Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1143 E., 2025/5048 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1143 E., 2025/5048 K. (22.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1143
Karar No
2025/5048
Karar Tarihi
22.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1143 E. , 2025/5048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/70 E., 2023/445 K. Mahkeme kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 18.11.2024 tarihli ilamla kararın bozulmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; davacılardan .. ile diğer davacıların murisi olan ..'in davalı şirket ile .. Büyükşehir Belediyesi Şehirlerarası Otogarının ihalesinin alınması ve devamla işletilmesi konusunda bir ortaklık sözleşmesi imzalandığını, ihaleye ilişkin 64.800,00 TL teminatın kendileri tarafından yatırıldığını, yine sözleşmeye göre gerekli şartlar sağlandığında işletmenin kendilerine devredileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin işletme ile ilgili olarak .. Büyükşehir Belediyesi aleyhine Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı 2007/210 E. sayılı davada, bilirkişilerce çok yüksek bir alacak rakamı tespit edilmesine rağmen .. Büyükşehir Belediyesi ile anlaşarak davadan feragat ettiğini, sonrasında da işletmeyi ihale süresi dolmadan 3. kişiye devrettiğini ileri sürerek; otogar işletme sözleşmesi nedeniyle elde edilen kâr ile elde edilmesi muhtemel kârdan şimdilik 100.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacılar ile arasında bir ortaklığın bulunmadığını, ihaleye ilişkin işin kendilerine devredilecek olması nedeniyle nakti teminatın davacılar tarafından yatırıldığını, işi davacılara devretmek için yapmış olduğu başvuruların ise dava dışı belediye tarafından kabul edilmediğini, zarar ettiğini ve bu nedenle 30.11.2008 tarihinde işletmeyi devretmek zorunda kaldığını, davacılar tarafından ödenilen teminatın ise kendilerine iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.05.2013 tarihli kararıyla; davalının .. Büyükşehir Belediyesi otogar ihalesine girmesine ilişkin nakti teminatın davacılar tarafından yatırıldığının davalının kabulünde olduğu, dosyaya sunulan 25.04.2006 tarihli protokol fotokopisinden anlaşıldığı üzere ortaklık adına söz konusu ihaleye davalı şirketin katılacağının kararlaştırıldığı, bu durumda ... Büyükşehir Belediyesi Şehirlerarası Otobüs Terminalinin İşletmeciliği hususunda taraflar arasında yapılmış adi ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu, dosyaya sunulan 05.12.2008 tarihli devir sözleşmesi gereğince .. Büyükşehir Belediyesi Şehirlerarası Otobüs Terminalinin işletmeciliğinin, .. Otogar İşletmeciği A.Ş.ye 30.11.2008 tarihinden geçerli olmak üzere devrinin yapıldığı ve devir işleminin de Belediye Başkanlığı tarafından onaylandığı, adi ortaklık sözleşmesinin konusunu teşkil eden .. Büyükşehir Belediyesi Şehirler Arası Otobüs Terminalinin işletmeciliğinin 30.11.2008 tarihinden itibaren dava dışı .. Otogar İşletmeciliği A.Ş.ye devir edilmesi ve devir işleminin ilgili belediye tarafından onaylanması nedeniyle adi ortaklık ilişkisinin 30.11.2008 tarihinde sona erdiği, alınan denetime elverişli bilirkişi heyet raporunda açıklandığı üzere; adi ortaklığa konu işletme nedeniyle davalı şirketin herhangi bir kârının bulunmadığı aksine 31.413,64 TL zarar ettiği, davacıların talep edebilecekleri bir kâr payı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 29.06.2015 tarihli ilamla; "...Bütün bu açıklamalar ışığında; davalı şirketin, ortaklığa konu işletmenin devri ile ilgili imzalamış olduğu tüm protokoller ile bu protokollerde alacaklı olduğu belirtilen icra takipleri hakkındaki bilgi ve belgelerin celbedilmesi, yine davacı tarafça ortaklık için davalı tarafa (ihale için ödenilen nakdi teminat haricinde) verildiği bildirilen paralar ile ilgili makbuzların değerlendirilmesi ve sonrasında uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ve maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözümlenmesi gerekirken, Mahkemece, değinilen bu yönler dikkate alınmadan, sadece davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunun esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 24.12.2019 tarihli kararıyla; davacılar ile davalı şirket arasında kurulan adi ortaklığın .. Belediyesi Şehirlerarası Otobüs İşletmeciliği işi nedeniyle kurulduğu, davacıların mevzuat gereği ihaleye katılmalarının mümkün olmadığı, bu nedenle ihaleye davalı şirket tarafından girildiği, aralarında yapılan anlaşmaya göre davacıların eksik belgelerini tamamladıklarında işletmenin davalı şirket tarafından davacılara devredileceği, ancak davacıların eksik belgelerini bu süre içerisinde tamamlayamadıkları, ... Otobüs Terminalinin otobüslerin giriş-çıkış kapısının davalı firmaya devir edilemediği, yönetici ve idareci ortağın davalı şirket olduğu, ticari kayıt ve işlemlerin bu şirketin .. Şubesi muhasebe kaydı olarak tutulduğu, ancak bu ticari faaliyet nedeniyle toplam 573.575,48 TL zarar edildiği, davalı firma tarafından .. Büyükşehir Belediyesi aleyhine Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/210 E. sırasına açılı olan ve sözleşmedeki edimin yerine getirilmemesinden kaynaklanan tazminat davasının 27.11.2008 tarihli karar ile feragat ile sonuçlandırıldığı, ancak taraflar arasında yapılmış herhangi bir sulh ve ibra sözleşmesinin .. Belediyesi kayıtlarında bulunmadığı, taraflarca da dosyaya sunulamadığı, .. Büyükşehir Belediyesinin 25.11.2008 tarihli encümen kararı ile terminal işletmesinin .. Otogar İşletmeciliği A.Ş.ye devrine ve davalı şirketin teminatının iadesine karar verildiği, davalı şirket ile .. Otogar İşletmeciliği A.Ş. arasında yapılan 05.12.2008 tarihli devir sözleşmesinin Belediyece gönderilen evrakları arasında yer aldığı, işletmenin devri için .. Otogar İşletmeciliği A.Ş. den alınan KDV dahil 750.000,00 TL'nin muhasebe kayıtlarında yer aldığı, tasfiye memurunca yapılan hesaplamaya dahil edildiği, davalının işletme nedeniyle kiracılardan tahsil edebildiği bedellerin tasfiye memuru raporunda değerlendirildiği, şubenin faaliyetinin sona erdiği 27.11.2008 tarihi itibariyle demirbaş ve aktifinin bulunmadığı, davacılar tarafından makbuz karşılığı davalıya verildiği iddia edilen 54.220,22 TL'nin muhasebe kayıtlarında yer almadığı, bu miktarın hesaplamaya dahil edilmesinde dahi, davalının sonuç olarak davalının davacılara devretmek üzere ihale yoluyla aldığı otogar işletmesi işinin zarar ile sonuçlandığı tespit edilmekle, davacıların adi ortaklık nedeniyle davalıdan talep edebilecekleri bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairece verilen 10.06.2020 tarihli ilamla; hükmün onanmasına karar verilmiş, karara karşı, davacılar vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine, Dairece verilen 16.12.2020 tarihli ilamla; "...Somut olayda, 29.06.2015 tarihli ve 2014/11525 E., 2015/11981 K. sayılı bozma ilamımızda davalının alacaklı olduğu icra dosyalarının celbedilip değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Her ne kadar Mahkemece gerekçeli kararında, davalının kiracılardan tahsil edebildiği kira bedellerinin tasfiye hesabında dikkate alındığı belirtilmişse de, hükme esas alınan raporda davalının alacaklı olduğu 83 adet icra dosyasının incelendiğine dair tespit yer almamaktadır. Raporda hesaplama davalının ticari defterlerindeki 2006-2007-2008 yıllarındaki gelir ve giderler esas alınarak yapılmıştır. Ancak davalının alacaklı olduğu icra dosyaları incelendiğinde, 2008 yılından sonra davalı tarafından tahsil edilen alacaklar olduğu görülmüştür. Adi ortaklık hükümleri gereğince tasfiyenin karar tarihine en yakın tarih itibariyle yapılması gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır. Tahsil edilen ve adi ortaklığa konu işletmenin alacağı olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmayan kira alacaklarının tasfiyeye dahil olduğu açıktır. Bu nedenle icra dosyalarından tahsil edilen tüm alacakların, tasfiye hesabında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bundan ayrı olarak, bir kısım icra dosyalarının ise davalı tarafından takipsiz bırakıldığı ve alacakların tahsil edilemediği anlaşılmıştır. Bu noktada, adi ortaklıkta özen borcuna yönelik açıklamalarda bulunmak gerekmektedir. TBK'nın "özen borcu" başlıklı 628 inci maddesi; "Her ortak, ortaklık işlerinde kendi işlerinde olduğu ölçüde çaba ve özen göstermekle yükümlüdür. Her ortak, diğerlerine karşı, kendi kusuruyla verdiği zararları, başka işlerde ortaklığa sağladığı menfaatlerle mahsup ettirme hakkı olmaksızın gidermekle yükümlüdür. Ortaklık işlerini ücret karşılığı yürüten ortak, vekalet hükümlerine göre sorumlu olur." hükmünü içermektedir. Somut olay bakımından davalı, icra dosyalarını takipsiz bırakarak kendi kusurlu davranışı nedeniyle ortaklığa verdiği zararı karşılamakla yükümlüdür. Hal böyle olunca Mahkemece, icra dosyalarından elde edilen alacakların tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek tasfiye hesabında dikkate alınması, takipsiz bırakılarak tahsil edilemeyen alacakların ise davalının özen yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirilerek kar ve alacak hesabının yapılması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesiyle, Mahkeme kararı bozulmuştur. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan yargılama sonucu, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda toplanan deliller ve tüm dosya mündericatından; davacıların adi ortaklık nedeniyle davalıdan talep edebilecekleri bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ Dairenin 18.11.2024 tarihli ilamıyla; Mahkemece 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (2709 sayılı Kanun) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) aradığı anlamda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan karar verildiği, kararın hangi sebep ya da sebeplerle verildiğine ilişkin açıklama ve gerekçe içermediği, bozma ilamına uyulmakla bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, davacılar tarafından sunulan ödeme makbuzları yönünden olumlu olumsuz hüküm kurulmadığı, bozma ilamında değinilen özen borcu hususunda gerekçede herhangi bir açıklama yapılmadığı, eş söyleyişle bu hususun gerekçede tartışılmadığı, bu itibarla Mahkemece ilamda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetilerek anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren, bozma ilamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, gerekçesiz karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı vekili; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunmadığını, buna ilişkin delil olmadığını, dinlenen tanıkların da bu durumu doğruladıklarını, bozma ilam gereklerinin yerine Mahkemece yerine getirildiğini, ilgili makbuzların müvekkili şirketi sorumluluk altına sokacak imzaların yetkili kişilere ait olmadığını, müvekkili şirketin adının da hatalı yazıldığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle bozma ilamında belirtildiği üzere gerekçe oluşturulmadan karar verildiği, kararın hangi sebep ya da sebeplerle verildiğine ilişkin açıklama ve gerekçe içermediği, bozma ilamına uyulmakla bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, davacılar tarafından sunulan ödeme makbuzları yönünden olumlu olumsuz hüküm kurulmadığı, bozma ilamında değinilen özen borcu hususunda gerekçede herhangi bir açıklama yapılmadığı ve önceki kararlar ve bozma ilamları ile karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkan bulunmadığının ve maddi hataların bulunması halinde bu hataların mahallinde de düzeltilebileceğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4318c1812ada295e bc3c488e49bd2250

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı