3. Hukuk Dairesi 2024/2381 E. , 2025/1831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/216 E., 2023/337 K. DAVA TARİHİ : 01.06.2009 İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalının süreli emlak satış sözleşmesinde belirtilen gayri menkulü satmak için davacı ile sözleşme imzaladığını, sözleşmeye rağmen davacıya ödeyeceği komisyon ücretinden kurtulmak için davalı tarafından gayri menkulünün satıldığını, sözleşme gereği tahakkuk eden ücreti için Gebze 3. İcra Müdürlüğünün 2008/3446 sayılı ilamsız takip başlatıldığını, davalının ise takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptalini % 40 icra inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili ile davalı arasından yapılmış ve ifa edilmiş bir sözleşme olmadığını, davacının fesih edildiğini beyan ettiği sözleşmenin kiralama için yapılmış bir sözleşme olduğunu, bu sözleşme ile ilgisi olmadığını, davacının boş olarak aldığı belgeyi kendi yararına doldurduğunu, davacı tarafa sözleşmenin aslının ibraz ettirilerek imzanın davalıya ait olup olmadığının bildirilmesi için tarafına imkan tanınması gerektiğini, davalının kendi müşteri bulma ve satma hakkı saklı olmak kaydıyla davacıya yetki verdiğini, davacının müşteri bulamadığını, davalının bulduğu müşteriye taşınmazını sattığını, tapudaki satış bedeli kadar komisyon bedelinin istenebileceğini, fahiş cezai şartın indirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.12.2009 tarihli kararıyla; mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay(kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 13.09.2010 tarihli ilamla; taraflar arasındaki “Süreli Satılık Emlak Sözleşmesi” başlıklı sözleşme içeriği, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 10. ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun(818 sayılı Kanun) 73/1 maddesine göre alacaklının ikametgahında da dava açılabileceği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Mahkemenin 06.10.2015 tarihli kararıyla; Tüketici Mahkemesinin kurulması sebebiyle görevsizlik karar verilmiş, Tüketici Mahkemesinin 20.05.2016 tarihli karşı görevsizlik kararı üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesince verilen 16.11.2020 tarihli ilamla; 6502 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesine göre "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder" hükmü uyarınca somut olayda dava tarihi 01/06/2009 olduğundan uyuşmazlığın Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) tarafından sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinin(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. 3.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca emlak alım satımına ilişkin sözleşme imzalandığı, davalının sözleşmenin imzalanmasından sonra davaya konu taşınmazları 16.10.2008 tarihinde sattığı ve satıştan 2,5 ay kadar sonra, 02.01.2009 tarihinde taraflar arasındaki 12.10.2008 tarihli sözleşmeyi feshettiği, davacı şirketin sözleşme gereği üzerine düşen edimini yerine getirdiği tüm dosya kapsamında sabit olmakla sözleşme hükümlerine göre davalı %3+% 3 = % 6 ücret ödemeyi ki alacak tutarı 48.000,00 TL ye tekabül ettiği, %18 KDV de davaya konu alacağa dahil olduğundan 48.000,00 TL asıl alacağın KDV'si de 8.640,00'TL olmak üzere, Gebze 3. İcra Dairesi'nin 2008/3446 Esas sayılı takip dosyasında davalının (borçlu) itirazının 48.000,00-TL. asıl alacak, 8.640,00-TL KDV olmak üzere toplam 56.640,00-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacak miktarının likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalının davacının kötü niyetini ispatlayamaması sebebi ile kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; bilirkişinin hukuki konularda görüş bildiremeyeceğini, davalıların murisinin davaya konu işlemden önce akıl sağlığını kaybettiğini bildirmelerine rağmen davalıların murisinin fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılmadığını, yargılama sırasında simsarlık sözleşmesine ilişkin zamanaşımı süresinin geçtiğini, taşınmazların resmi senette belirtilen değerler üzerinde satıldığı ve başka emlakçı vasıtasıyla satıldığı hususlarının davacı tarafından ispat edilemediğini, davalıların murisinin müşteri bulma ve satma hakkını saklı tutarak davacıya yetki verdiğini, davalı temerrüde düşürülmeden alacak hakkında takip yapılamayacağını, komisyon bedelinin satış bedelinden fazla olamayacağını, cezai şartın edim değerini aşamayacağını, sözleşmedeki düzenlemeye göre başka komisyonculara vasıtasıyla satışın yasaklandığını, malikin kendisinin müşteri bularak satış yapmasının sözleşmenin ihlali niteliğinde olmadığını, sözleşmede satış gerçekleştiği takdirde alınacak komisyon miktarının yüzde 1,5 olarak belirlendiğini, geri kalan miktarın cezai şart olduğunu, taşınmazın sözleşme süresi içerisinde satılmadığını, fahiş cezai şartın indirilmesi gerektiğini, yapılan iş ticari iş olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, anlaşmada katma değer vergisinin müşteriye ait olacağını ilişkin bir kayıt bulunmadığını, her iki taraf yönünden vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. Temyiz olunan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeye ve dosya kapsamına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 3. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesine göre davacının sözleşme bedelinin %6'sına denk gelen ücret ile Katma Değer Vergisine hak kazandığı kabul edilmiş ise de; davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde belirlenen ücrete hak kazanabilmesi için davalıların murisinin sözleşmeye konu taşınmazı başkasına sattırmasının gerektiği, dosya kapsamında davalıların murisinin taşınmazı başkasına sattırdığına dair herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, sözleşmenin 2. maddesine göre, davacının sadece sözleşme bedelinin %1,5'ine denk gelen ücrete hak kazandığı kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Ayrıca davacı tarafından başlatılan icra takibinde asıl alacağa reeskont avans faiz işletilmesi talep edildiği, tacir olmayan davalının icra takibine itirazında faiz oranına da itiraz etmesine rağmen mahkemece yasal faiz üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, faiz oranına itiraz yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmış, bu husus da bozma nedeni yapılmıştır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince davalılar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d7a4212c9614bcce 6b95de5451243f80