3. Hukuk Dairesi 2025/280 E. , 2025/5241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2041 E., 2024/2280 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/89 E., 2024/293 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalılar ..., ..., ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalıların murisi ... ile avukatlık ortaklığı yaptığını, murisin amcası olduğunu, ...'in davacı olduğu kadastro tespitinin iptaline ve adlarına tesciline ilişkin Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/151 Esas sayılı davayı takip ettiğini, söz konusu dava belirli aşamalardan geçtikten sonra son olarak Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 12.02.2015 tarihli ilamı ile onanarak 28.04.2015 tarihinde kesinleştiği, bu karar üzerine davacının Kayseri Kadastro Müdürlüğüne 07.04.2015 tarihinde müracaatta bulunduğunu, 03.06.2015 tarihinde resmi senedin davacı tarafından imzalanarak; 76 ada, 681 parsel sayılı 465.000 m² taşınmazın ... mirasçıları adına tescil edildiğini, muris ile yapılan avukatlık ücret sözleşmesine göre, dava sonunda kazanılacak bölümün %50 sinin satış bedeli üzerinden m² hisse üzerinden %50 hissenin vekile ödeneceğini veya ... hisse satışından tekabül edecek hissenin vekile ferağ verileceğinin kararlaştırıldıgını, söz konusu taşınmazın davalılar tarafından 6.045.090,00 TL üzerinden satıldığını, bu satış işlemine rağmen müvekkiline ödemeleri gereken vekalet ücretini ödemediklerini, bu sebeple Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2018/3947 Esaş sayılı dosyasında 1.300.000,00 TL asıl olacak ve 49.075,00 TL faiz olmak üzere toplam 1.349.075,00 TL alacak için takip başlatıldığını, davalıların bu takibe itiraz ettikleri, davalıların ücret alacağı konusunda müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek; davalıların takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davaya konu avukatlık sözleşmesinin okunmasının mümkün olmadığını, Avukatlık Kanunu'na göre ancak dava değerinin %25 için ücret anlaşması yapılabileceğini hüküm altına aldığını, sözleşmenin Avukatlık Kanunu'na aykırı olduğunu, tapuda yapılan satış değerinin ne kadar olduğunun tapu kayıtlarında açıkça yazılı olduğunu, ilan metninin gerçekçi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında mirası reddettiğini belirtmiştir. 2.Davalı ... vekili; müvvekilinin mirası reddettiğini, müvekkilinin davanın esasına konu edilen akdi ilişkinin tarafı olmadığını, kendisinin babası ile 30 yıldır görüşmediğini ve akdi, ticari ve sair hususlardaki ilişkileri hakkında bilgi sahibi olmadığını, davada taraf sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Diğer davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili; yetki itirazlarının bulunduğunu, icra takibine dayanak olan Avukatlık Asgari Ücret Sözleşmesi örneğinin hiçbir müvekkiline tebliğ edilemediğini, sözleşmedeki imzanın ...'e ait olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, sözleşmedeki %50 oranındaki ücretin Avukatlık Kanunu'na aykırı olduğunu, bu oranın %25'ten fazla olamayacağını, satışın gerçek değerinin tapu kayıtlarından mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada davacı avukatın ..., ..., ...(... ve ... ... ... murisi) ve ... ... vekili olarak yer aldığı, .... ... ise Av. ... ... vekil olarak temsil ettiği, davacının ... ... mirasçıları olan davalı ... ve ...'den vekalet ücreti talep edemeyeceği, davalı ...'in İstanbul Anadolu 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/318 Esas sayılı dosyası ile yine ... ... .. ise İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/280 Esas sayılı dosyası ile mirası reddetmesi sebebiyle bu davalılara husumet yöneltilemeyeceği, Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde %25'i geçmemek üzere dava veya hükmolunacak değerin belirli bir yüzdesinin avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabileceğinin hüküm altına alındığı, her ne kadar davacı tarafça taşınmaz bedelinin yarısı oranında vekalet ücreti talep edilmiş ise de sözleşme taraflarınca belirlenen oran azami oran olan %25 olarak değerlendirilmesinin hukuk ve hakkaniyete daha uygun düşeceği, kararın kesinleştiği ve mülkiyetin davalılar adına tesciline karar verilen tarihe göre tespit edilen 2.543.532,11 TL'nin %25'i üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın ..., ..., ... ve ... (dahili davalı ...) yönünden reddine, davanın ..., ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, Kayseri 6 İcra Müdürlüğünün 2018/3947 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 635.883,02 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi kapsamında avukatlık ücreti sözleşmesine konu taşınmaz hakkında yürütülen davanın sonucunda verilen hükmün kesinleşme tarihindeki değerinin %25'i oranında bir kısım davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, davacı ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ... arasında vekalet sözleşmesinin bulunduğu, diğer davalılar ... ve ...'in davacı tarafından vekil sıfatıyla temsil edilmediği, davalılardan ... ve ...'in vekalet sözleşmesine konu davalılar murisi ...'in mirasını reddetmiş bulundukları, davacı ile davalılar murisi ... arasındaki vekalet sözleşmesinin ölümle sonlandığı, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen 2001 tarihli vekalet ücreti sözleşmesinin okunaklı olmadığı gibi, 23.03.2007 tarihinde murisin ölümü nedeniyle de sonlanmış olduğu, davacı ile bir kısım davalılar arasında vekalet alacağına konu Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.02.2015 tarihinde kesinleşen 2010/37 E. - 2011/38 K. sayılı ilamına ilişkin taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, bu halde Avukatlık Kanunu'nun 164/4.maddesi gereğince davaya konu taşınmazın hükmün kesinleştiği tarihteki değeri esas alınmak üzere müddeabihin %10-%20'si arasında vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiği, yukarıda belirtilen gerekçelerle davalılar ..., ..., ... ve ... (dahili davalı ...) yönlerinden davanın pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle usulden reddine, vekalet ücreti sözleşmesine konu davanın niteliği, vekilin harcadığı emek ve mesai gözetilerek takdiren dava değerinin Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi hükmüne göre %15 oranında vekalet ücreti üzerinden davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulü ile takibin devamına, icra takibinden önce usulüne uygun davalılar temerrüde düşürülmediğinden faiz talebi yönünden talebin reddine, alacak yargılamaya muhtaç olup muayyen olmadığından yasal koşulları oluşmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak; davanın ..., ..., ... ve ... (Dahili davalı ...) yönünden pasif husumet yokluğundan usulden reddine, davanın ..., ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, Kayseri 6. İcra Müdürlüğünün 2018/3947 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 381.529,81 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı lehine yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; müvekkilinin vekalet ücreti ve masraf alacağının davalıların satış tarihi olan 01.11.2017 itibarıyla sözleşme uyarınca muaccel hale geldiğini, 01.11.2017 tarihi itibarıyla taşınmazın değerinin bilirkişi raporuyla 5.366.062,26 TL olarak belirlendiğini, taşınmazın mülkiyetinin tescil edildiği tarihin esas alınmasının hatalı olduğunu, satış tarihindeki değerin esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, müvekkilin ölümü halinde avukatın isteyebileceği vekalet ücretinden dolayı tüm mirasçıların avukata karşı külli halefiyet gereğince müteselsilen sorumlu olduklarını, alacağın %100'ünden aşağı olmayacak şekilde davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmesine rağmen yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına şeklinde hatalı ve gerekçesiz karar verildiğini, davalıların sözleşmedeki %50 oranını kabul ettiklerine ilişkin ikrarda bulunduklarını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar ..., ... ve ... vekili; sözleşmede taşınmazın tamamı üzerinden değil de %50 satış bedeli üzerinden ücret kararlaştırıldığını, taşınmazın tamamının değeri esas alınarak karar verildiğini, müvekkillerinin miras paylarının dikkate alınmadığını, murisle davacı arasındaki vekalet ilişkisinin 2007 yılında ölümle sona erdiğini, bu tarih itibariyle emek ve mesaisine göre ücret isteyebileceğini, kaldı ki vekalet sözleşmesinin hukuki anlamda niteliğini kaybettiğini, vekalet ücretine hükmedilecek ise de Avukatlık Kanunu'na göre %10 ila %25 arasında bir ücretin miras paylarına göre belirlenmesi gerektiğini, davacının talep hakkı sözleşmenin tarafının öldüğü 2007 yılından 2012 yılına kadarki 5 yıllık zamanaşımı süresine bağlı olduğunu, takibin ise 2018 yılında başlatıldığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, Mahkemece zamanaşımı itirazının değerlendirilmediğini, Mahkemece davalı ... yönünden verilen kararla kendisiyle çeliştiğini, bu davalının başka bir vekille temsil edildiği belirtilerek davanın reddedildiği, ancak davanın konusunu 2001 yılında imzalanan sözleşmenin oluşturduğunu, İlker yönünden 2007 yılında vekalet ilişkisi son bulduğu kabul edilmiş, buna rağmen davacının 2001 tarihli sözleşmeye göre talepte bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, ...'ın taşınmazın satıldığı tarihte hayatta olup satış bedelini tahsil ettiği halde mirasçılarının mirası reddettikleri gerekçesiyle onlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ...'in taşınmazın satıldığı tarihte hayatta olmasına rağmen onun yönünden de davanın reddedildiğini, ...'in taşınmaz satış bedelin tahsil edip sonraki tarihte öldüğünü, Mahkemece sözleşmedeki imzanın murise ait olmadığı belirtilmesine rağmen imza incelemesinin yapılmadığını, ancak Mahkemece sözleşme anlaşılır olmadığından %25 sınırına göre ücret takdir edildiğini, yani sözleşmenin geçerli kabul edildiğini, taşınmazın değerinin belirlendiği 21.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın emsallerine yönelik herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, muris ...'in S.S. ... Tarımsal Kavak Kooperatifinden olan üyeliğinin satılması nedeniyle davacı vekilince tahsil edilen bedellerin düşülmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı alacak istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekil ile muris müvekkil arasında imzalanan sözleşmenin okunaklı olmaması nedeniyle Avukatlık Kanunu'na göre ücrete hükmedilmesine, davalı mirasçıların murisin vekalet ücreti borcundan müteselsilen sorumlu olmalarına, avukatlık ücretinin müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar olarak belirlenmesi karşısında, alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olmaması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalı ...'e verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8da7fcbb89256247 ce1ca811919b2c7d