3. Hukuk Dairesi 2024/3980 E. , 2025/3265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/318 E., 2024/1414 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/234 E., 2022/323 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; 12.02.2019 tarihinde vefat eden müvekkillerinin babası muris ...'in davalı oğlu ...'i ... 7. Noterliğinin 12.04.2017 tarihli vekaletnamesiyle vekil tayin ettiğini, davalı ...'in 5 adet taşınmazı aldığı vekaletnameyle sattığının ortaya çıktığını, yine 57 Parsel sayılı taşınmazın muris adına yatırılan 312.769,00 TL kamulaştırma bedelinin de davalı ... tarafından vekaletle çekildiğini, bu taşınmazların satışlarından elde edilen paraların müvekkillerinin murisine verilmediğini, davalı ...'nin davalı babası ... ile ortak hareket ettiğini, satışların yapıldığı sırada müteveffanın yoğun bakımda olup, davalının 3 taşınmazı aynı kişiye satmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mal kaçırmaya yönelik işlemleri nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere şimdilik her bir müvekkili için 5.000,00 TL'den toplam 20.000,00 TL'nin ve kamulaştırma bedelinden müvekkillerinin her bir hissesine düşen 24.000,00 TL'den toplam 96.000,00 TL tazminatın davalılardan faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 02.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, 96.000,00 TL bedel yönünden davalarını ıslah etmediklerini, taşınmazların satış bedelleri üzerinden davalarını ıslah ettiklerini, her bir müvekkilinin hissesine düşen 136.000,00 TL'den toplamda 544.000,00 TL'ye çıkardıklarını belirterek, davalılardan toplam 640.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; vekil sıfatı olmayan müvekkili ...'ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesinin gerektiğini, müvekkilleri arasında baba-oğul ilişkisi dışında bir ilişki bulunmadığını, eldeki davanın murisin tüm mirasçıları tarafından ve ayrıca tüm mirasçıları kapsar şekilde tereke adına açılması gerektiğini, kamulaştırma sonucu belediye tarafından yatırılan paranın müvekkili tarafından çekildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, paranın zaten müvekkili hesabına yatırıldığını, satış işlemleri sırasında müteveffanın akıl sağlığının yerinde olduğunu, müvekkili ...'in yıllarca murise baktığını ve bakım için işini bırakmak zorunda kaldığını, diğer çocuklarının muris ile ilgilenmediğini, müvekkilinin aracını bankadan 18.000,00 TL kredi çekerek aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; vekilin yapılan satışlardan elde edilen tahsilatların murise ve mirasçılara verildiğinin ispatlanamadığı, bankadan çekilen kamulaştırma bedelinin de murise veya payları oranında mirasçılara ödendiğinin ispatlanamadığı, muris adına kayıtlı birçok taşınmazın bu şekilde işlem gördüğü, vekilin özen ve dikkat gösterme yükümlülüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 160.000,00 TL bedelin(kamulaştırma hisse bedeli ve taşınmaz hisse bedelleri toplamı) dava tarihi olan 31.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak her bir davacıya ayrı ayrı verilmesine karar verilmiş; süresi içinde, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı mirasçıların, murislerinin verdiği vekaletin davalılar tarafından kötüye kullanıldığı iddiasıyla terekeye dahil alacakla ilgili kendi miras hisselerine isabet eden tazminatın davalılardan tahsili için eldeki davayı açtıkları, yani davacıların miras ortaklığı adına değil sadece kendi miras paylarına istinaden dava açtıkları, dosya kapsamındaki veraset ilamından murisin, davacılar ve davalının haricinde de dosyada taraf bulunmayan mirasçılarının olduğunun anlaşıldığı, buna göre eldeki davanın, halefiyet esasına göre tereke adına değil davacıların kendi miras payları için açılmış olması sebebiyle bu davaya diğer mirasçıların onayı yahut tereke temsilcisinin icazeti ile devam edilemeyeceği, davacıların iştirak hâlinde hak sahibi oldukları paylar üzerinde tasarrufta bulunma yetkilerinin bulunmadığı, eldeki dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya devam edilebilmesi için diğer mirasçıların yahut tereke temsilcisinin katılmasına (icazet vermesine) olanak olmadığı, eldeki davada, 6100 sayılı Kanun'un 115. maddesi kapsamında taraf teşkili sağlanamayacağından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılarak, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; süresi içinde, davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; dava dilekçelerini tekrar ederek, tarafların mirasçı olması durumunda husumet yokluğundan söz edilemeyeceğini, davalıların kötüniyetli olduğunu, ortada muris muvazaasının buluduğunu, murislerinin hastanede bulunduğu dönemde temlik işlemleri için vekalet ile tapuya başvurulduğunun açık olduğunu, murislerinin icazetinin alınmasının da mümkün olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vekilin hesap verme yükümlülüğü kapsamında alacak istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi gereğince birden çok mirasçının bulunması durumunda mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Tereke (miras ortaklığı) aynı Kanun'un 701 ve devamı maddeleri uyarınca elbirliği (iştirak) mülkiyetine tâbidir. Elbirliği (iştirak) halinde mülkiyette, ortaklar arasında 6100 sayılı Kanun'un 59. maddesi anlamında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle muris ...'in 12.02.2019 tarihinde vefat ettiği ve geriye içerisinde davacıların ve davalı ...'in de olduğu 13 mirasçısının kaldığı, davanın halefiyet esasına göre tereke adına değil, davacıların kendi miras payları için açıldığının tüm dosya kapsamından sabit olduğu, işbu davaya diğer mirasçıların onayı yahut terekeye temsilcinin icazeti ile devam edilemeyeceği anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fa21ae3157846d1f bc2d61f1eb7880f2