Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/191 E., 2025/5238 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/191 E., 2025/5238 K. (04.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/191
Karar No
2025/5238
Karar Tarihi
04.11.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/191 E. , 2025/5238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1175 E., 2024/1718 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2023/185 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin emlak komisyoncusu olan davalı aracılığı ile mülkiyeti üçüncü şahıslara ait taşınmazların satışı konusunda şifahi anlaşma yaptıklarını, ... Mahallesi 202 71... parselin 385.000 Euro bedelle maliklerinden satın alındığını ve 08.08.2009 tarihli sözleşme düzenlendiğini, satış bedellerinin satıcılara ödendiğini, müvekkilleri yabancı olduğu için davalı emlakçı adına tapuya tescil ettirdiklerini, ayrıca ... Köyü 444 parselin aynı sebeple alımı konusunda davalının ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin Satış Memurluğunun 2007/1 satış dosyasından ihaleye girilmek sureti ile davacılar adına taşınmazı satın aldığını, tapu masraflarını müvekkillerinin ödediğini, davalının el yazısı ile 7.805,00 TL'yi müvekkillerinden aldığına dair belgeyi sunduklarını, şifahi anlaşmaya göre taşınmaz bedeli için 140.000 Euro'yu davalıya ödediklerini, ilk ödemenin 21.10.2008 tarihinde 54.500 Euro olduğunu, her iki taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiğini, davalının 444 parseli davacılara devir için 06.09.2011'de tapuya başvurduğunu, emlak vergi borçlarını ödediklerini, imar planının iptali nedeniyle yabancıya satış şartlarının gerçekleşmediğini, daha sonra yabancıya satış şartları uygun hale gelince bu defa davalı tarafından parsellerin üçüncü şahıslara satıldığını tespit ettiklerini, müvekkilleri tarafından taşınmazların alınacağı ümidi ile ödedikleri bedel oranında davalının haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek; ... İli ... İlçesi ... Köyü 202 71... parsel sayılı taşınmaz ile ... İli ... İlçesi ... Köyü 444 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin davalıdan tahsili ile davacılara yasal faizi ile birlikte ödenmesine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde satış sözleşmesi ile ödenen 385.000 Euro'nun ve 140.000 Euro'nun ödeme tarihlerinden itibaren yabancı paraya uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacıların iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin tapudaki resmi senetten de anlaşılacağı üzere bedelini satıcılara ödemek suretiyle satın aldığını, resmi nitelik taşıyan belgenin aksinin aynı nitelikte bir belge ile ispatlanmasının gerektiğini, bu hususta tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, ... İlçesi ... Köyü 444 parsel sayılı taşınmaz yönünden taraflar arasında hiç bir şekilde sözleşme bulunmadığını, ödemeye yönelik iddiaları kabul etmediklerini, resmi şekilde yapılan ihaleye davalının katıldığının ve tapunun da davalı üzerine tescil olduğunun sabit olduğunu, davacıların bedel ödeme iddialarının bir dayanağının olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı tarafın inançlı işlem iddiasını yazılı delil ya da delil başlangıcı niteliğindeki bir belge ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili istinaf tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli kararıyla; davalının savunmasında, davacıların taşınmazı satın almaktan vazgeçmeleri sebebiyle taşınmazı daha sonra kendisinin satın aldığını, inançlı işlem iddiasını kabul etmediğini, davaya konu sözleşmeyi kendisinin kaleme aldığını, 10.000 Euro kaporayı da aldığını ancak daha sonra davacılara iade ettiğini, elinde herhangi bir belge bulunmadığını beyan ettiği, emlakçı olan davalının kısa bir süre sonra taşınmazı kendi adına aldığı da gözetildiğinde söz konusu sözleşmenin yazılı delil başlangıcı niteliği taşıdığı sonucuna varıldığı, bu durumda Mahkemece, yazılı delil başlangıcının varlığı kabul edilerek tarafların bildirmiş olduğu diğer deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile davalı arasında dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlara ilişkin inançlı işlem yapıldığını ispatlar nitelikte delil bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi dinlenen tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından; davacıların inançlı işlem iddiasını ispat edemediği, davanın inançlı işlem iddiasına dayalı taşınmaz rayiç bedellerinin tahsiline yönelik olduğu, kapora bedelinin iadesine ilişkin bir talep bulunmadığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; delillerin değerlendirilmesinde hata yapıldığını, terditli dava açtıklarını, ilk talepleri kabul edilmezse, ikinci talepleri olan sözleşme gereğince ödenen 385.000 Euro’nun tahsilinin istendiğini, çoğun içinde az da vardır kuralı gereği 385.000 Euro’nun içinden 10.000 Euro peşin ödenmiş olup, geri kalan tapu devrinde tapu devir günü bankadan para çekildiğinin belli olduğunu, ancak para bankada nakit olarak ödendiği için bakiye ödemeyi mahkemenin kabul etmediğini, davalının isticvabında sözleşmede geçen komisyon bedeli olan 10.000 euro kaparo aldığını kabul ettiğini, Mahkemece tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, dosyada yer alan dekontlara göre sözleşmede yazan 300.000 USD'nin tapu devrinin yapıldığı gün sözleşmeye uygun bir şekilde ödendiğinin sabit olduğunu, banka dekontların düzenlenme tarihi ve saat dikkate alındığında para hareketlerinin tapu işlem saatiyle uyumlu olduğunu, ... Tapu Müdürlüğünün 06.09.2011 tarihli başvuru istem belgesinin iddilarını ispat ettiğini, delillerinin tamamı celp edilmeden karar verildiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tazminat olmadığı takdirde taşınmazlar için ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacıların inançlı işlem iddiasıyla dava açmış olmasına rağmen, davacıların dayandığı belgelerin inançlı işlem iddiasına yönelik delil başlangıcı sayılamayacağı, neticede inançlı işlem iddiasının yazılı delil veya delil başlangıcı bulunmaması nedeniyle ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Somut olayda; davalı isticvaben dinlendiği 02/02/2017 tarihli celsede "... dava konusu olan merkez molla ... Mahallesindeki 27 71... parsel nolu arsayı almak istediler. Ancak yabancıların Türkiye'de mal edinmeleri bir takım prosedürlere tabi olduğundan bu yeri alamadılar. Bunun üzerine almaktan vazgeçtiler. Bana 10000 Euro kapora verildiği doğrudur. Davacı tarafın ellerinde bana kaporayı verdiklerine dair herhangi bir belge yoktur, ancak ben gerçekleri ve doğruyu aynen söylüyorum. Kaporayı aldım. Ancak daha sonra kendilerine geri iade ettim. Daha doğrusu almaktan vazgeçtikleri için bu parayı kendilerine iade ettim. İade ettiğime dair elimde yazılı bir belge yoktur. Ben bütün gerçeği olduğu gibi söylüyorum. Daha sonra bu taşınmazı ben bizzat kendim parasını ödeyerek arsa maliklerinden satın aldım...." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı 10.000 Euro aldığını kabul etmiş olup iade ettiğine ilişkin dosya kapsamında ve kendi beyanıyla da sabit olduğu üzere delil bulunmamaktadır. Davacılar terditli olarak ödenen bedelin iadesini istediklerine göre, Mahkemece 10.000 Euro yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve kanunu aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, Fazla alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 659738ced616ec38 abc27a24f09a9290 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2025/191 E. , 2025/5238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1175 E., 2024/1718 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2023/185 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin emlak komisyoncusu olan davalı aracılığı ile mülkiyeti üçüncü şahıslara ait taşınmazların satışı konusunda şifahi anlaşma yaptıklarını, ... Mahallesi 202 71... parselin 385.000 Euro bedelle maliklerinden satın alındığını ve 08.08.2009 tarihli sözleşme düzenlendiğini, satış bedellerinin satıcılara ödendiğini, müvekkilleri yabancı olduğu için davalı emlakçı adına tapuya tescil ettirdiklerini, ayrıca ... Köyü 444 parselin aynı sebeple alımı konusunda davalının ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin Satış Memurluğunun 2007/1 satış dosyasından ihaleye girilmek sureti ile davacılar adına taşınmazı satın aldığını, tapu masraflarını müvekkillerinin ödediğini, davalının el yazısı ile 7.805,00 TL'yi müvekkillerinden aldığına dair belgeyi sunduklarını, şifahi anlaşmaya göre taşınmaz bedeli için 140.000 Euro'yu davalıya ödediklerini, ilk ödemenin 21.10.2008 tarihinde 54.500 Euro olduğunu, her iki taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiğini, davalının 444 parseli davacılara devir için 06.09.2011'de tapuya başvurduğunu, emlak vergi borçlarını ödediklerini, imar planının iptali nedeniyle yabancıya satış şartlarının gerçekleşmediğini, daha sonra yabancıya satış şartları uygun hale gelince bu defa davalı tarafından parsellerin üçüncü şahıslara satıldığını tespit ettiklerini, müvekkilleri tarafından taşınmazların alınacağı ümidi ile ödedikleri bedel oranında davalının haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek; ... İli ... İlçesi ... Köyü 202 71... parsel sayılı taşınmaz ile ... İli ... İlçesi ... Köyü 444 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin davalıdan tahsili ile davacılara yasal faizi ile birlikte ödenmesine, bu talepleri kabul edilmediği takdirde satış sözleşmesi ile ödenen 385.000 Euro'nun ve 140.000 Euro'nun ödeme tarihlerinden itibaren yabancı paraya uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacıların iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin tapudaki resmi senetten de anlaşılacağı üzere bedelini satıcılara ödemek suretiyle satın aldığını, resmi nitelik taşıyan belgenin aksinin aynı nitelikte bir belge ile ispatlanmasının gerektiğini, bu hususta tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, ... İlçesi ... Köyü 444 parsel sayılı taşınmaz yönünden taraflar arasında hiç bir şekilde sözleşme bulunmadığını, ödemeye yönelik iddiaları kabul etmediklerini, resmi şekilde yapılan ihaleye davalının katıldığının ve tapunun da davalı üzerine tescil olduğunun sabit olduğunu, davacıların bedel ödeme iddialarının bir dayanağının olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı tarafın inançlı işlem iddiasını yazılı delil ya da delil başlangıcı niteliğindeki bir belge ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili istinaf tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli kararıyla; davalının savunmasında, davacıların taşınmazı satın almaktan vazgeçmeleri sebebiyle taşınmazı daha sonra kendisinin satın aldığını, inançlı işlem iddiasını kabul etmediğini, davaya konu sözleşmeyi kendisinin kaleme aldığını, 10.000 Euro kaporayı da aldığını ancak daha sonra davacılara iade ettiğini, elinde herhangi bir belge bulunmadığını beyan ettiği, emlakçı olan davalının kısa bir süre sonra taşınmazı kendi adına aldığı da gözetildiğinde söz konusu sözleşmenin yazılı delil başlangıcı niteliği taşıdığı sonucuna varıldığı, bu durumda Mahkemece, yazılı delil başlangıcının varlığı kabul edilerek tarafların bildirmiş olduğu diğer deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile davalı arasında dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlara ilişkin inançlı işlem yapıldığını ispatlar nitelikte delil bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi dinlenen tanık beyanı ve tüm dosya kapsamından; davacıların inançlı işlem iddiasını ispat edemediği, davanın inançlı işlem iddiasına dayalı taşınmaz rayiç bedellerinin tahsiline yönelik olduğu, kapora bedelinin iadesine ilişkin bir talep bulunmadığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; delillerin değerlendirilmesinde hata yapıldığını, terditli dava açtıklarını, ilk talepleri kabul edilmezse, ikinci talepleri olan sözleşme gereğince ödenen 385.000 Euro’nun tahsilinin istendiğini, çoğun içinde az da vardır kuralı gereği 385.000 Euro’nun içinden 10.000 Euro peşin ödenmiş olup, geri kalan tapu devrinde tapu devir günü bankadan para çekildiğinin belli olduğunu, ancak para bankada nakit olarak ödendiği için bakiye ödemeyi mahkemenin kabul etmediğini, davalının isticvabında sözleşmede geçen komisyon bedeli olan 10.000 euro kaparo aldığını kabul ettiğini, Mahkemece tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, dosyada yer alan dekontlara göre sözleşmede yazan 300.000 USD'nin tapu devrinin yapıldığı gün sözleşmeye uygun bir şekilde ödendiğinin sabit olduğunu, banka dekontların düzenlenme tarihi ve saat dikkate alındığında para hareketlerinin tapu işlem saatiyle uyumlu olduğunu, ... Tapu Müdürlüğünün 06.09.2011 tarihli başvuru istem belgesinin iddilarını ispat ettiğini, delillerinin tamamı celp edilmeden karar verildiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tazminat olmadığı takdirde taşınmazlar için ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacıların inançlı işlem iddiasıyla dava açmış olmasına rağmen, davacıların dayandığı belgelerin inançlı işlem iddiasına yönelik delil başlangıcı sayılamayacağı, neticede inançlı işlem iddiasının yazılı delil veya delil başlangıcı bulunmaması nedeniyle ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Somut olayda; davalı isticvaben dinlendiği 02/02/2017 tarihli celsede "... dava konusu olan merkez molla ... Mahallesindeki 27 71... parsel nolu arsayı almak istediler. Ancak yabancıların Türkiye'de mal edinmeleri bir takım prosedürlere tabi olduğundan bu yeri alamadılar. Bunun üzerine almaktan vazgeçtiler. Bana 10000 Euro kapora verildiği doğrudur. Davacı tarafın ellerinde bana kaporayı verdiklerine dair herhangi bir belge yoktur, ancak ben gerçekleri ve doğruyu aynen söylüyorum. Kaporayı aldım. Ancak daha sonra kendilerine geri iade ettim. Daha doğrusu almaktan vazgeçtikleri için bu parayı kendilerine iade ettim. İade ettiğime dair elimde yazılı bir belge yoktur. Ben bütün gerçeği olduğu gibi söylüyorum. Daha sonra bu taşınmazı ben bizzat kendim parasını ödeyerek arsa maliklerinden satın aldım...." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı 10.000 Euro aldığını kabul etmiş olup iade ettiğine ilişkin dosya kapsamında ve kendi beyanıyla da sabit olduğu üzere delil bulunmamaktadır. Davacılar terditli olarak ödenen bedelin iadesini istediklerine göre, Mahkemece 10.000 Euro yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve kanunu aykırı olup kararın bozulmasını gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi Kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, Fazla alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 659738ced616ec38 abc27a24f09a9290 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı