3. Hukuk Dairesi 2025/794 E. , 2025/4688 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1662 E., 2024/2738 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/33 E., 2022/170 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2020/8891 E. ve 2021/8892 E. sayılı icra takip dosyalarından müvekkile üçüncü haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkilinin takip dosyalarında borçlu olarak yer alan şirkete bir borcunun olmadığını ileri sürerek; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 89/3 maddesi gereğince müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davanın 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, icra dosyaları kapsamında usulüne uygun tebliğ edilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediğini, davacının dava dışı şirkete borcu olmadığını ispat etmek zorunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının dava dışı .. Mobilya ve Dekorasyon Sanayi Ticaret A.Ş.den alacaklı olduğu, davacının borçlu şirketin tek ortağı ve temsilcisi olduğu, takip dosyaları kapsamında davacıya 2004 sayılı Kanun'un 89. maddesi gereğince 1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, davacının haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmemesi nedeniyle tek ortağı ve temsilcisi olan icra dosyasının borçlusuna borcunun olduğunun kabul edildiği, ancak borçlu şirketin ticari defterlerinin bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi neticesinde davacının borçlu şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacının kendi kusuru ile haciz ihbarnamelerine cevap vermediği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının İzmir 20. İcra Dairesinin 2020/8891 E. ve İzmir 20. İcra Dairesinin 2020/8892 E. sayılı dosyaları kapsamında borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili şirket ile icra takip borçlusu şirket arasında 06.09.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5 yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, kira bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine davaya konu icra takiplerinin başlatıldığını, borcun ifa edilmemesi üzerine dava dışı şirketin münferiden temsil yetkisine sahip yetkilisi davalıya haciz ihbarnameleri gönderildiğini, tek pay sahipli anonim şirket olan borçlu şirketin tek yönetim kurulu üyesi ve münferiden temsil yetkisine sahip kişinin davacı olduğunu, davacının gönderilen haciz ihbarnamelerine itiraz etmediğini, davanın açılmasına davacının sebep olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, kararın kesinleşmesi halinde müvekkilinin alacağına geç kavuşmasına veya hiç kavuşamamasına neden olacağını, davacının kötüniyetli olduğunu, icra takibine geçilmeden önce şirkete ait malların şirket mülkiyetinden çıkarıldığını, davacının tek yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı şirketten alacağının olmamasının hayatın doğal akışına aykırı olduğunu, bilirkişi incelemesinin sadece cari hesaba ilişkin olduğundan borç- alacak ilişkisinin tam olarak ortaya konulmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 89/3 maddesi gereğince açılan menfi tespit isteğine ilişkindir. Temyizen edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesine, yargılama giderleri ve bu giderler içerisinde yer alan vekalet ücretinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.