3. Hukuk Dairesi 2024/3495 E. , 2025/3193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2957 E., 2024/1383 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/1329 E., 2021/308 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkiline 25.08.2017 tarihinde davalı hastanede dava dışı doktor ... tarafından sezeryan doğum yaptırıldığını, doğumun iğne yapılmak suretiyle ağrısız bir şekilde sezeryan olarak yaptırılacağının belirtildiğini, taburcu edildikten 2 gün sonra bebeğin topuğundan kan alınması için davalı hastaneye gidildiğinde müvekkilinin vücudunun sağ tarafının felç geçirdiğini, sezeryan doğum sırasında iki kez iğne yapılması nedeniyle menenjit geçirdiğini, uzun süre yoğun bakımda kaldığını, davalı hastanenin açıkça kusurlu olduğunu ve bu kusur nedeniyle müvekkilinin hem maddi, hem de manevi olarak zarara uğradığını, davalı hastanede gerçekleştirilen doğumun tıbbın gereklerine aykırı bir şekilde gerçekleştirildiğini ve müvekkilinin halen ellerinde ve ayaklarında hareket kısıtlılığının bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; doğumu gerçekleştiren hekimin tıbbi teşhis ve uygulamalarının tıp literatürüne uygun olduğunu, davacının doğumunun komplikasyonsuz bir şekilde gerçekleştirildiğini ve aynı gün sağlıklı olarak taburcu edildiğini, bu anlamda davacı tarafın iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davalı hastaneye atfedilebilecek herhangi bir kusur görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporlarının bilimsel verilerden yoksun bir şekilde hazırlandığını, Mahkemenin tanık beyanları ve delilleri değerlendirmeksizin salt bilirkişi raporlarıyla hüküm kurduğunu, söz konusu davada müvekkilinin mağduriyeti ve bu mağduriyete yol açan iki iğne vurulması gerçeğinin göz ardı edildiğini, davalı hastanenin müvekkilinde olağan dışı gelişen komplikasyonları takip etmediğini, hekimlik mesleğinin gerektirdiği özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hastaya karşı yapılan en küçük bir ihmalden dahi doktor ve hastanenin sorumlu olduğunu, yapılacak işlemler hakkında müvekkiline gerekli olan detaylı ve açıklayıcı bilgilendirmenin yapılıp yapılmadığı hususlarında değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraf, Mahkeme, Yargıtay denetimine açık, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte alınan bilirkişi raporlarında davalı tarafa kusur atfedilmediğinin, davacının 2 kez iğne yapıldığı iddiasını ispat edemediğinin, aydınlatılmış onamın yeterli olmadığı davacı tarafından yargılamanın ilerleyen aşamalarında ATK raporuna itiraz dilekçesiyle ilk kez ileri sürüldüğünün, davacı tarafın tüm delilleri toplanıp karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.