Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2109 E., 2025/1802 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2109 E., 2025/1802 K. (24.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2109
Karar No
2025/1802
Karar Tarihi
24.03.2025
Konu
Tapu, Miras

3. Hukuk Dairesi 2024/2109 E. , 2025/1802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2352 E., 2022/2230 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalılardan ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; dava dışı ...'ın 09.09.2014 tarihli vekaletname ile İstanbul İli dahilinde maliki olduğu bütün gayrimenkullerin satılması, taşınmazlara ilişkin dava haklarının temlik edilmesi yönünden davalılardan ... ... ve ...'yi vekil tayin ettiğini, davalı ...'ın da 10.09.2014 tarihli vekaletname ile aynı konularda tevkil yoluyla davalı ...'i vekil tayin ettiğini, adı geçen tarafından 23.09.2014 tarihli temlikname ile İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/338 E. sayılı dosyasındaki hak ve alacakların 1.250.000,00 TL bedel karşılığında, 24.09.2014 tarihli temlikname ile İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/437 E. sayılı dosyasındaki hak ve alacakların 1.500.000,00 TL bedel karşılığında, 23.09.2014 tarihli temlikname ile İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/337 E. sayılı dosyasındaki hak ve alacakların 500.000,00 TL bedel karşılığında kendisine temlik edildiğini ve temliknamelere konu bedellerin nakden ve defaten ödendiğini, bu bedelden 1.500.000,00 TL'nin davalılardan ... hesabına gönderildiğini, bundan sonra dava dışı malik ...'ın avukatları tarafından davalıların kötü niyetli ve işbirliği içinde hareket ederek temlik bedellerini ödemediklerinin bildirilmesi üzerine temlik alınan dosyaların bedellerinin ikinci defa ödeyerek malik tarafından 18.11.2015 tarihli vekaletname ile dava haklarını temlik aldığını ileri sürerek; temlik sözleşmesine dayalı ve dava dışı malikin halefi olarak davalılardan doğmuş alacaklarına karşılık olmak üzere, şimdilik 30.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; davanın haksız olduğunu, dava dışı vekil eden tarafından ibra edildiklerini, vekil eden ile davacının işbirliği içinde olduklarını, davaya konu temliknamede temlik bedeli yazmadığından temliknameye itiraz ettiklerini, davalı ...'nin vekil tayin edilmesi dışında hiç bir işlem yapmadığını, yine davalı ...'in de akdi ilişkisi ve hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davalı ...'ın sadece tapuda taşınmazların devrini sağladığını, para tahsil etmediğini savunarak, davanın reddini istemiş, yargılama sırasında davalılardan ...'in vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli kararıyla; davacının davasını dayandırdığı temliknamenin geçerli olduğu, davalıların dayandığı ibranamenin ise kanunun aradığı şekil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli kararıyla; davalı ... yönünden yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davalılardan ... yönünden temlik alanın bu kişiye olan ödemesinin yetkili temsilciye yapılan ödeme niteliğinde olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 40/1 maddesi gereğince sonuçlarını davalı ... için doğuracağı ve bu kişiyi borçlu kılacağı gerekçesiyle; davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karar, davalılardan ... ve ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 22.06.2022 tarihli ilamla; davalıların sair temyiz itirazları reddedilerek, delil olarak dayanılan 09.09.2014 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname içeriğinden, dava dışı ...'ın, davalılar ... ... ile ...'yi, adına işlem yapmak üzere birlikte veya ayrı ayrı vekil tayin ettiği; buna istinaden düzenlenen 10.09.2014 tarihli vekaletname içeriğinden de dava dışı ...'ın vekili olan davalı ... tarafından, diğer davalı ...'in vekil tayin edildiği, 6098 sayılı Kanun'un 511/2 maddesinde yer alan düzenleme ve 09.09.2014 tarihli vekaletnamede dava dışı ...'ın davalı vekillerin her birine yetki vererek tek başına vekâleti ifa edebilmesine olanak tanıdığı gözetildiğinde, vekillerin müteselsil sorumluluğundan söz edilemeyeceği, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince; davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılar ... ve davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, diğer davalılara yönelik davanın kabulüne, 30.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılardan ..., ... ve ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; davalı ... hakkında daha önce verilen kararın kesinleşmiş olduğu sabit olmakla, ... yönünden karar vermeye yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, yine bozma ilamının esasa ilişkin olup bu bozma ilamına uyulmasına rağmen ilama aykırı olarak ... yönünden davanın pasif husumetten reddedilmesinin usule aykırı olduğunu, temlik veren davalı ... tarafından verilen 02.10.2014 tarihli ibra belgesinin geçerliliğinin tartışılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6098 sayılı Kanun'un 183 ile194 maddeleri gereğince temlik sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Temyiz sebepleri ile sınırlı yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmanın kapsamı dışında kalan hususların ise artık incelenmesinin mümkün bulunmadığı, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 18caea8b6596b0b0 a7be4ef05946487e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı