Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1309 E., 2025/4739 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1309 E., 2025/4739 K. (09.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1309
Karar No
2025/4739
Karar Tarihi
09.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1309 E. , 2025/4739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1130 E., 2024/2923 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/457 E., 2024/50 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun (1416 sayılı Kanun) uyarınca yüksek lisans eğitimi için yurt dışına gönderilen davalı ...'ın .. .. Noterliğinin 19.11.2008 tarihli ve ... yevmiye nolu yüklenme senedini imzaladığını, yüksek lisansı 12.05.2012 tarihinde tamamladığını, doktora öğrenimi için .. .. Noterliğinin 18.07.2012 tarihli ve 0 ... yevmiye numaralı ek yüklenme senedini veren davalının 06.08.2016 tarihinde ..'de doktora öğrenimini tamamladığını, ancak yasal süre içerisinde yurda dönüp doktora derecesiyle görev talebinde bulunmadığından Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri Hakkındaki Yönetmelik'in (Yönetmelik) 23/1 maddesi uyarınca 21.04.2017 tarihi itibariyle öğrencilikle ilişiğinin kesildiğini ve davalı asıl borçlu ile diğer davalı kefiller hakkında tazminat takibatına başlanması hususunda olur alındığını, müvekkili İdare tarafından çeşitli tarihlerde ihtarnameler gönderilmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, 293.795,31 USD ve 8.283,04 TL alacağın sarf tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte (döviz alacağının fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden), davalı ..., ., .. ve .'dan (kefillerin her birinin sorumlu olduğu miktar itibariyle) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılar ..., .. ve .. vekili; müvekkillerin kefil olarak imzaladıkları 19.11.2008 tarihli yüklenme senedinin üzerinden 10 yıl geçtiğinden davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili, davaya süresi içerisinde cevap vermemiştir. 3.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'ın, 1416 sayılı Kanun gereğince, T.C. ... adına yüksek lisans öğrenimi görmeye hak kazandığı, davalının master öğrenimini tamamladıktan sonra doktora öğrenimi yapmasına izin verildiği, davalıların 1416 sayılı Kanun hükümlerine göre düzenlenen .. ... Noterliğinin 19.11.2008 tarihli ve ... yevmiye numaralı ve .. ... Noterliğinin 18.07.2012 tarihli ve .. yevmiye numaralı taahhüt-kefaletnameleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları, davalı ...'ın ..'de doktora öğrenimi tamamlamasına rağmen, yasal süre içerisinde yurda dönüp doktora derecesi ile görev talebinde bulunmadığından 1416 sayılı Kanunun 11... . maddelerine, Yönetmelik'in 23. maddesine ve bu konuda düzenlenen Taahhütname ve Kefaletnamelere aykırı hareket ettiği, davaya dayanak yapılan taahhütname ve kefaletnamelerin düzenlendiği tarih itibariyle davalı kefiller yönünden 6098 sayılı Türk Barolar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 598/3 maddesinde belirtilen on yıllık sürenin dolduğu, bu davalılar yönünden kefaletin kendiliğinden ortadan kalktığı, davacı Bakanlığın davalı ...'dan talep edebileceği eğitim ve öğretim masraflarının 292.569,95 USD ve 8.416,94 TL olduğu, her ne kadar davacı tarafça belirtilen miktarlara sarf tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulmuş ise de, taahhüdün ihlal edildiği tarihten itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 292.569,95 USD'nin, taahhüdün ihlal tarihi olan 05.10.2016 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca, Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak faiziyle birlikte (dava tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarı 63.091,61 USD olmak üzere) fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası A.Ş. efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalı ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, 8.283,04 TL'nin taahhüdün ihlal tarihi olan 05.10.2016 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince hesaplanacak yasal faizi ile birlikte (dava tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarı 3.857,60 TL olmak üzere) davalı ...'dan tahsiline, diğer davalı kefiller hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece davalı kefiller hakkında verilen hükümde bir isabetsizlik olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 117. maddesindeki "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer." düzenlemesi uyarınca davalı asıl borçlunun 09.08.2017 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü açık olup, İlk Derece Mahkemesince faiz başlangıç tarihinin 05.10.2016 olarak kabulü isabetsiz ise de; aleyhe istinaf bulunmadığı da gözetilerek davacı yanın istinaf isteminin bu yönüyle de reddine karar verildiği, ancak davalı ... için yapılan harcamaları gösterir masraf cetvelindeki 1.685,76 USD tutarındaki harcamanın bilirkişi hesap tablosunda yer almadığı ve fakat harcama tutarına eklenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden 293.795,31 USD'nin taahhüdü ihlal tarihi olan 05.10.2016 tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca, Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalı ...'dan tahsiline, dava konusu 8.283,04 TL'nin 05.10.2016 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince, hesaplanacak yasal faizi ile birlikte (dava tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarı 3.857,60 TL olmak üzere) davalı ...'dan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kefaletnamede faiz başlangıç tarihinin sarf tarihi olduğunun hüküm altına alındığını, kefaletname yüklenme senedinin feri niteliğinde olduğundan, davalı asıl borçlu .. için de faiz başlangıç tarihinin sarf tarihi olarak dikkate alınması gerektiğini, davalı bursiyer .. hakkında 22.06.2017 tarihinde tazminat takibatına başlandığından davalı kefillerin sorumlu olduğu borcun kefalet akdinin imzalandığı tarihten itibaren 10 yıl içinde doğmuş olmasıyla sorumluluklarının devam ettiğini, öğrenim süresi, tazminat işlemleri, taksitlendirme talebi ve aşamalarıyla ilk senet tarihinden itibaren geçen bu süre zorunlu bir süreç olduğundan, geçen bu süreyi hak düşürücü süre olarak değerlendirmenin kamu alacağının tahsilini imkansız hale getireceğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 1416 sayılı Kanunu'nun 17. maddesi gereği azami iki aylık sürenin bitiminde göreve başlamaması nedeniyle yapılan eğitim giderlerin tahsili istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davalı asıl borçlunun mecburi hizmetini yerine getirmek için kendisine 1416 sayılı Kanunun 17. maddesinde tanınan iki aylık süre içerisinde görev talebinde bulunmadığı, imzalanan taahhüt senedinde faiz başlangıç tarihine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, davalıların kefil sıfatıyla imzaladıkları sözleşme tarihleri ile davanın açıldığı 11.10.2022 tarihi itibariyle on yıllık sürenin dolmuş olması nedeniyle borçtan sorumlu olmadıklarının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı