Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3289 E., 2025/3918 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3289 E., 2025/3918 K. (09.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3289
Karar No
2025/3918
Karar Tarihi
09.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/3289 E. , 2025/3918 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/512 E., 2024/1102 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/447 E., 2022/482 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Ankara İli ... İlçesi ... Mevkiinde kain ve ... Mahallesinde bulunan yapı nedeniyle 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca hak sahibi olduğunu, bu bölgenin ... ve Gelişim Proje Alanı olarak ilan edildiğini, müvekkilinin davalı ... ile 28.11.2006 tarihli tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi başlıklı konut sözleşmesi aktedilerek 100 m² konut verilmesi karşılığında taşınmazını devrettiğini, ancak konutun teslim edilmediğini, sözleşmenin akdedilmesinden itibaren makul sürenin geçmesi nedeniyle taahhüt edilen evin teslim edilmesinin artık bir önemi ve faydasının kalmadığını ileri sürerek; ifa yerine geçen müspet zararının belirlenmesi suretiyle şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalı Belediyeden yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de talebini 1.650.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmeyi kapsayan Kentsel Dönüşüm Projesinin İdare Mahkemesi kararı ile iptali nedeniyle yeni projeler üretilmekte olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin feshini gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya ait bulunan taşınmazın ... kapsamında kalması nedeniyle taraflar arasında tapu tahsis belgeli tesis sözleşmesi akdedildiği, davacının sözleşme doğrultusunda davacının ödemeleri tamamlayarak edimlerini yerine getirdiği, proje iptalinden bahisle davalı İdarenin sözleşme gereğince üzerine düşen edimi ifa etmediği, edimin ifasının beklenmesi hususunda makul sürenin geçtiği ve davacının farklı bir projeye katılmasının da kendisinden beklenemeyeceği, davacıya yüklenecek kusurun bulunmadığı, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca seçimlik hak olarak müspet zarar tazmini talep edilebileceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 1.650.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, ifanın imkansız olduğu dava tarihi itibariyle ifa yerine geçen müspet zararını talep etme hakkı mevcut olup, davalının sözleşmenin halen geçerli olduğu iddiasının bu açıklamalar karşısında dinlenmeyeceği, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun gerekçeli, somut olayın özelliklerine uygun, denetime elverişli olduğu söz konusu raporda hesaplanan bedelin bölgenin bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, konumu, arz ve talep durumuna uygun olması dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili; projede hukuki süreç nedeniyle gecikmelerin olduğunu, kendilerine atfı kabil bir kusur bulunmadığını, taahhütlerinin devam ettiğini, davacı tarafından sözleşmeye aykırı davranılarak dava açıldığını, halen davacıya kira yardımının yapıldığını, kabul anlamına gelmemek üzere belirlenen bedelin fahiş olduğunu, emsal dosyalarda daha az bedel takdir edildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan 28.11.2006 tarihli sözleşmenin ifa olanağının ve faydasının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireyi teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Kanun'un 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, davalının imar planının iptali nedeniyle edimini ifa edememesinden doğan zararın, davacıya teslim edilmesi gereken konutun dava tarihi itibariyle rayiç bedeli kadar olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı