11. Hukuk Dairesi 2025/912 E. , 2025/4656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/63 Esas, 2024/815 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile dava dışı ... arasında 01.01.2015 yürürlük tarihli Münhasır Distribütörlük sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince davacının Türkiye genelinde söz konusu ürünlerin münhasır tek satıcılık hakkını elinde bulundurduğunu, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacının ürünlerin pazarda tanıtımı için reklam yaptığını, fuarlara katıldığını ve ürünün Türkiye’de tanınmasını sağladığını, ancak söz konusu ürünlerin davalı tarafından davacının bilgisi dışında haksız ve kötü niyetli olarak piyasaya sunulduğunu, davalının aldatıcı ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak davacının yaptığı tanıtımdan ve pazarlamadaki özel çabalarından elde ettiği başarıdan yararlanarak gelir elde ettiğini, davalının internet sitesinde “... menşeli ... firması ile başladıkları temsilcilik faaliyeti ..., ... firmaları ile devam edip, her geçen gün yeni distribütörlükler ile genişlemekteyiz” ifadelerini kullandığını, söz konusu ifadelerin tamamen yanlış olduğunu ve müşteriyi aldatma kastı taşıdığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile menine, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata, tecavüze ilişkin mahkeme kararının masrafları tecavüz eden davalı tarafından karşılanarak ilgililere tebliğine ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile dava dışı firma arasında düzenlenen sözleşme ile davacının tam yetkisi olmayan distribütör olarak tayin edildiği ve davacıya dava dışı ... GT’nin temsilcisi olarak hareket etme hakkının verilmediğini, dolayısıyla tek satıcılık sözleşmesinin davacıya münhasırlık hakkı vermediğini, bu sözleşmede yer alan edimlerin ve yükümlülüklerin sözleşmenin taraflarını bağladığını, müvekkilinin aldatıcı veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir rekabetinin bulunmadığını, ... markasının tanınmış ve dünyanın her yerinde satılan bir ürün olduğunu, müvekkilinin de söz konusu ... markalı ürünleri davacıdan önce 2014 yılı Haziran ayında ithal ederek piyasaya satışını yaptığını, davalının satışın artması için ürünlerin tanıtımını yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 2023/63 E. sayılı dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde alınan kök ve ek raporlar doğrultusunda davacının maddi zararını somut belgeyle ispat edemediği ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50/2 hükmü uyarınca zararın hakkaniyete uygun şekilde belirlenebileceği, davalının 2015 ve 2016 yıllarındaki ürün alımları esas alınarak %10 kâr oranıyla davacının 25.052,00 TL maddi zarara uğradığı, ayrıca davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle ithal ettiği ürünleri iç piyasaya satması sonucu davacının zarar gördüğü, bu nedenle hesaplanan zarar miktarının makul olduğu, manevi tazminat yönünden ise davacının haksız fiil nedeniyle 10.000,00 TL zarara uğradığı ve bu tutarın davacı lehine hakkaniyete uygun olduğu tespit edilerek, davacının 01.01.2015 tarihli sözleşme sonrası davalının 20.05.2015 tarihinde haksız rekabet teşkil eden ilk ithalat işlemini gerçekleştirdiği, dava dışı ... ... firmasının Türkiye temsilcisi olmamasına rağmen davalının internet sitesinde aksine beyanlarda bulunduğu ve bu beyanları yargılama sırasında kaldırdığı gerekçesiyle 25.052,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 20.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, haksız rekabetin tespitine, men’ine ve maddi durumun ortadan kaldırılması talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava haksız rekabetin tespit ve men’i ve maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2c0b3a8ad0bed577 cd2b06765e50fbc2