Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/80 E., 2025/4166 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/80 E., 2025/4166 K. (17.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/80
Karar No
2025/4166
Karar Tarihi
17.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/80 E. , 2025/4166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1508 Esas, 2024/1633 Karar KARAR : Esastan Ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/..., 2017/... sayılı ve "..", ".." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/.... kod numarasını alan başvuruya itirazlarının nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa davacının adına tescilli markalar ile sigara, nargile tütünü başta olmak üzere üst kalitede her türlü tütün ve tütün ürünlerini üreten ve dünyanın pek çok ülkesinde piyasaya arz eden çok uluslu, sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, itiraz edilen markada "..." ibaresinden önce gelen Türkçe'de "için" anlamına gelen ".." ibaresinin itiraz olunan markayı davacının markalarından farklılaştırmadığını, karşılaştırılan markaların ayırt edilemeyecek derecede benzerliğinin karıştırılma ihtimalini beraberinde getirdiğini, marka başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunu, davalı firmanın davacı markaları etrafında dolanmakta, aynı ya da ayırt edilemeyecek işaretleri adına tescil ettirmek üzere başvurular yapmakta olduğunu, başvuru sahibinin bu yolla öncelikli hak sahibi olan davacının ticaretine engel olma, pazarından haksız yarar elde etme amacıyla hareket ettiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-167 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2020/....başvuru numaralı “. ...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; başvuru markası ile davacının iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürdüğü markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketicilerin "..." ibaresini yapay parçalara bölerek içinden sadece "..." ibaresini seçip aynı zamanda bu ibareyi ön plana çıkarmasının makul ve beklenebilir olmadığını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla belirgin biçimde farklılaştığını, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ispatlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun "..." ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak bağımsız şekilde içerdiği ve benzer olduğu, ilave unsurların benzerliği ortadan kaldırmadığı, ayrıca markaların başvuru kapsamında aynı/ aynı tür malların bulunduğu, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan yeterli farklılaşmanın sağlanmadığı, somut olayda karşılaştırılan işaretlerin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olduğu ve aralarında karıştırma ihtimali bulunduğu, davacının “.. ...” ibareli başvuru tarihinden önce bu ibarenin aynısı veya benzeri için tescilsiz şekilde ticari bir kullanımı olduğu yönünde bir bilgi veya belge sunulmadığı, davacının ticaret unvanının "..." olması ve bu iki ibarenin birbirleriyle benzerlik taşımaması sebebiyle SMK’nın 6/6. maddesinin uygulama şartlarının oluşmadığı, tanınmışlık ve kötüniyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-167 sayılı kararının iptaline, 2020/.... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2020/... sayılı "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2017/112611, 2017/110562 sayılı "...", ". ..." ibareli markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda Türkçe karşılığı "için" olan "..." kelimesinin "..." ibaresine vurgu yaptığı, davacının itirazına mesnet markalarda aslen koruma altına alınmak istenilen unsurun da “...” ibaresi olduğu, bu durumda karşılaştırılan markalar arasında asli unsur olan "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan yüksek düzeyli benzerlik bulunduğu, başvuruya yeterli ayırt edicilik kazandırılmaması karşısında SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi K A R Ş I O Y Dava, davalının marka başvurusuna yapılan itirazın reddi üzerine verilen YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davalının başvuru markası "... ..." ibaresinden oluşmakta olup, davacının itiraza mesnet markaları ise kare bir kutu içerisinde "..." harfinin bulunduğu şekil ve ".." harfi diğerlerinden daha büyük olarak konumlandırılmış "..." ile "..." ibarelerinden oluşmaktadır. ".." markası ise, görsel açıdan "..." kelimesi 7 rakamı ile birlikte yazıldığı gibi ".." harfini oluşturan çizgilerden birisi 7 rakamı ile alt kısımda birleşmek suretiyle farklı bir görünüm oluşturmaktadır. Davalının tek başına "..." ibareli bir markası ise bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının markaları da bir bütün olarak özgün ve ayırt edicilikleri olan markalardır. Yukarıda belirtildiği gibi davacının itiraza mesnet markaları "..." ibaresinden hareketle oluşturulmuş ve farklılaştırılmış markalardır. "..." ibaresinin ise bilirkişi raporuyla da ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere günlük hayatta her alanda sıkça kullanılan bir çok sektörde karşımıza çıkan "maksimum"un kısaltması şeklinde olup, neredeyse tüm dünya dillerinde "en çok, maksimum, azami, tam puan" gibi anlamlara gelen bir kelimedir. Artık bu anlamda bütün emtialar bakımından tek başına ayırt ediciliğini kaybetmiş, zayıf bir markadır. Diğer taraftan davacının tescilli olduğu ve davalının tescile bağlanan marka başvurusu kapsamındaki emtiaların tütün, tütün mamülleri, sigaralar, purolar, çiğneme tütünleri, sigara malzemeleri gibi 34. sınıfa dahil olan emtialar olduğu dikkate alındığında belirli bir tüketici kitlesine hitap eden ürünler olup, halkın geneli tarafından kullanılan, talep edilen ürünler değildir. Bu emtiaların 18. yaşın altındaki bireylere satılmasının da yasak olduğu düşünüldüğünde bu ürünlerin direk seçilip alınmadığı bizzat bilinçli bir şekilde markası belirtilmek suretiyle bilinçli tüketici tarafından satış görevlisinden istendiği açıktır. Artık bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun kararın onanması gerektiği yönündeki görüşüne katılmamaktayım. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c4e9bd9ffa4b2645 ad2ca00887630d26

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı