3. Hukuk Dairesi 2024/2528 E. , 2025/1808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2559 E., 2024/1172 K. DAVA TARİHİ : 21.02.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/148 E., 2021/504 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurum tarafından eczacı olan müvekkili hakkında yürütülen soruşturma neticesinde; 2016 yılı Protokolünün (5.3.10) ve (4.3.6) maddeleri gereğince 6.769,70 TL cezai şart uygulanmasına, 679,97 TL reçete bedelinin tahsiline ve 1. kez uyarı cezası verilmesine yönelik işlem yapıldığını, elektronik olarak düzenlenen bu reçetelere müvekkilinin müdahalesinin imkansız olduğunu ileri sürerek, Kurum işlemin iptali ile kesintinin iadesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkil Kurumun yapmış olduğu işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.01.2020 tarihli işlemin iptaline, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı eczacının sahtecilik suretiyle kasten kurumu zarara uğrattığına ilişkin herhangi bir emare bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının kendisinden beklenen dikkat ve özeni yerine getirmediğini,... isimli şahsın tıp merkezi çalışanı olduğunu bilen davacının başkalarının adına bu şahsa ilaç teslim ettiğini, bu durumun birden fazla gerçekleştiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, reçetenin e-reçete olması halinde de ilacın teslim edildiği kişinin kimlik bilgilerinin alınması gerektiğini savunarak, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum işleminin iptali ve yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre, davalı tarafın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Taraflar arasında imzalanan 2016 Yılı Eczane Protokolünün (5.3.10.) maddesi; "Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz. Ancak, söz konusu sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte raporun eczacı ya da eczane çalışanları dışında üçüncü kişilerin dahli ile Kuruma fatura edildiğinin yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda tespit edilmesi halinde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı protokolün (4.3.6) maddesi “Protokolün (5.3) numaralı maddesindeki fiilerin tespit edildiği reçetede fiili ilgilendiren reçete veya ilaç bedeli ödenmez(5.3.3, 5.3.6 ve 5.3.14 maddeleri hariç). Kurumca yapılan yersiz ödemeler varsa, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiz ile birlikte eczacının Kurumda tahakkuk etmiş alacağından mahsup edilir. Eczacının alacağının yersiz ödeme tutarını karşılamaması veya alacağının olmaması halinde genel hükümlere göre tahsil edilir.” hükmünü içermektedir. Somut olayda; davacı eczacının, reçeteyi davalı Kuruma fatura etmesinde kusurunun olmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Esasen bu husus derece mahkemelerinin de kabulündedir. Ancak; davacının reçete bedelini, sorumlu olmayan davalı Kurumdan tahsil etmesi mümkün değildir. Zira, üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davalı Kurum sorumlu tutulamaz. Davacı, reçete bedelini (ve faizini) ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebilir. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince; Protokolün (4.3.6) maddesi uyarınca tesis edilen reçete bedelinin tahsiline dair işlem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/1 maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.