3. Hukuk Dairesi 2025/684 E. , 2025/4686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1007 E., 2024/3356 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/307 E., 2023/832 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; .. vatandaşı olan müvekkilin evlilik yoluyla Türk Vatandaşı olduğunu, müvekkili ile davalı ...'in 27.05.2015 tarihinde noterde adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını ve adi ortaklığa ait vergi numarası aldıklarını, bu adi ortaklığa ".. İnşaat Dekorasyon Mimarlık Mühendislik Taahhüt - ... ve Ort." adını koyduklarını ve kaşe yaptırdıklarını, anılan adi ortaklık ile diğer davalı şirket arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, böylece davalı şirketin hem kaba inşaat hem de ince işçilik olarak inşaat işlerini üstlendiklerini, söz konusu taşeronluk sözleşmesi ile ilgili gerekli sermayenin tamamının müvekkili tarafından karşılandığına ilişkin 26.07.20 16... .08.2015 tarihli davalı ... tarafından verilen "ortaklar arası anlaşma" başlıklı belgenin olduğunu, bu anlaşmaya göre yapılan kaba inşaat ile ilgili sermaye ödemelerinin müvekkili tarafından ödeneceği, ödemelerin iadesinin USD üzerinden yapılacağı, sermaye ödemesi yapıldıktan sonra kalan kâr dağılımının %40'ı sermaye olan paraya, kalan %60 kâr ise ikiye bölünerek müvekkili ile davalı ...'e ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu şekilde müvekkilinin tüm sermayeyi karşıladığını, sermayenin ödenmesi için davalı şirketten alınacak 1 adet dairenin müvekkile verilmesi hususunda davalılar ile müvekkilin anlaştığını, anılan taşınmazın satışı için davalı şirket yetkilisi tarafından 29.07.2016 tarihinde noterde müvekkiline satış vekaleti verildiğini, bu vekalet ile .. uyruklu yabancıya 175.000 USD bedelle satış için anlaştığını ve 85.000 USD kapora aldığını, yabancılara satış ile ilgili prosedürler nedeniyle tapuda devrini yapamadığını, bu esnada davalı şirket yetkilisi tarafından 19.08.2016 tarihinde taşınmazın satışına dair vekaletnameden müvekkilinin azledildiğini ve taşınmazın 25.10.2016 tarihinde davalı şirket tarafından dava dışı kişiye satıldığını, müvekkilinin 11.11.2016 tarihinde zararlarının tazmini için davalılara noterde ihtarname keşide ettiği halde cevap vermediklerini, söz konusu adi ortaklık nedeniyle koyduğu sermayeyi ve işten elde edilen kârı alamadığını ileri sürerek; 150.000 USD'lik kısmi alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; taşeronluk sözleşmesinin müvekkili ile davalı şirket arasında adi ortaklık kurulmadan önce imzalandığını, davacının imzasının bulunmadığını, davacının sözleşme fotokopisine imza atarak dosyaya sunduğunu, taşeronluk sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılacak işler için finansman sağlaması karşılığında davacı ile ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkiline ait şahıs şirketinin ortaklık kurulmadan önce bulunduğunu, taşeronluk sözleşmesine göre işlerin bitirilmesi karşılığında adi ortaklığa 3 adet daire verildiğini, iki adetinin davacı adına tapuda tescil edildiğini, satış vekaleti iptal edilen dairenin ise işçilik bedelleri için müvekkil tarafından satılarak tüm bedelinin ortaklığın borçlarına ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket; taşeronluk sözleşmesinin müvekkil şirket ile ... Mühendislik-... arasında imzalandığını, müvekkil ile davacı arasında imzalanan herhangi bir sözleşme ve taahhüdünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirket ile davacı arasında adi ortaklığın bulunmadığı gerekçesiyle; davalı şirket hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın taraflar arasında imzalanan adi ortaklık kapsamında bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne, davacı ile davalı ... arasındaki adi ortaklığı feshine, 271.631,17 TL tasfiye alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tazminat davası açıldığı halde Mahkemenin talep dışında davanın niteliğini adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasına dönüştürerek yargılamayı bu temel üzerinden yürüttüğünü, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talep edilseydi davanın sadece davalı ortağa açılacağını, Mahkeme davanın niteliğini değiştirerek davalı şirketten tazmin etme yolunun elinden alındığını, Mahkemenin talebi re'sen değiştiremeyeceğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, ortaklığa sermayenin müvekkili tarafından konulduğunu, davalı ortağın sermaye koymadığını, taraflar arasında imzalanan 06.08.2015 tarihli sözleşmenin nazara alınmadığını, davalı ortağın müvekkilinden aldığı borç parayı ödemediğini, davalı şirketin elindeki belgeleri kasten sunmadığını, davalıların birlikte hareket ederek müvekkilini zarara uğrattığını, dosyaya sunulan belgelerin ve delillerin değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile davalı ortağın diğer davalı şirket ile birlikte hareket ettikleri iddiasıyla alacak istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, 48.800 USD'nin davalı ortağın davacıya kişisel borcu olarak kabul edilmesinin yerinde olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a6daf2be6186e949 3ec6216765fc0872 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2025/684 E. , 2025/4686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1007 E., 2024/3356 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/307 E., 2023/832 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; .. vatandaşı olan müvekkilin evlilik yoluyla Türk Vatandaşı olduğunu, müvekkili ile davalı ...'in 27.05.2015 tarihinde noterde adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını ve adi ortaklığa ait vergi numarası aldıklarını, bu adi ortaklığa ".. İnşaat Dekorasyon Mimarlık Mühendislik Taahhüt - ... ve Ort." adını koyduklarını ve kaşe yaptırdıklarını, anılan adi ortaklık ile diğer davalı şirket arasında taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, böylece davalı şirketin hem kaba inşaat hem de ince işçilik olarak inşaat işlerini üstlendiklerini, söz konusu taşeronluk sözleşmesi ile ilgili gerekli sermayenin tamamının müvekkili tarafından karşılandığına ilişkin 26.07.20 16... .08.2015 tarihli davalı ... tarafından verilen "ortaklar arası anlaşma" başlıklı belgenin olduğunu, bu anlaşmaya göre yapılan kaba inşaat ile ilgili sermaye ödemelerinin müvekkili tarafından ödeneceği, ödemelerin iadesinin USD üzerinden yapılacağı, sermaye ödemesi yapıldıktan sonra kalan kâr dağılımının %40'ı sermaye olan paraya, kalan %60 kâr ise ikiye bölünerek müvekkili ile davalı ...'e ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu şekilde müvekkilinin tüm sermayeyi karşıladığını, sermayenin ödenmesi için davalı şirketten alınacak 1 adet dairenin müvekkile verilmesi hususunda davalılar ile müvekkilin anlaştığını, anılan taşınmazın satışı için davalı şirket yetkilisi tarafından 29.07.2016 tarihinde noterde müvekkiline satış vekaleti verildiğini, bu vekalet ile .. uyruklu yabancıya 175.000 USD bedelle satış için anlaştığını ve 85.000 USD kapora aldığını, yabancılara satış ile ilgili prosedürler nedeniyle tapuda devrini yapamadığını, bu esnada davalı şirket yetkilisi tarafından 19.08.2016 tarihinde taşınmazın satışına dair vekaletnameden müvekkilinin azledildiğini ve taşınmazın 25.10.2016 tarihinde davalı şirket tarafından dava dışı kişiye satıldığını, müvekkilinin 11.11.2016 tarihinde zararlarının tazmini için davalılara noterde ihtarname keşide ettiği halde cevap vermediklerini, söz konusu adi ortaklık nedeniyle koyduğu sermayeyi ve işten elde edilen kârı alamadığını ileri sürerek; 150.000 USD'lik kısmi alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; taşeronluk sözleşmesinin müvekkili ile davalı şirket arasında adi ortaklık kurulmadan önce imzalandığını, davacının imzasının bulunmadığını, davacının sözleşme fotokopisine imza atarak dosyaya sunduğunu, taşeronluk sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılacak işler için finansman sağlaması karşılığında davacı ile ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkiline ait şahıs şirketinin ortaklık kurulmadan önce bulunduğunu, taşeronluk sözleşmesine göre işlerin bitirilmesi karşılığında adi ortaklığa 3 adet daire verildiğini, iki adetinin davacı adına tapuda tescil edildiğini, satış vekaleti iptal edilen dairenin ise işçilik bedelleri için müvekkil tarafından satılarak tüm bedelinin ortaklığın borçlarına ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket; taşeronluk sözleşmesinin müvekkil şirket ile ... Mühendislik-... arasında imzalandığını, müvekkil ile davacı arasında imzalanan herhangi bir sözleşme ve taahhüdünün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirket ile davacı arasında adi ortaklığın bulunmadığı gerekçesiyle; davalı şirket hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın taraflar arasında imzalanan adi ortaklık kapsamında bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne, davacı ile davalı ... arasındaki adi ortaklığı feshine, 271.631,17 TL tasfiye alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tazminat davası açıldığı halde Mahkemenin talep dışında davanın niteliğini adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasına dönüştürerek yargılamayı bu temel üzerinden yürüttüğünü, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talep edilseydi davanın sadece davalı ortağa açılacağını, Mahkeme davanın niteliğini değiştirerek davalı şirketten tazmin etme yolunun elinden alındığını, Mahkemenin talebi re'sen değiştiremeyeceğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, ortaklığa sermayenin müvekkili tarafından konulduğunu, davalı ortağın sermaye koymadığını, taraflar arasında imzalanan 06.08.2015 tarihli sözleşmenin nazara alınmadığını, davalı ortağın müvekkilinden aldığı borç parayı ödemediğini, davalı şirketin elindeki belgeleri kasten sunmadığını, davalıların birlikte hareket ederek müvekkilini zarara uğrattığını, dosyaya sunulan belgelerin ve delillerin değerlendirilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile davalı ortağın diğer davalı şirket ile birlikte hareket ettikleri iddiasıyla alacak istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, 48.800 USD'nin davalı ortağın davacıya kişisel borcu olarak kabul edilmesinin yerinde olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a6daf2be6186e949 3ec6216765fc0872 ... ...