Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2143 E., 2025/1827 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2143 E., 2025/1827 K. (24.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2143
Karar No
2025/1827
Karar Tarihi
24.03.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/2143 E. , 2025/1827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2631 E., 2024/268 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/264 E., 2023/45 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Davacının dava dilekçesindeki talebi incelendiğinde, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak talebine ilişkin bulunduğu, talebin fesih istemini de içermesi nedeniyle temyiz yolunun açık olduğu belirlenmekle, davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2024 tarihli temyiz başvurusunun miktar itibariyle reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına, buna bağlı olarak temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının 26.02.2004 tarihinde bir otobüs satın alarak taşımacılık suretiyle işletilmesi konusunda şifahen adi ortaklık kurduklarını, bu sözleşmeye göre davalının, ortak alınan otobüs ile fabrikalara servis çekmeyi ve elde edilen gelirin yarısını müvekkiline pay olarak vermeyi kabul ve taahüt ettiğini, otobüs alırken müvekkilinin 16.500,00 TL nakit ödeme yaptığını, davalının da 15.000,00 TL peşinat olarak ödeme yaptığını ve toplamda 30.000,00 TL peşinat ödendiğini, otobüse ödenecek bedelin geri kalan 65.000,00 TL'lik kısmı için 29 adet senet düzenlendiğini, 01.03.2004 tarihinden itibaren davalının ...fabrikasının çalışanlarını ....'den ...a taşımaya başladığını, otobüsün bedeline ilişkin ilk altı senet ödendikten sonra davalının alacaklısının icra takibi başlattığını ve davalının bu takipten sonra senetleri ödememeye başladığını, davalının servis çektği ... firmasından aylık 4.461,00 TL ücret alırken müvekkiline 3.000,00 TL aldığını söylediğini, davalının adi ortaklık sözleşmesine göre her ay elde edilen kazancın yarısını müvekkiline vermeyi taahüt ettiği halde hiç ödeme yapmadığını, satıcı firmanın senetlerin tahsili için icra takibi yaparak icra kanalıyla otobüsü satın aldığını, davalının kötüniyetli olarak borçlarını müvekkilinden gizlediğini ve tüm kazanca el koyduğunu, davalının hiç vergi ödemediğini ileri sürerek; müvekkili ile davalı arasında 2004 yılında otobüs ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı konusunda kurulan ve artık fiilen sona ermiş olan adi ortaklığını hukuken feshine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00TL kâr payının, 1.000,00 TL müvekkilinin yapmış olduğu vergi ve vergi ceza ödemelerinin ve adi ortaklık kurulması için alınan otobüse müvekkili tarafından ödenen 15.000,00 TL'nin aracın satın alınma tarihi olan 26.02.2014 tarihinden itiberen işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile dava değerini 101.028,93 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı ile müvekkilinin şifahen adi ortaklık kurulduğunu, işbu ortaklıkta otobüs satın alındığını ve sözleşme gereğince çalışmaya başladıklarını, yapılan bu çalışma sonucunda tarafların para kazanmadıklarını aksine zarar ettiklerini, tarafların zarar ederek ortaklıklarını sona erdirdiklerini, davacı tarafın bu ortaklıktan olan alacakları alabilmek amacıyla Vize Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/3 E., sayılı davasını açtığı ve davanın reddine karar verildiğini, bu kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, davacı tarafın gerçek amacının alacak talebinde bulunmak olduğunu ancak bu alacak talebini dava değeri göstererek harçlandırmadığını, davacı tarafın her hangi bir alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre, tarafların hak ve yükümlülüklerini dikkate alındığında adi ortaklığın zarar ettiği, 16 aya isabet eden kârın aracın borcunu da karşılamadığı, ortaklığın araç için 60.000,00 TL borcunun bulunduğu ve bu borç için senet yapıldığı, belirlenen 16 aylık dönemden elde edilen kârın borcu karşılamaya da yetmediği, zararın kârdan fazla olduğu, aracın davacının kabulünde olduğu üzere satan firmanın başlattığı takip neticesinde satıldığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, somut uyuşmazlıkta ,adi ortaklığın davadan evvel sona ermesi nedeniyle, güncellenmiş değerin esas alınamayacağı, adi ortaklık sözleşmesine bağlı olarak munzam zarar istenmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tasfiye memurunca düzenlenen raporda müvekkilinin adi ortaklık faaliyetinden doğan kâr payı alacağı 169,075,65 TL olarak hesap edilmişken bu rakamsal tespitler ve itirazlar yok sayılarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, müvekkiline ödenmeyen adi ortaklık gelir kazanç payının rapor tarihindeki güncel parasal değerinin hesaplanmadığı ve diğer bir takım eksik hesaplamalar nedeniyle itiraz edildiğini, yargılamanın uzunca bir süredir devam etmesi dikkate alındığında dava konusu ihtilaf nedeniyle müvekkilin munzam (aşkın) zararının oluştuğunu, gider kalemleri detaylı tespit edilmeden rapor düzenlendiğini, kâr payı ve müvekkilinin adi ortaklıktan olan alacağı ile ilgili yapılan hesaplamalarda hatalar olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, ortaklık konusu otobüsün satıcı firmanın başlattığı takip dosyası ile cebri icra yoluyla satılmış olması nedeniyle davadan önce ortaklığın sona ermiş olmasına, malvarlığı ve borçları tespit edilen adi ortaklığın zarar ettiğinin anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı