Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/1473 E., 2025/5235 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1473 E., 2025/5235 K. (04.11.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1473
Karar No
2025/5235
Karar Tarihi
04.11.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/1473 E. , 2025/5235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/491 E., 2023/76 K. DAVA TARİHİ : 21.05.2014 Taraf vekillerince Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri 52 19... sayılı Kanunlar ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/III-1 maddesinde belirtilen sınırın altında olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltmesi yoluna gidilemez. Karar düzeltmeye konu edilen miktarın bu sınırın altında kalması hâlinde anılan hüküm uyarınca karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı yönünden karar düzeltmeye konu edilen toplam miktar 35.805,69 TL olup, Dairece temyiz incelemesi sonucunda verilen karar tarihi itibari ile karar düzeltme sınırı olan 126.560,00 TL’nin altında kalmaktadır. Açıklanan sebeple, davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı Kuruma fatura edilen ... isimli kanser ilacına ilişkin 05.11.2010 tarihli ve K468RW numaralı 1 adet reçetede bulunması gereken reçete muhteviyatı ilaçların, reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine dair imzanın reçetede teslim edildiği yazılı şahsa ait olmadığından bahisle 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.3) maddesi gereğince müvekkili aleyhine haksız olarak tesis edilen 11.935,23 TL reçete bedelinin beş katı olmak üzere 59.676,15 TL tutarında ceza tahakkuk edildiğini ileri sürerek; kurum işleminin iptali ile sözleşmenin aynı koşullarla devamına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin yerinde olduğunu, davacının tespit edilen eyleminin 2009 yılı Protokolünün (6.3.3) maddesine açıkça aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.11.2015 tarihli kararıyla; davacının kuruma fatura ettiği reçete ve reçete dayanağı raporun sahte olduğu, davacının sahte reçeteye rağmen fatura kesip tahsil etmek amacı ile davalı Kuruma göndererek protokol hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli ilamıyla; kararın onanmasına karar verilmiş, davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 25.01.2021 tarihli ilamıyla; bozma nedenine göre davacının sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığı belirtilerek, 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.3) maddesinin 01.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolü ile değiştirildiğinden Mahkemece, 2016 yılı Protokolünün değerlendirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerekli olup, anılan bu husus nedeniyle kararın bozulması gerekirken, zuhulen onandığı gerekçesiyle, davacının karar düzeltme isteminin kabulüne, onama kararının kaldırılmasına, Mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 18.02.2022 tarihli kararla; davanın kabulü ile davalı Kurumun 11.11.2013 tarihli yazısı ile davacı hakkında tesis edilen "Yazılı Uyarı ve Cezai Şart Bildirimi" işleminin iptaline, davacının bu nedenle 59.676,15 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 4. Dairemizin 31.05.2022 tarihli ilamıyla; reçeteye konu ilaçların reçete sahibi veya yakınına teslim edilmemesi nedeni ile 2009 yılı Protokolünün (6.3.3) maddesi gereğince reçete tutarının 5 katı tutarında cezai işlem uygulandığı, davacı tarafından verilen ilaçlara ilişkin sağlık raporu ve reçetenin sahte olduğu dosya kapsamından anlaşıldığı, aksinin iddia olunmadığı, davacının ilaçları reçete sahibi veya yakınına teslim etme şartını dikkate almayarak sözleşme ile üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği ve sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşıldığından, Mahkemece davalı tarafından uygulanan cezai işlemin hukuka uygun olduğu gözetilerek, cezai şarta ilişkin 2016 yılı protokolünün (5.3.2) maddesi gereğince değerlendirme yapılıp sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar davalı yararına bozulmuştur. 5. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında da belirtildiği üzere davaya konu kurum işleminde bahsi geçen reçetelerde yazılı ilaçların gerçek hastaya ulaşmadığının sabit olduğu, davacı eczacı hakkında 2009 yılı Protokolünün (6.3.3) maddesinin uygulanmasının yerinde olduğu ancak kurum işleminin yerine getirildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 2016 yılı Protokolünde aynı eylem için 2 katı oranında cezai şart uygulanacağının ve Protokolün (6.12) maddesi gereğince davacı eczacının bu lehe hükümden faydalanacağının kararlaştırıldığı, şu halde 2009 yılı Protokolüne göre teslim edilmeyen reçete bedelinin 5 katı şeklinde uygulanan yaptırımın 2016 yılı Protokolü gereğince teslim edilmeyen reçete bedelinin 2 katı şeklinde uygulanmasının gerektiği, zira davaya konu ihlalin ilk kez gerçekleştiği bunun aksine dosyada yeterli delil bulunmadığının anlaşıldığı, buna göre uygulanması gereken cezai şartın 11.935,23 TL'nin 2 katı 23.870,46 TL olduğu, davanın kısmen kabulü sonraki tarihli lehe protokol hükmünden kaynaklandığından, davacı vekili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, davalı kurumun 11.11.2013 tarihli "Yazılı Uyarı ve Cezai Şart" başlıklı yazısı ile davacı hakkında tanzim olunan uyarı ve cezai şart işleminin kısmen iptali ile davacının yazılı olarak uyarılması ve hakkında 23.870,46 TL cezai şart uygulanmasına, bu kapsamda davacının 35.805,69 TL cezai şart bedeli nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ Dairenin 28.11.2024 tarihli kararıyla; temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili; davaya konu olan reçetelerin sahte olduğunu, müvekkilinin ilgili reçete muhteviyatı ilaçları usulüne uygun olarak teslim ettiğini, dosyada dinlenen davacı tanığının, kimlik kontrolünün elemanlar tarafından yapıldığı yönündeki beyanının aksinin davalı Kurum tarafından ispatlanamadığını, illiyet bağının üçüncü kişi veya kişilerin ağır kusuru ile kesildiğini, 2020 yılı Protokolünün (5.3.2) maddesi uyarınca müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı gibi maddenin uygulanma şartlarının oluşmadığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından 2009 yılı Eczane Protokolünün (6.3.3) maddesi uyarınca davacı hakkında uygulanan kurum işleminin iptali ve muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bozma kararlarının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına, karar düzeltme talebinde bulunulan Daire onama ilamındaki gerekçelerin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin miktar itibariyle REDDİNE, 2. Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0774d025cd63f7aa be24e7ef6d0ef170

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı