Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4088 E., 2025/3197 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4088 E., 2025/3197 K. (10.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4088
Karar No
2025/3197
Karar Tarihi
10.06.2025
Konu
Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/4088 E. , 2025/3197 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1564 E., 2024/1518 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/1003 E., 2023/269 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Termal AŞ. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı asıl davada; davalı firmanın farklı ünvanlar kullanarak insanları mağdur ettiğini, kendilerinin telefonla aranarak hediye kazandıkları söylenerek kendilerini araçla götürdüklerini, burada baskı altında devre mülk sözleşmesi imzalatıldığını, sözleşme bedelinin 21.750,00 TL olduğunu, daha sonra sözleşmenin 4+1 kişiliğe yükseltildiğini, bu sözleşmenin de 29.450,00 TL olduğunu, devre mülkü bu güne kadar kullanmadığını, davalıya cayma bildiriminde bulunulduğunu, ancak davalının cevap vermediğini belirterek sözleşmenin, tapunun, aidatların iptali ile ödemiş olduğu 20.660,00 TL'nin tarafına iadesine, sözleşme kapsamında verilen senetler iadesini talep etmiştir. Davacı birleşen davada; davalı firmanın tapu devrini gerçekleştirdiğini belirterek tapunun iadesi ile ödediği bedelin tarafına geri verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; davacı tarafından müvekkiline 16.630,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin RCI kapsamında ve bir hafta tatil kullandırmakta olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmede yazılı hafta nitelik, kişi sayısı ve dönem olarak belirlendiğini, fakat belli bir daire ya da blokta kullandırılacağına ilişkin bir taahhüt bulunmadığını, davacının sözleşmeyi imzaladıktan sonra tapuyu devraldığını, tesise gelip tatil yapmak istediğini söyleyen ve tatilini yapamayan bir üye dahi olmadığını, tatil hakkını kullandığını savunarak davanın reddini dilemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; müvekkili şirkete husumet düşmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın açıldığı Gebze Tüketici Mahkemesinin tarihli kararıyla; davada yetkili Mahkeme Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2020 tarihli kararıyla; davacıya dava dışı Geo tarafından ayrı bir bedel üzerinden resmi satış sözleşmesi yapılıp devredildiği, davaya konu sözleşmenin devre dayanak olmadığı, ilgili devrin Kat Mülkiyeti kanuna uygun bir devir de olmadığı, ayrıca sözleşme ile davacıya 424 ada 23,25, 27 parsel sayılı 3 farklı taşınmazın 7/3650 hisse devrinin yapılacağının belirtildiği, ancak yalnızca bu taşınmazların birinin üzerinde kurulu bir bağımsız bölümden 7/3650 hisse devrinin dava dışı şirket tarafından yapıldığı dikkate alınarak davalının sözleşmeler kapsamında üzerine düşen edimi yerine getirmediği, dava dışı Geo isimli şirketin davalı olarak dosyada yer almadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile Yalova Thermal Palace hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi olarak adlandırılan AD01-7589 sözleşme numaralı 12.03.2017 tarihli sözleşmenin ve AD01-7589A sözleşme numaralı 16.03.2017 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, bu sözleşmeler kapsamında imzalanmış olan senetlerin iptali ile davacıya iadesine, 16.630,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, tapu iptal tescil isteminin pasif husumet yokluğu sebebi ile reddine dair verilen kararın davalı ... Termal A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli kararıyla; Mahkemece tapu iptal ve tescil talebi ve fesih koşullarına ilişkin eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle davalı ... Termal A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında akdedilen asıl sözleşme ile bu sözleşmeye bağlı protokollerin devre mülk sözleşmesi olduğu, sözleşmedeki kullanım süresine göre davacının maliki olduğu bağımsız bölüm üzerinde tüm pay sahiplerinin bir yıl içinde tatil hakkını kullanmalarının ve davalının tatil sağlama edimini ifa imkânının fiilen mümkün olmadığı, bu durum karşısında davacı yanın sözleşmelerin feshi talebinde haklı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde asıl davada davalı ... Termal A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl davalı ... Termal A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davalı ... Termal A.Ş. vekili; sözleşmenin hatalı nitelendirildiğini, fiili kullanımın mümkün olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, keşif yapılıp bilirkişi raporu alınması gerektiğini, sözleşme tarihinden ve tapu devrinden 3 yıl sonra dava açılmasının iyi niyet kaideleriyle bağdaşmadığını, davacının tesisi tecrübe ve muayene ettiğini, tapuda taşınmazın devrini üzerine alan davacının esasen ve zımnen cayma hakkını kullanmaktan imtina ettiğini, Tapu Müdürlüğünde yapılan devre ilişkin cayma hakkı kullanılamayacağını, cayma hakkına ve sözleşme içeriğine ilişkin 14 günlük süre ve ilave 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiğini, davalı şirketin edimlerini gereği gibi yerine getirdiğini, tapu devrinin ifa olduğunu, davacının da tatil köyünü kullandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, devre mülk sözleşmesinin iptali, ödemelerin ve sözleşme kapsamında verilen senetlerle tapunun iadesi istemine ilişkindir. 1. HMK'nın 166. maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin de ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir. HMK'nın 297 ve devamı maddeleri gereğince; bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve Mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince; asıl ve birleşen dava yönünden HMK 297 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamış olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre asıl davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Asıl davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcını istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d2a33ed2d2487f26 b942872b23b0a471

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı