11. Hukuk Dairesi 2025/2898 E. , 2025/4659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/2 Esas, 2025/1 Karar HÜKÜM : Davanın usulden reddi Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 13.05.2019 tarihinde, ...'de bir biyogaz tesisi kurulması için tasarım ve ana elementlerin sağlanması amacıyla Türkiye'de yapılacak endüstriyel çalışmalar için belirlenen genel şartları da içeren bir sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşme ile yükümlendiği tüm edimlerini eksiksiz ve güvenilir bir şekilde yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin 21.02.2020 tarihinde başka bir şirkete ..., ... ve ...’da, ....’dekinin aynısı olduğunu ifade ettiği biyogaz tesisi kurma teklifinde bulunduğunu, böylece müvekkilinin tüm gizli bilgilerini ve geliştirdiği yazılımlarını kendi projesi gibi sunduğunu, davalının bu davranışının sözleşmeden doğan borç ilişkisinin ihlalini oluşturduğunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda (...) bilgisayar programları ve bunların hazırlık tasarımlarının ilim ve edebiyat eserleri arasına dahil edildiği, davalının anılan davranışının ...’i de ihlal ettiğini, müvekkili ile ... GmbH arasında imzalanan satım (eser) sözleşmesi uyarınca müvekkilinin zaman, yer ve içerik açısından sınırsız olarak eseri kullanma hakkını ve dolayısıyla eser üzerindeki mali hakları devraldığını, önalım hakkının da ihlal edildiğini, davalının fiillerinin aynı zamanda müvekkilinin ticari sırlarını ihlaline sebebiyet verip haksız rekabet oluşturduğunu, tüm bunlara rağmen dava konusu 2020/1TA- 270 Esas numaralı tahkim kararı ile iddialarının reddedildiğini, kararın taraflarca mutabık kalınan tahkim süresi içinde verilmediğini, yargılama süresince tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmeyip tarafgir davranıldığını, davalı hakeminin reddi taleplerinin değerlendirilmesinde usule ve mevzuata aykırı davranıldığını, davalı hakemi ile davacı vekili arasında geçmişe dayalı bir husumetin bulunduğunu, davalı hakeminin dosya kapsamındaki dijital delilleri, e-mail yazışmalarını ve dosyaya ilişkin evrakları, avukatlık yaptığı ofisteki ortağı ile paylaştığını, söz konusu evraklara erişim izni vermesinin İstanbul Tahkim Merkezi Tahkim Kuralları’nın 16. maddesi kapsamında davalı taraf hakeminin yargılamayı bağımsız ve tarafsız şekilde yürütemeyeceği izlenimini ve şüphesini oluşturduğunu, hakemin reddi taleplerinin reddinin haksız olduğunu, bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmediğini ileri sürerek İstanbul Tahkim Merkezinin 28.06.2024 tarihli 2020/LA-270 Esas numaralı hakem kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıdan aktarılan hiçbir fikri mülkiyet hakkına konu ürün veya bilginin üçüncü kişilerle paylaşılmadığını, davacının müvekkiline sunduğu teknik hizmetlerin eser niteliğinde olmadığını, sağlanan danışmanlık hizmetlerinin ... kapsamında hak sahipliği doğurmadığını, müvekkilinin ..&...çizimlerini ve yazılım dışındaki tüm teknik tasarımları kendi gerçekleştirdiğini, ... yazılımının kaynak kodlarına erişimi dahi olmadığını, sözleşmeye aykırı hiçbir davranışta bulunmadığını, ayrıca sözleşmenin feshedildiği tarihten sonra sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulamayacağını, tahkim süresinin uzatılmasının tarafların mutabakatıyla gerçekleştiğini, hakem tarafsızlığına ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, bilirkişi sürecine davacının hiçbir aşamada itiraz etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, somut uyuşmazlıkta davalı vekili tarafından yasal süresi içinde yetki itirazında bulunulmamış olmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 439/1 hükmü uyarınca hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabileceği, bu davanın tahkim yerindeki bölge adliye mahkemesinde açılmasının zorunlu olduğu, madde gerekçesinde iptal davasının ancak yetkili mahkemede açılabileceği düzenlemesinin kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı içerdiği, bu nedenle hakem kararının iptali için tahkim yerinin taraflarca İstanbul olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın HMK'nın 439/1, 114/1-ç, 115 hükümleri uyarınca yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hakem kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 423c7594e46cc242 aa7990fb0fc49149