Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4044 E., 2025/3196 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4044 E., 2025/3196 K. (10.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4044
Karar No
2025/3196
Karar Tarihi
10.06.2025
Konu
Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/4044 E. , 2025/3196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2073 E., 2024/1510 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2021/442 E., 2022/315 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile 10.875,00 TL bedelle devre mülk sözleşmesi imzaladığını, cayma formunun müvekkiline verilmediğini, davacının tesisten faydalanmadığını ve tecrübe ve muayene koşullarının sağlanmadığını, müvekkiline Yalova İli Termal İlçesi ... Köyü 424 ada 26 parsel 18 nolu bağımsız bölümün 7/3650 hissesinin devri yapıldığını belirterek, davalı firmalar ile müvekkili arasında yapılan sözleşmelerin iptal edilmesini, ödenen 10.875,00 TL'nin ve sözleşme dolayısıyla ödemiş olduğu yıldatların tamamının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ve tapu senedinin iptali ile önceki malik olan ... Turizm İnşaat Oto Kiralama ve Dan. Hiz. Tic. A.Ş. adına tescilini, sözleşme kapsamında imzalanmış davalı firmalara karşı ödemeyi taahhüt etmiş olduğu yıldat gibi ödenecek durumda gözüken ödenekler için müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... Turizm İnş. Oto Kiralama ve Dan. Hiz. Tic. A.Ş. vekili; müvekkili şirket ile davacı yan arasında imza edilmiş herhangi bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili tarafından davacıya herhangi bir tapu devri yapılmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sağlık Termal Turizm İnşaat Paz. ve San. Tic. Ltd. Şti. vekili; davacının tatil yaptığını, sözleşmeye bağlı kullanım gerçekleştiğini, davacı taraf ile imzalanan sözleşmenin devre mülk sözleşmesi olmadığını, devre mülk unsurlarını da taşımadığını, sözleşme tarihinden ve tapu devrinden sonra dava açıldığını, tapu devrinden sonra dava açılmasının iyi niyet kaideleriyle bağdaşmadığını, sözleşmenin tapu pay devrini içerdiğini, müvekkili şirketin edimini yerine getirdiğini, davacı tarafın sözleşmeyi benimsediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu devri ile sözleşmenin geçerli hale geldiği, taraflar arasındaki sözleşmede 2+1 kişinin konaklayacağı düzenlendiği, daire tipine yer verilmediği, keşfe istinaden düzenlenen rapor ile davacıya devri yapılan bağımsız bölümün stüdyo daire olduğu, hissedar sayısı dikkate alındığında fiilen kullanımının mümkün olmadığı, sözleşmeye uygun ifa olmadığı, haklı fesih sebebinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile İP012916 sözleşme numaralı 04.11.2017 tarihli sözleşmenin iptaline, bu sözleşmeden kaynaklı davacının borçlu olmadığının tespitine, 10.875,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yalova İli Termal İlçesi ... Köyü 424 ada 26 parsel 18 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı 7/3650 hissesinin tapu kaydının iptali ile davalı ... Turz. A.Ş. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iptali talep olunan sözleşmenin davalı ... şirketi ile dava dışı ... arasında imzalandığı, tapu devrinin ise davalı ... şirketi tarafından 14.11.2017 tarihinde 10.875,00 TL bedelli dava dışı ... adına gerçekleştirildiği, davacının dava konusu bağımsız bölümün tapusunu dava dışı ...'tan tapuda devralmış olduğu gerekçesiyle; davalı ... Sağlık Termal Turizm İnşaat Paz. ve San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalılar arasında organik bağın olduğunu, tapunun ... şirketine ait olduğunu, sözleşmelerin iptalinin gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, devre mülk sözleşmesinin iptali, ödenen bedellerin iadesi, sözleşme kapsamında borçlu olmadığının tespiti ve tapunun iptali ile iadesi istemine ilişkindir. 1. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine sahiptirler. Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Görüldüğü üzere, taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için defi değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve Mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir. Uygulamada sıfat yerine genel olarak "husumet", davacı bakımından "aktif husumet ehliyeti", davalı bakımından "pasif husumet ehliyeti" tabirleri kullanılmaktadır. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. Bu düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde, davacının devre mülk sözleşmesine konu taşınmazı dava dışı ...'tan satın aldığı, devre mülk sözleşmelerinin sürekli borç doğuran sözleşmeler olduğu, alıcı (tüketicinin) aidat ödeme yükümlülüğü var iken diğer tarafın devre mülkü hizmete sunma, kullanım döneminde kullandırma yükümlülüğü olduğu, devre mülkün tapuda davacıya devri ile davacının sözleşmenin tarafı haline geldiği, bu durumda dava dışı ...'ın külli halefi olarak davalılara karşı talepte bulunabileceği anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafın aktif husumetinin bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA, 2. Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı