3. Hukuk Dairesi 2025/1815 E. , 2025/5055 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/464 E., 2025/254 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/494 E., 2022/483 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; davacı ...'nın davalı şirketin işlettiği hastanede 2018 yılında doğum yaptığını, gebelik takibinin başından itibaren davalı doktor tarafından yapıldığını, sık aralıklarla muayene olduğunu, davalının yapılan tüm muayene ve testler sonucunda bebekte bir sorun olmadığını söylediğini, ancak bebeğin "yarık damak-dudak+respiratuar distress sendromu+erken neonatal sepsis" ile dünyaya geldiğini ve doğumdan sonra bebeğin dudağının ameliyatla dikildiğini, ailenin tüm aşamalarda ruhsal ve bedensel çöküntü yaşadığını belirterek, HMK 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 10.000,00 TL işgücü kaybı nedeniyle maddi ve 300.00,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.01.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; davacının gebelik takibinde gerekli tüm dikkat ve özenin gösterildiğini, hastaya imkanlar dahilinde yapılabilecek tüm muayene ve tetkiklerin eksiksiz bir şekilde uygulandığını, imkan dahilinde olmayanlar için ise üst merkeze yönlendirildiğini, eksik bırakılmış, ihmal edilmiş dikkatsizlik veya özensizlik nedeni ile eksik uygulanmış herhangi bir işlem bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu raporu ile kişinin gebelik takiplerinde yapılan ultrasonografik incelemelerde bebekte doğumdan sonra saptanan yarık damak ve yarık dudak anomalilerinin anne karnında mükerrer USG incelemelerine rağmen tespit edilemeyebileceğinin tıbben bilindiği, bu anomalilerin nadir görülen bir gelişim anomalisi olduğu, gebelik döneminde anomalinin tespit edildiğinde ise anne karnında tedavi edilemediğinin, yaşamla bağdaşabilir olduğunun ve kesin tahliye endikasyonunun bulunmadığının tıbben bilindiği, ilgili hekim tarafından kişinin tüm gebelik muayenelerinde anne ve bebek açısından aynı hal ve şartlarda gösterilmesi gereken özenin gösterildiği de dikkate alındığında; davalı hekimin uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatası tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içerisinde davacılar vekili istinafa başvurmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; tanık beyanlarına göre davalı doktor tarafından gebeliğin normal olduğuna ilişkin bilgi verildiğini, Adli Tıp Kurumu raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, tedavisi olmasa dahi her anne ve babanın çocuğunun sağlığı ile ilgili bilgi sahibi olma hakkının bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu ile davalı doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu raporuna göre, hastanın takibini yapan kadın doğum uzmanının anne ve bebek sağlığına ilişkin gerekli tüm tedbirleri güncel tıp verileri ışığında aldığı, herhangi bir ihmalde bulunmadığı, tarama amaçlı ve detaylı ultrasonografilerle konjenital anomalilerin tümünün yakalanmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak mevcut veriler ışığında hekimin hastane imkanları doğrultusunda kanıta dayalı tıp verileri ışığında gebelik takibini uygun bir şekilde sürdürdüğü, hastane ya da doktora izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5a22f88482f6a2e2 beb6d2a180b6d9f5