Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1791 E., 2025/4037 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1791 E., 2025/4037 K. (15.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1791
Karar No
2025/4037
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/1791 E. , 2025/4037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/767 E., 2021/432 K. Mahkemece direnilerek verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin gayrimenkul satışı hususunda ... Noterliği 26.08.2010 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalıya vekalet verdiğini, davalı tarafın verilen vekaletname ile Antalya İli ... İlçesi ... Köyü 139 ada 7,8 ve 9 no.lu parsellerde yer alan taşınmazları vekaleten 2010 yılı Ağustos ayında sattığını, satış bedellerini davalının dava dışı alıcılardan tam ve eksiksiz olarak aldığını, ancak müvekkiline satış bedelini vermediğini, bedelin tahsili için yapılan icra takibine kendisinin dava dışı ...' in talimatı ile çalıştığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek; itirazın iptaline ve takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; dava dışı ... 'in yanında sigortalı olarak çalıştığını, ödenen paranın ...'e verildiğini, davanın husumet ve sıfat yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın ...' e ihbar edilmesini, davanın reddini, Antalya 9. İcra Müdürlüğünün 2011/6412 E. sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.07.2015 tarihli kararıyla; şirketin vekilliğinin Av. ... tarafından yapıldığı, davacı şirket yetkilisi ile Av. ... arasında yapılan görüşmelerin çevirisine ilişkin bilirkişi raporu ile de tüm işlemlerin Av. ... ile yapılmış olduğunun belirlendiği, satış sonrası alınan bedelin Av. ...'de olduğu, bu hususun davacı tarafından da bilindiği, davalı ...'un vekaleten işleme aracılık ettiği taşınmaz bedelinin üçüncü şahıs İsmail Yaprak tarafından Av. ...'e ödendiği, davalının mal varlığına satış bedelinin hiçbir zaman girmediği, davalı hakkında açılan bu davada davalının husumet sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 13.07.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 04.12.2017 tarihli ilamla; davalı vekilinin davacıya ait taşınmazları vekil sıfatı ile 04.10.2010 tarihinde dava dışı şahıslara sattığı, davacı ile davalı arasında vekalet ilişkisi olduğu, davalı resmi senette satış bedelini aldığını belirttiği, davalı bu bedeli davacıya ödediğini ispatlamak zorunda olduğu, bu nedenle dava dışı 3. kişinin sunduğu belgelerin dikkate alınmasının doğru olmadığı, Mahkemece, işin esası incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın husumet nedeniyle reddine dair hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya direnilerek Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aralarında vekalet sözleşmesi bulunan ihbar olunan işveren avukat ile ... Yetkilisi ... e-posta yazışmalarının olduğu, vekaleten yapmış olduğu taşınmaz satışına ilişkin bedelin ihbar olunan Av. ...' e ait bir hesapta ihbar olunan ve davalının belirttiği şekilde 1 yılı aşkın süre bekletildiği, ihbar olunan ile davacı arasındaki vekalet sözleşmesinden kaynaklanan ihtilafın ceza yargılamasına konu olduğu, ... inşaat yetkilisi ...'in iftira suçundan hüküm giydiği ve anılan hükmün kesinleştiği, aralarında vekalet sözleşmesi bulunan avukatın hapis ve takas/mahsup savunma ve hakkını bertaraf etmek maksadı ile çalışan konumunda bulunan avukata karşı davanın açıldığı, varsa alacağın vekalet sözleşmesinin tarafı/ihbar olunandan alınabileceği gerekçesiyle; Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 2017/9295 E., 11866 K. sayılı bozma ilamına direnilmesine, açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2022 tarihli ilamıyla; bozma kararı sonrası Mahkemenin ihbar olunan ...’e ait banka hesap kayıtları ile davacının ...’e karşı işlediği iftira suçundan mahkûmiyet cezası aldığı ceza yargılamasıyla ilgili evrakı dosya içerisine aldığı, ilk karar gerekçesinin yanında bu delillere de dayanarak direnme adı altındaki kararı tesis ettiği, bu hâlde kararın Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni belge ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili müflis şirket tarafından bizzat davalıya verilen ... Noterliğinin 26.08.2010 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekaletnameye istinaden davalı tarafından müvekkili şirketin Antalya İli ... İlçesi ... Köyü 139 ada, 7,8 ve 9 no.lu parseller olmak üzere 3 adet taşınmaz tapuda devir işlemi gerçekleştirdiğini, tapu devir işlemlerinden sonra satış bedelleri hususunda müvekkili müflis şirketin mutabakatı alınmadan ve hesap verilmeden bedel teslimi yapılmadığını, davalı tarafından tapu devir işleminden dolayı elde edilen bedelin ödendiğinin belgeleri ile birlikte hesap vermesi gerektiğini Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin bozma ilamında bu hususun belirtildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin vekaleten satışı yapılan taşınmazların satış bedelinin ödenmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinde; karar başlığında davacının müflis olduğunun gösterilmemesinin maddi hata niteliğinde ve mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte olduğu değerlendirilerek davalı avukatın dava dışı Avukat ... yanında sigortalı olarak çalıştığının SGK dökümleri ile sabit olduğu, davacı şirket yetkilisinin Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ve iftira suçundan mahkumiyet kararı verilen 2014/973 E. sayılı dava dosyasında "...Koşullar ve yüklenici ile ilgili sorunlar nedeniyle ve aynı zamanda bir Nato boru hattının çevresindeki arazideki dairelerin, muhtemelen yabancılara satışı yoktu, sadece Türklere vardı. Böylece gayrimenkulün satış fiyatı oldukça düşüktü, ... isimli şahıs bana ... tarafından avukat olarak tanıştırıldı ve bu şahıs benim haklarımı (çıkarlarımı) koruyacaktı. ... arazi satışını önerdi ve ben bununla mutabık kaldım. Daha sonra arazi, komisyoncu ... ile birlikte satıldı. ... parayı aldı ve ben yaklaşık 20.000 Avro aldım, ancak ben tam olan tutarın ne kadar olduğunu bilmiyorum ve benim Türkiyede bulunan şimdiki avukatım tüm belgelere sahip bulunmaktadır. Pek çok sorunun var olduğunu göz önüne aldığımda her şeyi durdurmak istedim, ancak tekrar ... ile irtibata geçtim ve anlaşmaya vardık. Ancak ... orada mutabık kalmadı ve benim arkamdan her türlü davayı başlattı. Bunun akabinde benim şimdiki avukatım ise ... hakkında suç duyurusunda bulundu. Ben hakkım olan tüm parayı istiyorum. ... bana önemli miktarda bir tutarı vermesi gerekir. Ben yanlış bir şey yapmadım, hiç bir iftirada ve hakarette de bulunmadım. ... bana göre hakkım olan paranın miktarını düşürmek için tüm şikayetlerini bana karşı başlatmıştır..." beyanı doğrultusunda satış için dava dışı ... ile anlaştığı ve bedelin ... tarafından alındığının davacı şirketin yetkilisi tarafından bilindiği, ... Şubesinin müzekkere cevabına göre ihbar olunan ...'e ait hesaba, davalının ve ihbar olunanın da ileri sürdüğü gibi 22.08.2011 tarihi itibariyle 51.000,00 TL yatırıldığı, davacı tarafından imzası inkar edilmeyen yazılı belgeye göre taşınmazın söz konusu bedele satışı konusunda rızasının bulunduğu, davalı tarafa husumet düşmediği, temyizde ileri sürülen sebeplerle sınırlı inceleme yapılacağı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı