Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2215 E., 2025/3270 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2215 E., 2025/3270 K. (12.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2215
Karar No
2025/3270
Karar Tarihi
12.06.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/2215 E. , 2025/3270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/473 E., 2024/509 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/981 E., 2020/138 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Bankası vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ... İnşaat A.Ş. ile 18.10.2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalayarak ... Projesi ile yapılacak C blok, 6. kat 86 no'lu bağımsız bölümü 800.000,00 TL bedelle satın aldığını, bu kapsamda 31.12.2018 tanzim tarihli 120.000,00 TL bedelli, 31.12.2019 tanzim tarihli 240.000,00 TL ve 31.12.2020 tanzim tarihli 240.000,00 TL bedelli emre yazılı senetler düzenlenerek davalı yüklenici şirkete teslim edildiğini, dava konusu senetlerin nama yazılı olmaması sebebiyle geçersiz olduğunu, senetlerin davalı yüklenici şirketin kullandığı krediler karşılığında davalı Bankalara ciro edildiğini, satımı kararlaştırılan taşınmazda birçok haciz olması nedeniyle davalı yüklenici şirkete gönderilen 25.10.2018 tarihli ihtar ile sözleşmeden dönüldüğünü, 3. kişilere ciro edilmiş olan bu senetleri vadesi geldiğinde ödeme tehdidi altında olduğunu, bankalara senetlerin iadesi için ihtarname gönderildiğini ancak yanıt almadığını ileri sürerek, senetlerin ayrı ayrı geçersizliğinin tespitini ve iptalini, ... Bankası T.A.O. nezdinde bulunan 31.12.2019 tanzim tarihli 240.000,00 TL bedelli ve 31.12.2020 tanzim tarihli 240.000,00 TL bedelli senetlerle ilgili olarak ... Bankası T.A.O'ya borçlu olmadığının tespitini, ... Bank A.Ş. nezdinde bulunan 31.12.2018 tanzim tarihli 120.000,00 TL bedelli senetle ilgili olarak ... Bank A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitini, dava konusu senetlerin davalılar tarafından müvekkiline iadesini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ......A.Ş. vekili; davacının tüketici sıfatına haiz olmadığını, uyuşmazlık konusu taşınmazın davacı tarafından yatırım amacıyla satın alındığını, Mahkemece sözleşmenin feshine karar verilmediği sürece gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Bank A.Ş. vekili; müvekkili Bankanın taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacı tarafından iptali istenen bononun davalı yüklenici şirket tarafından cirolanarak müvekkili Bankaya verildiğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil sıfatı ile elinde bulundurduğu senetlerin hangi amaçla yüklenici şirkete verildiğini bilebilecek durumda olmasının mümkün olmadığını, davacının itiraz ve defilerini ancak diğer davalı yüklenici şirkete ileri sürebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... Bankası T.A.O. vekili; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili Bankanın senedi ciro yoluyla teslim aldığını, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, davacının itiraz ve defilerini ancak diğer davalı yüklenici şirkete karşı ileri sürebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli kararıyla, taraflar arasında akdedilen 18.10.2017 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinin geçersiz olduğunu, 6502 sayılı Kanun'un 4/5 maddesinde, tüketici işlemleri için düzenlenecek senetlerin nama yazılı olması gerektiği ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı senet düzenleneceği, bu maddeye aykırı olarak düzenlenen senetlerin tüketici yönünden geçersiz olacağının hüküm altına alındığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı ......A.Ş. ile davacı arasında akdedilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince davacı tarafından davalı şirkete verilen senetlerin iptaline ve davacı yönünden bu senetlerin geçersizliğine, davacının 05.10.2017 tanzim, 31.12.2018 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senet, 05.10.2017 tanzim, 31.12.2019 vade tarihli 240.000,00 TL bedelli senet, 05.10.2017 tanzim, 31.12.2020 vade tarihli 240.000,00 TL bedelli senet yönünden davalı Bankalara borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senetlerin davacıya iadesine karar verilmiş; süresi içinde, davalı Bankalar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararıyla; davacının davalı ... Bank açısından 31.12.2018 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senetten ötürü borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davacının talebi aşılarak tüm senetler açısından davalı ... Bank'a yönelik hüküm tesis edilmesinin HMK'nın 355. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davalıların istinaf isteminin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı ......A.Ş. ile davacı arasında akdedilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince davacı tarafından davalı şirkete verilen senetlerin iptaline ve davacı yönünden bu senetlerin geçersizliğine, davacının 05.10.2017 tanzim, 31.12.2018 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senet yönünden davalı ... Bank A.Ş.'ye, 05.10.2017 tanzim, 31.12.2019 vade tarihli 240.000,00 TL bedelli senet, 05.10.2017 tanzim, 31.12.2020 vade tarihli 240.000,00 TL bedelli senet yönünden davalı ... Bankası T.A.O'ya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senetlerin davacıya iadesine karar verilmiş; süresi içinde davalı ... Bankası vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 17.10.2023 tarihli ilamla; dosya kapsamında davacı ile davalı yüklenici şirket arasında düzenlenen 18.10.2017 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin noter tarafından kanuni geçerlilik şartlarına uygun olarak düzenlenmiş geçerli bir sözleşme olduğu, bu nedenle derece mahkemelerinin sözleşmenin geçersiz olduğu yönündeki gerekçelerinin hatalı olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4/5 maddesi gereği, davacı tarafından davalı satıcı adına düzenlenen senetler nama yazılı düzenlenmediğinden, davacının, davalı satıcı ile olan temel ilişkiden kaynaklanan def'ileri senedi elinde bulunduran üçüncü kişi durumundaki davalı Bankalara karşı da ileri sürebilmesinin mümkün olduğu, esasen Bölge Adliye Mahkemesinin değerlendirmesinin de bu yönde olduğu, ancak senetler kanun gereğince yalnız tüketici yönünden geçersiz olduğundan senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Mahkemece söz konusu hükme aykırı olarak ''senetlerin davacıya iadesine" de karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, davalı ......A.Ş. ile davacı arasında akdedilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince davacı tarafından davalı şirkete verilen 05.10.2017 tanzim, 31.12.2018 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli, 05.10.2017 tanzim, 31.12.2019 vade tarihli 240.000,00 TL bedelli, 05.10.2017 tanzim, 31.12.2020 vade tarihli 240.000,00 TL bedelli senetlerin iptaline ve davacı tüketici yönünden bu senetlerin geçersiz olduğunun tespitine, davacının 05.10.2017 tanzim, 31.12.2018 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senet yönünden davalı ... Bank A.Ş.'ye, 05.10.2017 tanzim, 31.12.2019 vade tarihli 240.000,00 TL bedelli senet, 05.10.2017 tanzim, 31.12.2020 vade tarihli 240.000,00 TL bedelli senet yönünden davalı ... Bankası T.A.O'ya borçlu olmadığının ve davacı tüketici yönünden geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiştir; karara karşı, süresi içinde davalı ... Bankası vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Bankası vekili; müvekkili Bankaya yöneltilebilecek herhangi bir sorumluluk bulunmadığını, davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında sahip olduğu haklar ve bu haklar ile ilgili taleplerinin muhatabının müvekkili Banka olmadığını, işbu davada Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığını, keşideci borçlunun, lehtara ve cirantalara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ilerini iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceğini, müvekkili Bankanın Türk Ticaret Kanunu'nun 686. maddesine göre yalnız kendi hakkını saptamak bakımından ciro silsilesini incelemekle yükümlü olduğunu, bunun dışında bir araştırma yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, söz konusu bonoların henüz icra takibine konu edilmediğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden dönülmesi nedeniyle senetleri ciro yoluyla devralan bankanın sorumlu olup olmadığına ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin taraflarca ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı Bankanın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Sözleşmenin imzalandığı ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4/5.maddesi; ''Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir.'' şeklindedir. Kanunun bu maddesi gereğince nama yazılı olarak düzenlenmeyen dava konusu senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğu sabittir. Ancak, Mahkemece söz konusu hükme aykırı olarak ''senetlerin iptaline'' karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "senetlerin İPTALİNE ve davacı tüketici yönünden bu senetlerin geçersiz olduğunun TESPİTİNE" ifadesinin hükümden çıkartılarak, yerine "senetlerin davacı tüketici yönünden geçersiz olduğunun TESPİTİNE" ifadesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı