3. Hukuk Dairesi 2024/3471 E. , 2025/3904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1179 E., 2024/1296 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1632 E., 2022/1568 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında, çeşitli ebatlarda ve sayılarda reklam amaçlı kullanılan kent mobilyalarının kiralanmasına ilişkin 09.01.2013 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalının 2020 yılının ocak ayından itibaren kira bedellerini ödemediğini, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalının kira sözleşmesine konu kent mobilyalarından tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkiline gönderilen ödeme emrinin tahliye ihtar ve talebini içermediğini, tahliye için gerekli usuli şartları taşımadığını, müvekkili tarafından söz konusu kira sözleşmesine ilişkin 2020, 2021 yılları kira bedellerinin tespiti ve %57 oranında tenzilatı talebi ile kira uyarlama davası açıldığını, tespit/uyarlama davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kira bedelinin Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkında 32 sayılı Karara ilişkin Tebliğ uyarınca Türk Lirası olarak tespiti gerektiğini, davacının kötüniyetli olarak takip başlattığını savunarak; davanın reddini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kira sözleşmesinin konusu kent mobilyalarının taşınmaz olarak kabulünün mümkün olmadığı, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No 2008-32/34) de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de taşınmaz niteliğinde olmayan kiralananlar için döviz cinsinden belirlenen kira bedellerinin TL'ye dönüştürülmesi hususunda bir zorunluluk getirilmediği, bilirkişi tarafından gerekli hesaplamaların yapıldığı, takipte kira bedellerinin ödenmesi için kiracıya 7 gün süreli ödeme emri gönderildiği, en az 10 gün süre verilmesi gerekirken kanunda belirtilen asgari ödeme süresinin kiracıya verilmediği, davalının kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de bu hususta dosyaya herhangi bir belge sunmadığı ve iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle; tahliye yönünden açılan davanın reddine, alacak yönünden açılan davanın kabulü ile davalının Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2021/9009 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 13.652.016,79 TL asıl alacak, 1.186.756,87 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, kabul edilen asıl alacağın %20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davalının kira bedellerini ödediğini kanıtlayamadığı, davalı tarafından açılan uyarlama davasında ihtiyati tedbir kararı alınmadığından uyarlama davasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, davanın Mahkemece denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde itirazın iptali ve kira alacağı likit olduğundan icra inkar tazminatına karar verilmiş olmasında ve ödeme emrinde 10 günlük süre bulunmadığından tahliye isteminin reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; takip talebinde açık bir şekilde tahliye talebine yer verildiğini, ödeme emrinde de tahliye talep edildiğinin açıkça belirtildiğini, ödeme emrinde usul hatasının icra müdürlüğünden kaynaklandığını, davalının kira borçlarını ödemediği, temerrüte düştüğü ve bu sebeple tahliye davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, tahliye talebi esastan incelenmediğinden davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekçesi ile yargılama giderlerinin paylaştırılmasının doğru olmadığını, yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulmasına gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; müvekkili tarafından dava konusu kira dönemlerine ilişkin olarak açılan kira tespit ve uyarlama davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafından kira artışlarının hatalı olarak yapıldığını, davaya konu yerlerin, reklam asım ve yayımı amaçlı kent mobilyaları olup taşınır olarak değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığını, yapılan alacak hesabının hatalı olduğunu, müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru ve hakkaniyetli olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulandığı, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin genel hükümlere tabi olduğu, kira alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği, davalının takibe konu kira bedellerini ödediğini ispatlayamadığı, kira alacağının likit olduğu, ödeme emrinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi uyarınca ödeme için yasal süre verilmediğinden tahliye davasının reddine karar verilmesine bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Kamu düzeni nedeniyle resen yapılan incelemede; tahliye davası niteliği itibariyle ayrı harca tabi olduğu halde, Mahkemece tahliye davası yönünden harcın hüküm altına alınmaması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararını düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının beşinci bendine“tahliye davası için alınması gerekli 80,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ad565a0e69906d55 5d174fe35ca4df55