3. Hukuk Dairesi 2024/1685 E. , 2025/1829 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/450 E., 2023/2417 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Germencik 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2016/283 E., 2021/517 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; müvekkiline davalı şirketin yapımını üstlendiği inşaattan bağımsız bölüm satışı konusunda tarafların anlaştıklarını, aralarında 24.01.2013 ve 22.07.2013 tarihli harici satış sözleşmeleri imzalandığını, yedi adet dairenin satış bedeli olarak müvekkillerince 80.000,00 TL ve 290.000,00 TL'nin nakit ödediğini ve taraflar arasında 150.000,00 TL değer biçilen 3 katlı betonarme binanın da davalı şirkete devredildiğini, müvekkilinin sözleşmeye istinaden üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, taraflar arasındaki satış sözleşmesine göre ....blok ...kat ... nolu bağımsız bölümün sözleşmenin akdedildiği tarih olan 22.07.2013 tarihinden itibaren 4 ay içerisinde, diğer bağımsız bölümlerin de sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren 8 ay içerisinde müvekkillerine teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, ancak davalı şirketin bu güne kadar bu taşınmazları müvekkillerine teslim etmediği, davalı şirket ortakları ... ve ...'ın muvazaalı, hileli ve kötü niyetli işlemlerle şirketin malvarlıklarını kendi üzerlerine geçirerek şirketi içi boş bir hale getirdiklerini, dava konusu olay için tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve davalıların dava konusu borçtan sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek; taraflar arasındaki satış sözleşmelerinin ileriye etkili olarak feshine, dava konusu bağımsız bölümün tamamlanma oranına göre belirlenecek eksik işler bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin davalı şirkete ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 24.01.2013 tarihli sözleşme ile müvekkillerine ödenmesi gereken marangoz işleri bedeli olarak 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 68.800,00 TL kira tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile; eksik işler bedeli olarak 243.585,57 TL, kira tazminatı olarak 68.800,00 TL, 24.01.2013 tarihli sözleşme ile davacılara ödenmesi gereken marangoz işleri bedeli olarak 20.000,00 TL ve manevi tazminat olarak 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; müvekkilin dava konusu sözleşmeyi ... İnş. Ltd. Şti.nin yetkili müdürü olarak imzaladığını, davanın husumet yönünden ve görev yönünden reddi gerektiğini, esas yönünden müvekkilinin sözleşmeye taraf olmadığını, hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı ile harici satış sözleşmelerinin imzalandığını, bu sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu (TBK) 237. maddesi karşısında ve Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi karşısında hiçbir geçerliliğinin olmadığını, davalı şirketin tapuda ferağ vermesi ile satım sözleşmesinin tamamlandığını, temerrüt ve ileriye dönük feshin şartlarının olayda oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili; davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davacının Tüketici Mahkemesinden ileriye dönük fesih isteme hakkının olmadığını, davalı şirketin tapuda ferağ vermesi ile satım sözleşmesi tamamlandığını, temerrüt ve ileriye dönük feshin şartlarının olayda oluşmadığını savunarak davanın esastan reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili; şirket alacaklılarına karşı ortağın hiçbir surette sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu olayda davacı tarafın yedi dairenin satışı konusundaki anlaşmaya ilişkin olarak önce 24.01.2013 tarihli ardından 22.07.2013 tarihli harici satış sözleşmelerinin imzalandığını belirtmişse de bu sözleşmelerin TBK 237.maddesi karşısında hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını bu nedenle bu sözleşmelere dayalı olarak hak talep edilebilmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüyle; davacı ile davalı Şirket arasındaki 24.01.2013 ve 22.07.2013 tarihli satış sözleşmelerinin ileriye etkili olarak feshine, taleple bağlı kalınarak eksik işler bedeli olan 243.585,57 TL’nin 100.000,00 TL’sinin dava tarihinden, bakiye 143.585,57 TL’nin ıslah tarihi olan 18.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 68.800,00 TL kira tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL marangoz işleri bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminatın ispatlanamadığından reddine, karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı şirketin ortakları olan diğer davalıların kendi ve davalı şirketlerin mal varlığı ile asıl borçlu şirket tüzel kişiliğinin malvarlığının birbirlerine karıştırdığı, art niyetli ve hesaplı davranışlarla sırf sorumluluktan sıyrılmak amacıyla hakkın kötüye kullanılması sureti ile tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanarak işlem yaptıkları dikkate alınarak davacı tarafın davalı şirket ve davalı ortaklara husumet yönelterek dava açabileceği, davalı şirketin kendi arsası üzerine yaptığı inşaattan daire sattığı için daire satımına dair haricen düzenlendiği iddia olunan sözleşme geçersiz ise de tapu devredilmek suretiyle sözleşmenin geçerli hale geldiği ve geçerli sözleşmeye ilişkin hususların uygulanması gerektiği ve hukuki haklardan yaralanabileceği, geç teslimden dolayı davacının kişilik hakkının zedelendiğinden bahsedilemeyeceğinden bu sebeple manevi tazminat talep edemeyeceği ve taraflar arasında tanzim edilen satış vaadi sözleşmesinin niteliği gereği ileriye etkili feshinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı ... ve davalı ... ile ... İnş. Ltd. Şti. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulüyle; taleple bağlı kalınarak eksik işler bedeli olan 243.585,57 TL’nin 100.000,00 TL’sinin dava tarihinden, bakiye 143.585,57 TL’nin ıslah tarihi olan 18.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 68.800,00 TL kira tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 20.000,00 TL marangoz işleri bedelinin tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının sözleşmenin ileriye etkili olarak feshi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili; yerel Mahkeme gerekçesinde şirkete dair hiç biçbir değerlendirme yapmadan doğrudan şirketin sorumluluğu yoluna gidildiğini, kaldı ki yasal düzenlemede tüzel kişiliği perdesinin aralanması şeklinde kavram olmadığını, davacı tarafından alacaklılarından mal kaçırma amaçlı muvazaalı tapu devir işlemleri nedeniyle tasarrufun iptali davası açıldığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, geçerliliği olmayan kira sözleşmesine dayanarak kira alacağı istenemeyeceğini, sözleşmenin feshi ve buna bağlı hakların talep edilmesi için temerrüdün gerçekleşmesinin gerektiğini, kira v gecikme tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davaya konu daire satış sözleşmesini ... İnşaat Ltd. Şti.'nin yetkili müdürü olarak imzaladığını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, esas yönünden müvekkilinin sözleşmeye taraf olmadığını, hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığını, harici satış sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu 237. maddesi karşısında ve TMK'nin 706. maddesi karşısında hiçbir geçerliliğinin olmadığını, bu sözleşmelere dayalı olarak hak talep edilmesininde mümkün olmadığını, davacı tarafın tapu devrinin kendisi üzerine yapıldığını bildirdiğini, davalı şirketin tapuda ferağ vermesi ile satım sözleşmesinin tamamlandığını, temerrüt ve ileriye dönük feshin şartlarının olayda oluşmadığını, davadan görev ve husumet yönünden reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili; şirket alacaklılarına karşı ortağın hiçbir surette sorumluluğunun bulunmadığının yasada açıkça düzenlendiğini, bu nedenle davanın şirket ortağı sıfatıyla müvekkiline yöneltilmesinin yasaya açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, esas yönünden taraflar arasında ifa edilmeyen sözleşme hükümlerinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir dairenin satışı olduğunu, dava konusu olayda davacı tarafın bir dairenin satışı konusunda anlaştıklarını, bu anlaşmaya ilişkin olarak harici satış sözleşmelerinin imzalandığını belirtmişse de; bu sözleşmelerin TBK 237. maddesi karşısında hiçbir geçerliliğinin bulunmadığını, bu nedenle bu sözleşmelere dayalı olarak hak talepedilebilmesinin de mümkün olmadığını, davanın görev ve husumet yönünden reddi gerektiğini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddi gerektiğini savunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinin ileriye dönük feshi, eksik iş bedeli ve teslimde gecikmeden kaynaklanan kira tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle daire satımına dair haricen düzenlenen sözleşmeler gereğince, davalı şirketin tapuda kendi adına kayıtlı bağımsız bölümlerin resmi işlemle davacılara devrini yapmış olmasına, davacıların geç teslim nedeniyle kira tazminatı ve eksik işler bedelini ve sözleşmede belirtilen marangoz işleri bedelini talep edebileceğinin ve davalı ortakların davalı şirketin faaliyetlerini yerine getiremez hale gelmesine sebebiyet vererek şirketi zarara uğratmış oldukları, davalı şirketin ortakları olan davalıların kendi ve davalı şirketin mal varlığı ile asıl borçlu şirket tüzel kişiliğinin malvarlığının birbirlerine karıştırdığı, sırf sorumluluktan kurtulmak amacıyla hakkın kötüye kullanılması sureti ile tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanarak işlem yaptıkları anlaşılmakla, tüketici işlemi yönünden satın alınan mal veya hizmetin sayısı yada bedelinin değil tüketicinin amacının belirleyici olmasına göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5efcda21d7f311d5 599f05a784267ff2