Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1188 E., 2025/4562 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1188 E., 2025/4562 K. (06.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1188
Karar No
2025/4562
Karar Tarihi
06.10.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/1188 E. , 2025/4562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/772 E., 2023/276 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı idare ile müvekkili şirket arasında iki ayrı ihale sonucunda imzalanan mal alım sözleşmelerinde malların İdarenin talebi doğrultusunda peyderpey teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, bir kısım malların tesliminde gecikildiği iddiasıyla sözleşmelerin 34.2 maddesine dayanılarak sözleşme bedelinin tamamı üzerinden gecikme cezası uygulandığını, ancak bu durumun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve Kamu İhaleleri Yönetmeliği ekindeki tip sözleşmelerdeki hükümlere aykırı olduğunu, söz konusu mevzuat hükümlerine göre kısmi kabulün yapıldığı durumlarda gecikmenin hâsıl olması hâlinde ancak tesliminde gecikilen mal değeri üzerinden cezai işlem uygulanabileceğini, bunun dışında teslimde gecikildiği iddia edilen sürenin de hatalı hesaplandığını ileri sürerek toplam 64.769,98TL tutarındaki "gecikme cezası" bedeli kadar davacı şirketin borçlu bulunmadığının tespitine ve müvekkilinin istihkakından kesinti yapmak yolu ile tahsil edilen 64.769,98TL bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilince tahakkuk ettirilen gecikme cezalarının hesabı ve miktarının mal alımlarına ilişkin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.11.2013 tarihli kararıyla; taraflar arasında ilaç ve serum alımına ilişkin sözleşme düzenlendiği, geç teslim nedeniyle davalı tarafından cezai şart uygulanarak davacının mevcut istihkaklarından kesinti yapıldığı, bu işlemin haksız olduğu iddiasıyla toplam 64.769,98TL bedelin iadesinin talep edildiği ihtarnameden sonuç alamayan davacıdan, bilirkişi incelemesi ile Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin emsal dosyalardaki kararları doğrultusunda yapılan değerlendirmeye göre ancak tesliminde gecikilen mal değeri üzerinden cezai şart talep edilebileceği gerekçesiyle davacının 64.769,98TL tutarındaki gecikme cezası bedeli kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tahsil edilen bu miktarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 20.10.2014 tarihli kararı ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek hüküm onanmasına karar verilmiştir. Onama kararına karşı davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuş ise de Mahkemece talep ek kararla reddedilmiş, davalı vekili bu kez ek karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 16.12.2015 tarihli kararı ile; “…1-Mahkemece, 13.03.2015 tarih ve 2012/6 72... /491 Karar sayılı ek kararı ile davalının karar düzeltme isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, yürürlükteki Usul Kanunu' na göre mahkemenin karar düzeltme istemi yönünden değerlendirme ve karar verme yetkisi bulunmamaktadır. Bu konuda karar verme yetkisi Yargıtay'a aittir. Bu nedenle mahkemenin 13.03.2015 tarih ve 2012/6 72... /491 Karar sayılı karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına ve Dairemizin 20.10.2014 tarih ve 2014/100 68... /32236 Karar sayılı onama ilamının mahkemece davalı vekili olmayan Avukata tebliğ edildiği yani davalıya usulüne uygun onama ilamının tebliğ edilmediği buna göre davalı tarafından verilen karar düzeltme dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldığından davalının karar düzeltme isteminin incelenmesine karar verilmiştir. 2- Her ne kadar mahkemece, dosyada mevcut 22.05.2013 tarihli bilirkişi heyet raporundaki teslimde gecikilen mal bedeli üzerinden cezai şartın hesaplanması gerektiği yönündeki görüş hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Davacı ile davalı arasında 14.05.20 10... .06.2011 tarihlerinde mal alımlarına ait tip sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerin 34.2.maddesindeki “Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde, gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,3 (binde üç) oranında gecikme cezası uygulanır” hükmünün mevcut olduğu, sözleşmenin bu hükmünün açık ve net olduğu, tarafları bağlayacağı ve tacir olan davacının bu şartın haksız şart olduğunu ileri süremeyeceği açıktır. O halde mahkemece, geç teslim edilen mallar için her takvim günü için 14.05.2010 tarihli sözleşme yönünden sözleşme bedeli olan 613.253.45.TL, 28.06.2011 tarihli sözleşme yönünden sözleşme bedeli olan 694.945.87.TL üzerinden %0,3 (binde üç) gecikme cezası uygulanması gerektiği dikkate alınarak tarafların iddia ve savunmaları, dosyada mevcut sözleşme ve deliller üzerinde alanında uzman yeni bir bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılarak taraf ve yargı denetimine esas rapor tanzimi sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 3- Bozma nedenine göre, davalının diğer karar düzeltme nedenlerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir…” şeklindeki gerekçeyle onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuştur. 3. Mahkemece verilen 27.04.2016 tarihli kararla, önceki kararda direnilmesine karar verilmiş; kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2021 tarihli ilamıyla; kısmi kabulün açıkça kararlaştırılmaması, kısmen teslim edilecek mal miktar ve değerlerinin, teslim tarih ve usullerinin sözleşmenin oluşturulmasında belirlenmemiş olması karşısında dava konusu sözleşmelerin kısmi kabul içeren sözleşme olarak nitelendirilemeyeceği açık olduğu, hâl böyle olunca Yönetmelik ekindeki “Mal Alımlarına Dair Tip Sözleşme”nin kısmi kabullerde gecikme cezasının, tesliminde gecikilen mal değeri üzerinden hesaplanmasını öngören 54 numaralı dipnotonun somut olayda uygulanabilirliğinin bulunmadığı, İdarenin her iki sözleşmede de, sözleşme müddeti boyunca ihtiyacı olacağını belirlediği belli bir miktardaki malın yüklenici tarafından teminini ve fakat ihtiyaç hasıl oldukça, peyderpey teslimini öngördüğü; davacı yüklenicinin de bu koşulları öngörerek ihaleye girdiği, teklif verdiği, diğer isteklilerin önüne geçerek ihaleyi kazandığı ve sözleşmeyi imzaladığı, sözleşmelerin bu hükmünün geçerli ve taraflar için bağlayıcı olduğu gerekçesiyle, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek niteliklerde bulunan bilirkişi heyeti raporu da dikkate alındığında davacı tarafından geç teslim edilen mallar için her takvim günü için 14.05.2015 tarihli sözleşme yönünden sözleşme bedeli olan 613.253.45. TL, 28.06.2011 tarihli sözleşme yönünden sözleşme bedeli olan 694.945,87. TL üzerinden %0,3 (binde üç) gecikme cezası uygulanarak, her iki sözleşme için uygulamaya koyulan toplamda 64.769,98TL bedelin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bozma kararlarında gecikme cezalarının isabetli olup olmadığına dair değerlendirme yapılmadığını, yerel mahkemece de hususun değerlendirilmediğini, sözleşmede belirlenen cezai şartın ifaya eklenen cezai şart olduğunu, davacı tarafından yapılan ifaları ihtirazı kayıt koymadan kabul eden davalının gecikme cezası talep etme hakkının bulunmadığını, dava konusu malların geç teslim edildiğinin ispatlanamadığını, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı, taraflar arasındaki sözleşmede kısmi kabulün açıkça kararlaştırılmadığı, gecikme cezasının sözleşme bedelleri üzerinden hesaplanmasının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan nedenle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1e69bff42a253bb3 a631ff0d29e7a985

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı