3. Hukuk Dairesi 2024/1489 E. , 2025/1892 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/550 E., 2024/147 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurumun 28.12.2013 tarihli yazısı ile müvekkili şirketin Kurum nezdinde tahakkuk etmiş alacaklarından örnekleme yöntemi ile 2012 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesinin (11.3.6) maddesi uyarınca 160.916,56 TL ceza'i şart uyguladığını, yapılan bu işlemin Sayıştay taslak raporuna dayandırıldığını, kredi kartı ile yapılan ödemelerin hasta yakınları tarafından yapıldığı gözetilmeden fazla ilave ücret alındığı noktasında değerlendirme yapıldığını, ücretli hasta statüsündeki hastaların, SGK tarafından karşılanmayan hizmetleri alan hastaların yaptığı ödemelerin, hiç bir hastalığı olmadığı halde check-up yaptırmaya gelen hastaların yaptığı ödemelerin ve benzeri hizmetlerden alınan ücretlerin fazla- ilave ücret olarak değerlendirildiğini, kesinti yapılan hasta isimleri ile birlikte kesinti miktarlarına ilişkin davalı iddiasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, bu bedelin müvekkilinin alacağından mahsubunun usülsüz olduğunu ileri sürerek; davalı Kurum tarafınca sözleşmeye aykırı olarak yapılan işlemin iptaline, müvekkili şirketin davalı tarafından talep edilen 160.916,56 TL borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı hastanenin dönem faturaları, sözleşme ve diğer mevzuat çerçevesinde Kurum çalışanı doktorlar tarafından incelendiğini, yapılmış tedavi bedelinin Kurum tarafından ödenmesi gereken miktarının hesaplandığını, cezai şart uygulamasının müvekkili Kurum ile davacı arasında imzalanan sözleşme hükümlerine, genelge ve SUT hükümlerine uygun olduğunu, davacının sözleşme gereği olan hizmeti sigortalılara sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.09.2020 tarihli kararıyla; 26.05.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınarak, davaya konu Sayıştay taslak raporunun, ilgili kanun hükümlerine göre SGK Denetim Komisyonu veya denetçisi tarafından değerlendirilerek gerekçeli ve veriye dayanan denetim raporu haline dönüştürülmediği, Sayıştay veya benzeri kurum ya da kuruluş tarafından cezai şart uygulanamayacağı, davaya konu Kurum işleminin taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının davalı Kuruma 160.916,56 TL’den borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 19.10.2021 tarihli ilamla; Kurum sigortalısı hastalardan fazladan ilave ücret alınıp alınmadığının tespitine yönelik inceleme yapılmaksızın, raporun hazırlandığı, Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri, SUT hükümleri Sayıştay Başkanlığının 2011 yılı Taslak Denetim Raporu ve hastane kayıtları dikkate alınarak, her bir hasta bazında inceleme yapılmak suretiyle konunun uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi kurulundan, hangi hastadan ne kadar ücret alındığının, alınan ücretlerin ilave ücret kapsamında olup olmadığının, ilave ücret alınan hastaların yazılı onayının bulunup bulunmadığının tespiti noktasında denetim elverişli yeniden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda bilirkişiden taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri, SUT hükümleri, Sayıştay Başkanlığının 2011 yılı Taslak Denetim Raporu ve hastane kayıtları dikkate alınarak, her bir hasta bazında inceleme yapılması suretiyle hangi hastadan ne kadar ücret alındığının, alınan ücretlerin ilave ücret kapsamında olup olmadığının, ilave ücret alınan hastaların yazılı onayının bulunup bulunmadığının tespitinin istenildiği, talebe uygun ve hüküm kurmaya elverişli rapor ile her bir hasta gurubunun ayrı ayrı incelenmesi sonucunda fazladan ilave ücretin alınmadığı ve bu nedenle 160.916,56 TL cezai işlemin iptalinin gerektiğinin bildirildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı için tahakkuk ettirilen 18.12.2013 tarihli cezai şart işleminin iptali ile bu işlem yönünden davacının davalıya 160.916,56 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; raporun bozma ilamında yer verilen yöntemlere göre tanzim edilmediğini, fazla ilave ücrete ilişkin detaylı ve denetime elverişli bir incelemenin yapılmadığını, 2011 ve 2012 yılı Sayıştay denetim raporlarında davacı hastanenin fazla ilave ücret almak suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğinin rapor edildiğini, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gibi vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin fazla hesaplandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından tesis edilen cezai işlemin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak verilmesine, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamında belirtildiği şekilde ayrıntılı incelemeyi içermesine, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kararda ve gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.