3. Hukuk Dairesi 2025/562 E. , 2025/3916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2252 E., 2024/2280 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/945 E., 2024/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili, müvekkili ...'nın 15.10.2017 tarihinde gerçekleştirdiği Ankara-İstanbul uçak seyahatinde göğüs sıkışması ile başlayıp bilinç kaybıyla neticelenen rahatsızlık sonucunda davalı hastaneye nakledildiğini, göğüs sıkışması şikayeti sebebiyle kalp krizinden şüphelenilerek tetkikler yapıldığını, herhangi bir kalp rahatsızlığı bulunmadığı belirtilerek müvekkilinin taburcu edildiğini, 26.02.2018 tarihinde tekrar aynı rahatsızlığı ve krizi yaşayan müvekkilinin acil olarak daha önce tetkiklerinin yapıldığı davalı hastaneye kaldırıldığını, yapılan Mr/Ultrason sonuçlarının incelenmesinde safra kesesinin olması gereken ölçüden çok fazla büyüdüğü, taş ve kum dolu olduğu ve mideye baskı yaptığı için hastanın acil olarak ameliyata alınması gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilinin 28.02.2018 tarihinde davalı doktor tarafından ameliyata alındığını, safra kesesindeki diren alınarak müvekkilinin 02.03.2018 tarihinde şifa bulduğu gerekçesiyle taburcu edildiğini, ameliyat sonrası her şeyin yoluna girdiğini düşünen müvekkilinin taburcu olduğu tarihten yalnızca beş gün sonra, 07.03.2018 tarihinde önceki ağrı ve sancılarını bu sefer daha şiddetli bir şekilde tekrar yaşamaya başladığını, bir kez daha davalı hastaneye kaldırılan müvekkiline rahatsızlığın kaynağının gaz sancısı olabileceğinin söylendiğini, 10.03.2018 tarihinde yine şifa bulduğu gerekçesiyle taburcu edildiğini, gaz sancısı teşhisiyle taburcu edilen müvekkilinin sancılarının hiçbir şekilde azalmadığını, davalı hastane ile doktorun teşhis ve tedaviye yönelik uygulamalarından memnun olmayan ve kafasında şüpheler oluşan müvekkili ve eşinin dava dışı başka bir hastaneye başvurduğu, burada yapılan tetkiklerde yaşanan sıkıntılı sürecin sebebinin gaz sancısı olmadığı, ameliyat kaynaklı safra yolu yaralanması ve sızıntısı olduğu bilgisinin verildiğini, davalı doktor/hastane tarafından müvekkiline uygulanan tıbbi müdahale sırasında ve sonrasında tababetin gereklerinin yerine getirilmediğini, kolesistektomi operasyonu sebebiyle müvekkilinde safra yolu fistülü oluştuğunu, buna rağmen bu durumun teşhis ve tedavisi için hiçbir işlem yapılmadığını, ameliyat akabinde taburcu edilen müvekkilinin kısa bir süre sonra şiddetli karın/göğüs ağrılarıyla davalı hastaneye başvurmasına rağmen dört gün boyunca safra yolu yaralanmasının tespit edilemediğini ileri sürerek; müvekkillerinin manevi zararlarına karşılık müvekkili ... için 100.000,00 TL ve eş ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL ve şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı hastane vekili; davacı ...'a tıbbı endikasyon ve usulüne uygun müdahalelerin yapıldığını, hastanın tıbbi komplikasyonlar sonucu sorunlar yaşandığını, hasta ve yakınları tarafından tedavi için kendi kusurları nedeniyle doktora eksik bilgi verildiğini ve gizlendiğini, hem hastane personeli hem de doktor tarafından özenle davranıldığını, tedavi sırasında ve sonrasında tıbbi müdahalelerin tıbbi standartlara uygun olarak yapıldığını, gerekli özenin gösterildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı doktor vekili; davacı hastaya süreç boyunca gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, dava dilekçesinde belirtilen şekilde bir üslup kullanılmadığını, davacının yaşadığı şikayetin 1-2 mm kalınlığında, ameliyat sırasında cerrahlar tarafından fark edilemeyecek kadar ufak olduğunu, bunun safra yolu yaralanması olmadığını, safra yolu anormalliği olduğunu, davacıya gerekli tedavinin yapıldığını, şikayetlerinin devam etmesi halinde hastaneye gelmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen davacının tedavisini başka bir hastanede devam ettirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK ve üniversiteden alınan raporlar birlikte değerlenderildiğinde; davalıların dava konusu olayda sorumluluğunu gerektirecek ihmal ve hata bulunmadığı, davacı ...'ın 12.03.2018 tarihinde başka bir sağlık kuruluşuna başvurması nedeniyle davalı doktorun komplikasyon yönetiminin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekilli istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporlarına göre davalı doktor tarafından yapılan tedavi işlemlerinin tıp kurallarına uygun olduğu tespitinin yapıldığı, meydana gelen neticede davalı doktorun kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gerekçesiz olduğunu, Adli Tıp Kurumunun 02.12.2021 tarihli raporunun eksik incelemeye dayandığını, raporda batın BT CD'sinin dosya içerisinde bulunamadığı belirtilmiş olmasına rağmen söz konusu CD dosya içerisine alınmadan eksik inceleme ile rapor hazırlandığını, davalı hastanede müvekkiline çekilen 07.03.2018 tarihli üst ve alt abdomen BT tetkik raporunun bulgular kısmında "Karaciğer sağ ve sol lob kenarlarında milimetrik kalınlıkta sıvı birikimi dikkat çekmekte " uyarısında bulunulduğunu, 28.02.2023 tarihli raporun taraflı hazırlandığını, 31.08.2023 tarihli raporun da hatalı olduğunu, raporun ikinci ve üçüncü paragrafında belirtildiği üzere 07.03.2018 BT sonuçları ile karaciğer etrafında sıvı birikimi görüntülendiği ve komplikasyonun safra kanalı kesisinden oluşan safra kaçağı sonucu oluştuğunun sabit olduğunu, buna rağmen kanıt olmadığının belirtilmesinin mantığa aykırı olduğunu, kararda tanık beyanlarına yer verilmediğini, davalı ve tanık beyanlarının müvekkile yapılan müdahalenin hatalı olduğunu gösterdiğini, manevi tazminat yönünden davanın reddi halinde davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hekimin sorumluluğundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda; dosya kapsamında alınan raporlarda ve karara esas alınan bilirkişi raporunda; yaralanma olarak yorumlanan ve ameliyat içinde anatomi dışında bir safra kanalının safra yoluna açılması olarak daha sonra tanı alan durumu, ameliyat devam ederken tespit etmenin her zaman mümkün olmadığı, ancak konulan direnlere safra gelmesi ile anlaşılıp benzer tedavilerin yapılması gerektiği, tanıyı erken sağlayacak safra gelişinin hastada oluşmadığı, ancak ilerleyen günlerde yavaş yavaş sorunun belirgin hale geldiği, yapılan değerlendirmede tıbbi hata, kusur veya ihmal olarak değerlendirilebilecek bir durumun olmadığı belirtilmekle, maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada olması gerektiği, davacı hastada ortaya çıkan durumun komplikasyon olarak nitelendirilmekle ortada kusur bulunmadığının açık olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 389aaff7049acdc2 eaa9494553c150b5