3. Hukuk Dairesi 2024/3775 E. , 2025/4041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1471 E., 2024/1512 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/647 E., 2023/566 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'in, davalı şirketin işlettiği hastanede, davalı doktor tarafından bel fıtığı teşhisi ile ameliyat edildiğini ve toplam 6 adet vida takıldığını, müvekkilinin vücudunda ameliyat sırasında kırılan matkap ucunun kaldığını, bu sebeple yürüyemez hale geldiğini, vücudunda bulunan vidalar ve yine orada tespit edilen parça kırığının 3.ameliyatla başka bir doktor tarafından çıkarıldığını, müvekkili ...'in %36 oranında vücut fonksiyon kaybına uğrayarak malul olduğunu belirterek, müvekkili ... için şimdilik 1000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi, müvekkili Kamuran için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 221.000,00 TL tazminatın ilk ameliyat tarihi olan 20.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılardan ..., 20.02.2023 tarihinde vefat etmiş, geriye kalan mirasçıları yargılamaya devam etmişlerdir.
II. CEVAP Davalı hastane vekili; davacının ileri seviyede insilün kullanımı olan DM hastası olduğunu, günde iki paket sigara içtiğini, davacının taburcu olurken kendisine açıklanan ve uyulması gereken kurallara uymadığını, operasyondan sonra 5 - 7 günlerinde uzun mesafe yola çıktığını ve uzun süre ayakta kaldığını, gereği gibi dinlenmediğini ve yara bakımını iyi bakmadığını, gelişen durumun komplikasyon olduğunu, davalı doktor tarafından tıbben uygulanması gereken tedavinin uygulandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı doktor; hastanın her iki bacakta ağrı şikayeti ile başvurduğunu, vida konulacağı bilgisinin hastaya verildiğini ve ameliyat öncesi onam belgesinin alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. İhbar edilen vekili; müvekkili şirketin dava konusu olayla ilgili olarak sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli kararıyla; ceza yargılaması neticesinde davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile hakkında beraat kararı verilip kesinleştiği, kararın kusur tespiti yönünden bağlayıcı olduğu, davalıların kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.10.2021 tarihli kararıyla; mahkemece hükme esas alınan ceza dosyasında alınan ATK Genel Kurul raporunda davacıda ortaya çıkan tablonun ameliyat esnasında her türlü özene rağmen oluşabilen her hangi bir tıbbi kusur ya da ihmal izafi edilemeyen ''komplikasyon'' olarak nitelendirildiği görülmüş ise de bu raporun yeterli olmadığı, Mahkemece, bu konuda üniversiteden seçilecek, rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı, özellikle Ortopedi (1 veya 3) ve dava konusu olaya ilişkin konuda rapor vermeye ehil diğer uzmanların da bulunduğu bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle, kararın kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.10.2022 tarihli kararıyla; taraflar arasındaki ilişkinin vekalet akdi niteliğinde olup 6502 sayılı yasanın 3 ve 73. maddeleri gereğince davaya bakma ve çözüme kavuşturma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiş, dosya talep üzerine görevli tüketici mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporlarında, davacıya yapılan müdehalenin tıbben gerekli olduğunun, müdehale sonrası gelişen durumun, her türlü özene rağmen gelişebilecek komplikasyon olduğunun ve hekimin komplikasyon yönetiminde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğinin, davacı tarafça alınan rapordaki özürlülük oranının ameliyatla ilişkili olmadığının, sistemik hastalığına bağlı komplikasyonlar nedeniyle verildiğinin ve davalılara atfedilebilecek kusur bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan raporlarda davalı doktora kusur atfedilmediği, alınan raporların birbirini desteklediği, davacı ... tarafından ameliyat öncesi aydınlatılmış onam formunun imzalandığı, davacılar vekilinin dava dilekçesinde davalı doktor tarafından kendisine onam formu imzalamadığı yönünde bir iddiasının olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'in gereksiz yere ameliyat edildiğini ve %43 oranında malul kaldığını, ameliyata ilişkin aydınlatılmış onam belgesi verilmediğini, rızasının alınmadığını, onam formunda isim ve soyismin müteveffa ... tarafından yazılmadığını, ameliyat riskleri ve oluşabilecek komplikasyonların anlatılmadığını, imza kısmının bile boş olduğunu, müteveffanın vücuduna vida takıldığını ameliyattan sonra öğrendiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, İstinaf Mahkemesinin kaldırma kararında akademik ünvana sahip bilirkişi heyetinden rapor alınması belirtilmesine rağmen bu nitelikte bir heyet oluşturulmadığını, dosyaya sunulan uzman görüşünün değerlendirilmediğini, yaşananlardan dolayı müvekkillerinin murisinin ruh sağlığının bozulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı özel hastane ve doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine ve komplikasyonlar konusunda aydınlatılmış, onamın da alınmış olmasına göre somut olayda, hastane veya doktora sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 56baa25abbbc0b9e aba2881fd7fe6356