3. Hukuk Dairesi 2025/1869 E. , 2025/4958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2444 E., 2025/47 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/205 E., 2021/475 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin .. .. Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, müvekkili ile davalı Kurum arasında 2016 yılı ilaç teminine ilişkin Protokol imzalandığını, davalı Kurumun herhangi bir gerekçe göstermeden 20.10.2016 tarihinde müvekkilinin MEDULA ekranını kapattığını ve savunmasını almadan 03.12.2016 tarihli yazıyla Protokolün (5.1.) maddesi uyarınca sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından OHAL kapsamında KHK'lar sebebiyle Protokolün tek taraflı olarak feshedildiğini, Kurum işleminin Protokol ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan Protokolde hüküm olmasına rağmen, Kurumun Protokole aykırılık olmadığı sürece sözleşmeyi istediği zaman feshetme hakkına sahip olmadığı, davacının yargılıyor olmasının da eczacı olarak çalışmasına engel olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki Protokolün (5.1.) maddesinde her iki tarafa da 1 ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmenin feshi konusunda yetki verildiği, sözleşme serbestisi kapsamında tarafların sözleşmeyi serbest iradeleri ile yapabilecekleri gibi aynı sözleşmede hangi şartlarda feshedilebileceğini de kararlaştırabilecekleri, Protokolün her iki tarafı da bağladığı gibi fesih hakkının da bir koşula bağlanmadığı, bu nedenle Mahkemece davanın kabulüne yönelik kurulan hükmün yerinde olmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili hakkında bir ceza soruşturması olmaksızın ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin Anayasa'da yer alan Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti haklarının elinden alındığını, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin feshine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.1.) maddesi; "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Protokolün bu maddesi taraflara herhangi bir sebep belirtmeden sözleşmeyi feshetme yetkisi vermektedir. Ancak haklı bir sebep bulunması halinde, tarafların her zaman sözleşmeyi feshetme hakkı mevcuttur. Anılan Protokolün (7.1.) maddesi; “…Kurum, Protokol hükümlerini kabul eden ve başvuru formunu getiren her eczacı ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesih süreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlanan eczacılar hariç) sözleşme yapar…”; (6.3.) maddesi ise; "Bu Protokol hükümleri ile ilgili olarak hakkında suç duyurusunda bulunulan ve açılan kamu davası sonucunda ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verilen eczacının beraat kararından sonra talebi halinde sözleşme yapılır.” şeklindedir. Öte yandan, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un (6197 sayılı Kanun) 4. maddesinde; eczacılık yapmaya mani haller tahdidi olarak sayılmış, (A) bendinde ise Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı işlenen suçlar eczacılık yapmaya mani haller arasında gösterilmiştir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Protokolün (5.1.) maddesinin taraflara herhangi bir sebep belirtmeksizin sözleşmeyi feshetme yetkisi tanıdığı, ancak haklı bir sebep bulunması halinde tarafların sözleşmeyi her zaman feshetme hakkına sahip olduğu, davacı hakkında ise 6197 sayılı Kanun'un 4. maddesinde eczacılık yapmaya mani haller arasında gösterilen terör örgütüne üye olmak suçu nedeniyle ceza kovuşturması bulunduğu, davalı Kurum tarafından davacının sözleşmesinin feshini gerektirecek haklı sebeplerin bulunduğu, bu itibarla fesih için ayrıca süre verilmesine gerek bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6d1a53ac2bb4b77c 1d0e03f5f0e73577