3. Hukuk Dairesi 2025/1623 E. , 2025/4955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2103 E., 2024/1578 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/248 E., 2022/361 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirkete ait Hastanenin imzaladığı sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmet sunduğunu, davalı Kurum tarafından yapılan yersiz kesintiler için Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/504 E. sayılı dosyasında açılan davada; toplam 1.978.380,03 TL'nin davalı Kurumdan tahsiline karar verildiğini, bu karar neticesinde müvekkili şirkete Kurumun Kocatepe Merkezi tarafından 2.140.868,15 TL, .. Merkezi tarafından 100.826,53 TL ödendiğini, verilen kararın temyizde bozulması üzerine ödenen tutarın faiziyle birlikte müvekkilinden geri alındığını, ancak faiz hesaplamasının 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un (5502 sayılı Kanun) 36. maddesine aykırı şekilde yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren, uygun görülmemesi halinde davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 513.723,28 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/504 E. sayılı dosyası ile açılan davada verilen karara istinaden müvekkili Kurum tarafından davacı şirkete toplamda 2.140.868,15 TL ödeme yapıldığını, kararın bozulması üzerine taraflar arasında yürürlükte olan sözleşmenin (11.2.) maddesi doğrultusunda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 89. maddesine göre faiz hesaplandığını, uygulanan faiz türünün Kanuna ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 5502 sayılı Kanunun 36/2 maddesinde, kesinleşmeden önce ödenen tutarların kararların bozulması halinde ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tahsil edileceğinin düzenlendiği, davalı Kurum tarafından devlet iç borçlanma senetlerine uygulanan faiz türüne göre hesaplama yapılmasının anılan Kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiği, alınan bilirkişi raporunda; 5502 sayılı Kanun hükmüne aykırı olarak davacıdan toplam 506.422,15 TL fazla tahsilat yapıldığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 513.723,28 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava, 512.723,28 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte borcun olduğu kabul edilse dahi hüküm altına alınan faiz tarihinin, türünün ve miktarının yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Mahkeme kararına dayanılarak tahsil edilen ve söz konusu kararın bozulması üzerine ödenen tutarın fazla olduğu iddiasıyla alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, 5502 sayılı Kanun'un 36. maddesinde; Kurum tarafından kararın kesinleşmesinden önce ödenen tutarların, söz konusu kararın ilgili merci tarafından bozulmasına müteakip ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsil edileceğinin düzenlenmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 73011f02dbe16e7b 3d974c34480f2332 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2025/1623 E. , 2025/4955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2103 E., 2024/1578 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/248 E., 2022/361 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirkete ait Hastanenin imzaladığı sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmet sunduğunu, davalı Kurum tarafından yapılan yersiz kesintiler için Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/504 E. sayılı dosyasında açılan davada; toplam 1.978.380,03 TL'nin davalı Kurumdan tahsiline karar verildiğini, bu karar neticesinde müvekkili şirkete Kurumun Kocatepe Merkezi tarafından 2.140.868,15 TL, .. Merkezi tarafından 100.826,53 TL ödendiğini, verilen kararın temyizde bozulması üzerine ödenen tutarın faiziyle birlikte müvekkilinden geri alındığını, ancak faiz hesaplamasının 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un (5502 sayılı Kanun) 36. maddesine aykırı şekilde yapıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren, uygun görülmemesi halinde davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 513.723,28 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/504 E. sayılı dosyası ile açılan davada verilen karara istinaden müvekkili Kurum tarafından davacı şirkete toplamda 2.140.868,15 TL ödeme yapıldığını, kararın bozulması üzerine taraflar arasında yürürlükte olan sözleşmenin (11.2.) maddesi doğrultusunda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 89. maddesine göre faiz hesaplandığını, uygulanan faiz türünün Kanuna ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 5502 sayılı Kanunun 36/2 maddesinde, kesinleşmeden önce ödenen tutarların kararların bozulması halinde ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tahsil edileceğinin düzenlendiği, davalı Kurum tarafından devlet iç borçlanma senetlerine uygulanan faiz türüne göre hesaplama yapılmasının anılan Kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiği, alınan bilirkişi raporunda; 5502 sayılı Kanun hükmüne aykırı olarak davacıdan toplam 506.422,15 TL fazla tahsilat yapıldığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 513.723,28 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava, 512.723,28 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu, Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte borcun olduğu kabul edilse dahi hüküm altına alınan faiz tarihinin, türünün ve miktarının yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Mahkeme kararına dayanılarak tahsil edilen ve söz konusu kararın bozulması üzerine ödenen tutarın fazla olduğu iddiasıyla alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, 5502 sayılı Kanun'un 36. maddesinde; Kurum tarafından kararın kesinleşmesinden önce ödenen tutarların, söz konusu kararın ilgili merci tarafından bozulmasına müteakip ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsil edileceğinin düzenlenmesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 73011f02dbe16e7b 3d974c34480f2332 ... ...