Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2063 E., 2025/1803 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2063 E., 2025/1803 K. (24.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2063
Karar No
2025/1803
Karar Tarihi
24.03.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/2063 E. , 2025/1803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3051 E., 2024/340 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/647 E., 2022/355 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu (2886 sayılı Kanun) kapsamında yapılan ihalenin kazanılması sonucu düzenlenen 01.04.2020 başlangıç tarihli, 123 ay süreli, yıllık 240.000,00 TL bedelli kira sözleşmesi ile dava konusu çok katlı otopark yerinin kiralandığını, ilgili kira sözleşmesinin imzalanmasından kısa bir süre sonra pandeminin ortaya çıktığını, hem pandemi hem de müvekkil şirkete tadilat izni verilmemesi sebebiyle faaliyetine başlayamadığını, davalının taşınmazı ihaleye çıkardığında otoparka 144 araç sığdığı yönünde kamuoyuna ilan yaptığını ancak kiralanan alanın bu sayıya ulaşmadığını, bina asansörünün arızalı olması ve büyüklüğü sebebiyle üst katın kullanılamadığını, ihale şartlarında hataya düşürüldüğünü, davalının taşınmazın ihale sürecinde uyması gereken kanun hükümlerine uymadığını, kira sözleşmesinin gerekli şekil şartlarını taşımaması nedeniyle geçersiz olduğunu, bu sebeple sözleşmenin iptali ve kesin teminatın müvekkil şirkete iadesi gerektiğinin davalıya bildirilmesine rağmen sonuç alınamadığını, akabinde sözleşmenin davalı tarafça feshedildiğinin bildirildiğini ileri sürerek; sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile yatırılan 144.000,00 TL kesin teminatın iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; düzenlenen kira sözleşmesi sonrası davaya konu otoparkın davacıya fiili olarak teslim edildiğini, ihale ve teknik şartnameler ile davacının imzalamış olduğu sözleşmede ilgili otoparkın araç kapasitesine ilişkin herhangi bir taahhütlerinin bulunmadığını, dolayısıyla yapılmış olan kira sözleşmesinde hataya düşülmüş olduğu iddiasının basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan davacı tarafından ileri sürülemeyeceğini, yine noter onaylı kira sözleşmesi sunulması yükümlülüğünün davacı tarafın sorumluluğunda olduğunu, davacı tarafça kira bedeli ödenmediği gibi kiralananın terk edildiğinin tespit edilmesi üzerine kira sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının ihalenin Kanuna uygun yapılmadığı ve taşınmazın nitelikleri konusunda yanıltıcı bilgi verilerek iradesinin yanıltıldığı iddiasının, kira sözleşmesinin eki niteliğinde olan kiralanan yer ile ilgili şartnamenin (14.) maddesinde yer alan, kiracının ihaleden önce kira konusu yeri gezdiği, gördüğü, incelemiş olduğu haliyle kabul etmiş olduğu, ayrıca teslim tutanağı tanzim edilmeyeceği, isteklinin taşınmaz malı mevcut durumu ile (elektrik, su, havagazı, alan (m²), imar, iskan durumları) kabul etmiş sayılacağının düzenleme altına alınmış olması karşısında dinlenemeyeceği, 2886 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile sözleşmeyi noterlikçe tescil ettirme yükümlülüğünün müteahhit veya müşteride olduğu, bu haliyle basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının taşınmazın niteliklerinde hataya düşürüldüğünü ispatlayamadığı ve kira sözleşmesi ile eki niteliğindeki şartnamenin ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) ve 2886 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri gereğince sözleşmenin feshinde davalı kiraya verene yükletilebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmutur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihli ve sayılı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tanık deliline başvurmasına rağmen tanıkları dinlenmeden karar verildiğini, bilirkişinin rapor hazırlarken kendisine verilen görevi aşar mahiyette hâkim tarafından yapılması gereken hukuki değerlendirmelerde bulunduğunu, buna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, sözleşmenin şekil şartına uyulmaksızın yapılmış olması karşısında geçersiz bulunduğunu, araç sayısının şartname ve ilanda açıkça gösterilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, kaldı ki tacir dahi olsa müvekkilinden taşınmaza sığacak araç sayısını bilmesinin beklenemeyeceğini, dava konusu ihalenin 2886 sayılı Kanun'un emredici hükümlerine aykırı yapıldığını, ihale sonrasında yapılması gereken kira sözleşmesinin Kanun'da öngörülen süre içerisinde yapılmadığını, geçersiz olan dava konusu sözleşmenin, sözleşmeye aykırılık sebebiyle feshinin mümkün olmadığını, bu nedenle davalı tarafça gönderilen fesih ihtarının da geçersiz olduğunu, geçersiz ilana dayanılarak ihale işlemi yapılmasının açık hata halini oluşturduğunu, idarenin belirtilen açık hata hali nedeniyle ihale işlemlerini her zaman geri alabileceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin iptali ve teminatın iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2886 sayılı Kanun hükümlerine tabi olmasına, bu nedenle idari yoldan iptal ettirilinceye kadar geçerli olduğundan taraflarını bağlamasına, kira sözleşmesinin eki niteliğinde olan kiralanan yer ile ilgili şartnamenin (14.) maddesinde; kiracının ihaleden önce kira konusu yeri gezdiği, gördüğü, incelemiş olduğu haliyle kabul etmiş olduğu için ayrıca teslim tutanağı tanzim edilmeyeceğinin, isteklinin taşınmaz malı mevcut durumu ile (elektrik, su, havagazı, alan (m²), imar, iskan durumları) görmüş ve kabul etmiş sayılacağının, kiracının bu hususlardan doğan sorunlardan dolayı gelecekte Bilecik Belediyesine bir itiraz ve talep hakkı olmayacağının, kiracının sözleşme ile işyeri teslim edildiği tarihte kiralananı teslim alarak bir ay içinde işe başlamak zorunda olduğunun, bu yükümlülüğe aykırı davranışın tespiti halinde hiçbir ihtara gerek kalmadan sözleşmenin feshi ile kesin teminatın gelir kaydedileceğinin kararlaştırılmasına, bu haliyle basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının taşınmazın niteliklerinde hataya düşürüldüğünü ispatlayamadığı gibi sözleşmenin feshinde davalı kiraya verene yükletilebilecek bir kusurun bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı