Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2394 E., 2025/2754 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2394 E., 2025/2754 K. (12.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2394
Karar No
2025/2754
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/2394 E. , 2025/2754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/272 E., 2024/192 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili ile asıl dava davalıları ... Anonim Şirketi ve Allianz Sigorta Anonim Şirketi vekillerince temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili; müvekkilerinin müşterek çocukları ...'ın ... markasına ait şofbenin ve ... Tüpgaz'a ait tüpün birlikte fonksiyonu sonucu karbonmonoksit gazından zehirlenerek vefat ettiğini, tüplerin diğer davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, müvekkillerinin derin acılar yaşadığını ve desteklerinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 05.05.2010 tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 30.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 134.014,24 TL maddi tazminatın 26.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi, 40.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsili şeklinde ıslah etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili; asıl davadaki sebeplerle müvekkili davacılara ayrı ayrı 1.000,00TL toplam 2.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatını, sigortaya başvuru tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Anonim Şirketi vekili; dava konusu olayda ... marka şofben şofbenin ayıplı ve bozuk olarak imal edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığını ve bir delil sunulamadığını, davalı şirketin dava konusu olaydan sigorta poliçesi teminatları dahilinde sorumlu olabilmesi için yalnızca şofbenin ... marka olmasının yeterli olmayıp aynı zamanda şofbende bir imalat hatasının, dava konusu zarar ile nedensellik bağını kurmuş olduğu hususlarının da ispat edilmesinin gerektiğini, dava konusu şofbenin montaj işleminin sigortalı yetkililerce yapılmadığını, bu nedenle dava konusu olayda kusurlu ve sorumlu tarafın; ihmalkar davranışları ile dava konusu olaya neden olan davacılar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Anonim Şirketi vekili; davacı vekilinin dava dilekçesiyle sunduğu delil listesinde olaya neden olan ürünün üretim yılını ve seri numarasını gösterir bir belge sunmadığı gibi, söz konusu ayıplı olduğu iddia edilen şofbenin de varlığından bahsedilmediğini, asli kusurlu olarak montaj işlemini kendileri yada yetkisiz ve ehliyetsiz üçüncü kişiler eliyle yaptıran ve daha sonra da baca ve şofbenin gerekli bakım ve temizliğini yaptırmayan davacılar olduğu, öncelikle davacıların ağırlıklı kusurunun tespit edilmesi gerektiği, daha sonra dava konusu olayın Mayıs ayında gerçekleşmesi karşısında bacanın geri tepmesi, tıkanması veya temiz hava girişinin engellenmesi hususunda olumsuz hava koşulları ve rüzgarın sert esmesi gibi taraflara yüklenemeyecek kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili; davaya konu zehirlenme neticesi ölüm olayının tüpün arızasından kaynaklandığı yönünde kesin ve sabit bir delil olmadığını, aksine hortumların sağlam olduğunu olayın davalı şirket tarafından dolumu yapılan tüpten kaynaklanmadığını, kaldı ki tüpün davalı şirket tarafından dolumu yapılıp yapılmadığının da sabit olmadığını, olayla bir nedensellik bağı bulunmadığından husumetin davalıya yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüpün banyoda olmadığını, banyonun dışında koridorda kapalı bir dolabın içinde yer aldığını, tüpün tamamen izole halde olduğunu, olayın oluşunda müteveffanın da kusuru olduğunu, şofben kullanımındaki özensizliği ve bilgisizliğinin bu olaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. 4.Birleşen davada davalı ... vekili; davacıların başvurusu üzerine 17.06.2011 tarihinde 20.505,00 TL'nin davacılara ödendiğini, poliçeden doğan sorumluluğunu ifa ettiğini, şofben, ocak vb. cihazların kusurlarının tüp gaz dolumu yapan firmanın ve dolayısı ile sorumluluk poliçesinin devreye girmesinin söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar, davalı ... Anonim Şirketi, Allianz Sigorta Anonim Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarihli ilamıyla; somut olayda davacıların ayıplı hizmet nedeniyle tazminat talep ettikleri, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa ve 6502 sayılı kapsamında kaldığı, eldeki davada 4077 sayılı yasanın 23. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın 73. maddesi gereğince davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, Mahkemece, ayrı bir Tüketici Mahkemesi var ise, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, tarafların temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen görevsizlik kararı sonucu, 18.03.20221 tarihli ek kararla; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairenin 14.04.2022 tarihli ilamıyla; kesinleşme tarihinden önceki tarihte davacı tarafından 04.03.2020 tarihli ve 26.08.2020 tarihli dilekçeler ile görevsiz mahkemeye başvurulduğu ve dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesinin talep edildiği, buna göre mahkemece; dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken, davacının dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin dilekçeleri gözden kaçırılarak, 18.03.2021 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. 4. İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.07.2022 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya görevli mahkemeye intikal etmiştir. C. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporuyla şofben baca bağlantısının 40 cm düşey, 200 cm 3 derece yukarı doğru yatay eğimle yapılması gerekirken teknik verilerin dikkate alınmayıp montajının hatalı şekilde yapılmış olduğu, bu durumda bacanın geçtiği mahalde gaz sızıntısı meydana geldiği ve zehirlenmeye sebebiyet verdiği, mahal içine gaz sızıntısı olduğunda şofben ile eş çalışan gaz alarm sensörünün söz konusu olayda bulunmadığı tespit edildiğinden davalılardan şofben üreticisi (...) ... Anonim Şirketi'nin kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, dava dosya içerisinde bulunan 08.08.2014 havale tarihli, 26.06.2014 rapor hesap tarihli raporuna göre hesaplanmış toplam tazminat tutarının 160.148,41 TL olduğu, ödenen tazminatın güncellenmiş bakiye kalan tazminat tutarının 134.014,24 TL olduğu gerekçesiyle, davalılardan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, asıl davanın ... (...) Anonim Şirketi ve Allianz sigorta Anonim Şirketi yönünden ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüyle; 134.014,24 TL'nin 26.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davalı ...Ş. ve davalı ... yönünden tazminat talebinin reddine, davacılardan ... için 20.000,00TL, davacı ... için 20.000,00TL olmak üzere toplam 40.000,00TL manevi tazminatın 05.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... (...) Anonim Şirketi ve Allianz sigorta Anonim Şirketin'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, Birleşen İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1373 esas sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ile asıl dava davalıları ... Anonim Şirketi ve Allianz Sigorta Anonim Şirketi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; hesap bilirkişisinin karara konu 23.11.2023 tarihli raporunda, 26.06.2014 tarihli bilirkişi raporunu aynen mahkemeye sunduğu, oysa ki karara en yakın süreli asgari ücretlere oranlı gelirlerle hesaplama yapılıp mahkemeye bildirilmesi gerektiği, bu nedenle aktüerya raporu gerçek tazminatı hesaplamadığını, uzman görüşü alarak mahkemeye sundukları ve ek rapor alınmasını istedikleri ancak ek rapor taleplerinin reddedilerek, 2014 tarihli rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... Anonim Şirketi vekili; bilirkişi raporunun hatalı olduğu, ancak dava konusu şofbenden kaynaklanan bir hata sonucunda ve davacıların kusurunun bulunmaması durumunda müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilebileceğini, davacıların kusur ve ihmali bulunduğu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... Anonim Şirketi vekili; dava konusu şofbenin montajının müvekkili şirket tarafından yapıldığının ispatlanamadığı, şofben üzerindeki sensörün çalışmaması sebebiyle müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin hatalı olduğu, şofbende gaz sensörünün varlığının tespitinin imkansız olduğu, kusur yönünden keşif mahallinde yapılan inceleme sonucu oluşturulan 07.03.2014 tanzim tarihli bilirkişi raporu esas alınması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından dava konusu edilen üzücü olayın meydana gelmesinde davacıların kusuru araştırılmadığını, olayda, müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı gerçekleşen ölüm nedeniyle, uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarıyla kusur durumunun belirlenmiş olması ve tazminat tutarının sigorta teminat limitlerini aşmadığının anlaşılmasına göre; davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Mahkemece hükme esas alınan 27.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılmadığı, bozma ilamından önce alınan 08.08.2014 tarihli, 26.06.2014 tarihli bilirkişi raporlarına atıf yapıldığı, davacılar vekilince bilirkişi raporuna bu hususta itiraz edilmiş olmasına rağmen Mahkemece destekten yoksun kalma tazminatının güncel verilerle hesaplanması için yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; maddi tazminatın karar tarihine en yakın verilerle hesaplanması gerektiğinden, güncel aktüerya hesabı yapılması için yeniden hesap bilirkişi raporu alınması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 41f0d052ba4381cb 72d3b523f27209dd This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2024/2394 E. , 2025/2754 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/272 E., 2024/192 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili ile asıl dava davalıları ... Anonim Şirketi ve Allianz Sigorta Anonim Şirketi vekillerince temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili; müvekkilerinin müşterek çocukları ...'ın ... markasına ait şofbenin ve ... Tüpgaz'a ait tüpün birlikte fonksiyonu sonucu karbonmonoksit gazından zehirlenerek vefat ettiğini, tüplerin diğer davalı ... şirketine sigortalı olduğunu, müvekkillerinin derin acılar yaşadığını ve desteklerinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 05.05.2010 tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 30.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile 134.014,24 TL maddi tazminatın 26.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi, 40.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsili şeklinde ıslah etmiştir. 2.Birleşen davada davacılar vekili; asıl davadaki sebeplerle müvekkili davacılara ayrı ayrı 1.000,00TL toplam 2.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatını, sigortaya başvuru tarihinden itibaren Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında faiziyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Anonim Şirketi vekili; dava konusu olayda ... marka şofben şofbenin ayıplı ve bozuk olarak imal edildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığını ve bir delil sunulamadığını, davalı şirketin dava konusu olaydan sigorta poliçesi teminatları dahilinde sorumlu olabilmesi için yalnızca şofbenin ... marka olmasının yeterli olmayıp aynı zamanda şofbende bir imalat hatasının, dava konusu zarar ile nedensellik bağını kurmuş olduğu hususlarının da ispat edilmesinin gerektiğini, dava konusu şofbenin montaj işleminin sigortalı yetkililerce yapılmadığını, bu nedenle dava konusu olayda kusurlu ve sorumlu tarafın; ihmalkar davranışları ile dava konusu olaya neden olan davacılar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Anonim Şirketi vekili; davacı vekilinin dava dilekçesiyle sunduğu delil listesinde olaya neden olan ürünün üretim yılını ve seri numarasını gösterir bir belge sunmadığı gibi, söz konusu ayıplı olduğu iddia edilen şofbenin de varlığından bahsedilmediğini, asli kusurlu olarak montaj işlemini kendileri yada yetkisiz ve ehliyetsiz üçüncü kişiler eliyle yaptıran ve daha sonra da baca ve şofbenin gerekli bakım ve temizliğini yaptırmayan davacılar olduğu, öncelikle davacıların ağırlıklı kusurunun tespit edilmesi gerektiği, daha sonra dava konusu olayın Mayıs ayında gerçekleşmesi karşısında bacanın geri tepmesi, tıkanması veya temiz hava girişinin engellenmesi hususunda olumsuz hava koşulları ve rüzgarın sert esmesi gibi taraflara yüklenemeyecek kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili; davaya konu zehirlenme neticesi ölüm olayının tüpün arızasından kaynaklandığı yönünde kesin ve sabit bir delil olmadığını, aksine hortumların sağlam olduğunu olayın davalı şirket tarafından dolumu yapılan tüpten kaynaklanmadığını, kaldı ki tüpün davalı şirket tarafından dolumu yapılıp yapılmadığının da sabit olmadığını, olayla bir nedensellik bağı bulunmadığından husumetin davalıya yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tüpün banyoda olmadığını, banyonun dışında koridorda kapalı bir dolabın içinde yer aldığını, tüpün tamamen izole halde olduğunu, olayın oluşunda müteveffanın da kusuru olduğunu, şofben kullanımındaki özensizliği ve bilgisizliğinin bu olaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. 4.Birleşen davada davalı ... vekili; davacıların başvurusu üzerine 17.06.2011 tarihinde 20.505,00 TL'nin davacılara ödendiğini, poliçeden doğan sorumluluğunu ifa ettiğini, şofben, ocak vb. cihazların kusurlarının tüp gaz dolumu yapan firmanın ve dolayısı ile sorumluluk poliçesinin devreye girmesinin söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar, davalı ... Anonim Şirketi, Allianz Sigorta Anonim Şirketi tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarihli ilamıyla; somut olayda davacıların ayıplı hizmet nedeniyle tazminat talep ettikleri, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa ve 6502 sayılı kapsamında kaldığı, eldeki davada 4077 sayılı yasanın 23. Maddesi ve 6502 sayılı yasanın 73. maddesi gereğince davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu, Mahkemece, ayrı bir Tüketici Mahkemesi var ise, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, tarafların temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen görevsizlik kararı sonucu, 18.03.20221 tarihli ek kararla; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 3. Dairenin 14.04.2022 tarihli ilamıyla; kesinleşme tarihinden önceki tarihte davacı tarafından 04.03.2020 tarihli ve 26.08.2020 tarihli dilekçeler ile görevsiz mahkemeye başvurulduğu ve dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesinin talep edildiği, buna göre mahkemece; dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken, davacının dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin dilekçeleri gözden kaçırılarak, 18.03.2021 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. 4. İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.07.2022 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya görevli mahkemeye intikal etmiştir. C. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporuyla şofben baca bağlantısının 40 cm düşey, 200 cm 3 derece yukarı doğru yatay eğimle yapılması gerekirken teknik verilerin dikkate alınmayıp montajının hatalı şekilde yapılmış olduğu, bu durumda bacanın geçtiği mahalde gaz sızıntısı meydana geldiği ve zehirlenmeye sebebiyet verdiği, mahal içine gaz sızıntısı olduğunda şofben ile eş çalışan gaz alarm sensörünün söz konusu olayda bulunmadığı tespit edildiğinden davalılardan şofben üreticisi (...) ... Anonim Şirketi'nin kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, dava dosya içerisinde bulunan 08.08.2014 havale tarihli, 26.06.2014 rapor hesap tarihli raporuna göre hesaplanmış toplam tazminat tutarının 160.148,41 TL olduğu, ödenen tazminatın güncellenmiş bakiye kalan tazminat tutarının 134.014,24 TL olduğu gerekçesiyle, davalılardan sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla, asıl davanın ... (...) Anonim Şirketi ve Allianz sigorta Anonim Şirketi yönünden ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüyle; 134.014,24 TL'nin 26.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan alınarak davacılara verilmesine, davalı ...Ş. ve davalı ... yönünden tazminat talebinin reddine, davacılardan ... için 20.000,00TL, davacı ... için 20.000,00TL olmak üzere toplam 40.000,00TL manevi tazminatın 05.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... (...) Anonim Şirketi ve Allianz sigorta Anonim Şirketin'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, Birleşen İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1373 esas sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacılar vekili ile asıl dava davalıları ... Anonim Şirketi ve Allianz Sigorta Anonim Şirketi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; hesap bilirkişisinin karara konu 23.11.2023 tarihli raporunda, 26.06.2014 tarihli bilirkişi raporunu aynen mahkemeye sunduğu, oysa ki karara en yakın süreli asgari ücretlere oranlı gelirlerle hesaplama yapılıp mahkemeye bildirilmesi gerektiği, bu nedenle aktüerya raporu gerçek tazminatı hesaplamadığını, uzman görüşü alarak mahkemeye sundukları ve ek rapor alınmasını istedikleri ancak ek rapor taleplerinin reddedilerek, 2014 tarihli rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... Anonim Şirketi vekili; bilirkişi raporunun hatalı olduğu, ancak dava konusu şofbenden kaynaklanan bir hata sonucunda ve davacıların kusurunun bulunmaması durumunda müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilebileceğini, davacıların kusur ve ihmali bulunduğu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... Anonim Şirketi vekili; dava konusu şofbenin montajının müvekkili şirket tarafından yapıldığının ispatlanamadığı, şofben üzerindeki sensörün çalışmaması sebebiyle müvekkil şirkete kusur atfedilmesinin hatalı olduğu, şofbende gaz sensörünün varlığının tespitinin imkansız olduğu, kusur yönünden keşif mahallinde yapılan inceleme sonucu oluşturulan 07.03.2014 tanzim tarihli bilirkişi raporu esas alınması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından dava konusu edilen üzücü olayın meydana gelmesinde davacıların kusuru araştırılmadığını, olayda, müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı gerçekleşen ölüm nedeniyle, uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarıyla kusur durumunun belirlenmiş olması ve tazminat tutarının sigorta teminat limitlerini aşmadığının anlaşılmasına göre; davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Mahkemece hükme esas alınan 27.11.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılmadığı, bozma ilamından önce alınan 08.08.2014 tarihli, 26.06.2014 tarihli bilirkişi raporlarına atıf yapıldığı, davacılar vekilince bilirkişi raporuna bu hususta itiraz edilmiş olmasına rağmen Mahkemece destekten yoksun kalma tazminatının güncel verilerle hesaplanması için yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; maddi tazminatın karar tarihine en yakın verilerle hesaplanması gerektiğinden, güncel aktüerya hesabı yapılması için yeniden hesap bilirkişi raporu alınması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 41f0d052ba4381cb 72d3b523f27209dd ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı