'li ve 3'lü testlerin yapılması gerektiğinin, ancak her halükarda bunların kesin sonuç vermeyebileceğinin, bunların sadece tarama testi olduğunun ve kesin tanının amniosentez yani karından su alma denilen yöntem ile alınabileceğinin belirtildiğini, ancak davacının 2'li testin yapılması gereken zaman olan gebeliğin 11. ve 14. haftaları arasında muayeneye gelmediğini, daha sonra ise davacının müvekkili doktorun çalıştığı hastanede görev yapan bir başka hekime hamileliğinin 16. haftasında muayene olduğunu, bu muayenede bahsi geçen 3'lü testi yaptırdığını, sonuçların müvekkili doktor tarafından görülmesinden sonra müvekkili doktor tarafından davacı ...'e ulaşılmaya çalıştığını, davacıya üniversite hastanesinde perinataloji bölümüne başvurarak ileri tetkik ve amniosentez yaptırması gerektiğinin söylendiğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Şirket vekili; müvekkili şirkete ve davalı doktora atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, dava dilekçesinde müvekkili Şirket hastanesinde bebek yoğun bakım ünitesinin davacıların başvurduğu esnada dolu olması ve boş küvöz bulunmaması nedeniyle doğum için başka hastaneye başvurmaları gerektiğinin davacılara söylendiğini, müvekkili Şirketin ambulans hizmeti sağlama yükümlülüğü bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bebekte doğumdan sonra tespit edilen Down Sendromunun rutin yapılan testler veya ilgili uzmanlar tarafından yapılabilen ikinci düzey ultrasonografi tetkiklerinde tespit edilemeyebileceğinin tıbben bilindiği, dava konusu olayda 3'lü tarama testinin uygun gebelik haftasında istendiği, ayrıca tıbbi belgelerde ileri anne yaşı nedeniyle amniyosentez önerildiği ancak kişinin amniosentez yaptırmayı kabul etmediğinin kayıtlı olduğu, dava konusu olayda davalıların kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu ve ATK raporlarında davacı ...'e hamilelik süresince uygulanan tıbbi tedavinin tıp kuralarına uygun olduğunun belirtildiği, Down Sendromu tarama testlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanması zorunlu bir tetkik olarak bildirilmediği, bu testlerin tarama niteliğinde olduğu ve kesin sonuç verebilecek nitelikte olmadığı, dava konusu olayda 3'lü tarama testinin uygun gebelik haftasında istendiği, tıbbi belgelerde ileri anne yaşı nedeniyle amniosentez önerildiği ancak kişinin amniosentez yaptırmayı kabul etmediğinin kayıtlı olduğu da göz önüne alındığında davalı doktor ve davalı hastanenin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, davalı doktor ve davalı hastanenin kusur ve ihmalinin olmadığı, Mahkeme kararında isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; müvekkiline davalı doktor tarafından gebeliği boyunca gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını, müvekkillerine bebeğin sağlıklı olduğunun bildirildiğini, müvekkiline yapılan testler ve sonuçları hakkında aydınlatılmış onam formu düzenlenmediğini, kanaması devam eden, hayati tehlikesi bulunan müvekkilinin başka hastaneye sevki için ambulans temin edilmemesinin davalı hastane aleyhine tazminat sorumluluğu doğuracağının dikkate alınmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan davalıların özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle hem Adli Tıp Kurumundan hem de diğer bilirkişi heyetinden alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde, davacıya, davalı hastanede uygulanan tıbbi tedavinin tıp kuralarına uygun biçimde ve uygun aralıklarla yapıldığı, Down Sendromu tarama testlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanması zorunlu bir tetkik olarak bildirilmediği, tarama testlerinde annenin yaşı, hormonal değerleri ve testin özelliğine göre USG sonuçlarını göz önüne alarak bir risk oranı belirlemesi, ancak yine de bu testlerin kesin kanı vermediğinin bilinmesi, bu tarama testleri neticesinde elde edilen oranın istatistiksel veriler ışığında risk sınırının üstünde bir değer göstermesi durumunda amniosentez gibi ileri tetkikler önerilebileceği, tanı koydurucu olan bu ileri girişimsel tetkiklerde %1 oranında düşük riski olduğu, davacı bebekte doğumdan sonra tespit edilen Down Sendromunun rutin olarak ilgili uzmanlar tarafından yapılabilen 2. düzey ultrasonografi tetkiklerde tespit edilemeyebileceğinin tıbben bilindiği, dava konusu olayda 3'lü tarama testinin uygun gebelik haftasında davacıdan istendiği ve ileri anne yaşı nedeniyle davacı anneye amniosentez önerildiği, ancak davacı annenin amniosentez yaptırmayı kabul etmediği göz önüne alındığında; davalı doktor eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, dava konusu olayda davalı doktor ve davalı hastanenin kusur ve ihmalinin olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6de65fed6064abde d078ee50b3dfc8fb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı