11. Hukuk Dairesi 2024/5622 E. , 2025/4171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1749 Esas, 2024/1236 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait "..." ve at üstünde ... oyuncusu figürlü markalarını uzun yıllardır menşe ülke Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere dünya genelinde, Türkiye'de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını, tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin "..." markası ile davalı adına tescilli markanın ve tescilsiz markasal kullanımlarının aynı ve ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik içerdiğini, markaların aynı tür ve benzer malları kapsadığını, davalının müvekkili adına tescilli ... markasını ve at üstünde ... oyuncusu figürlü tanınmış markasını müvekkilinin izni olmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak birçok üründe kullandığını, müvekkilinin bu markalar üzerindeki haklarına tecavüz ettiğini, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalıya ait 2013/... sayılı "TRG ..." markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, müvekkilinin tescilli markalarına karşı gerçekleştirilen tecavüzün durdurulması, men'i ve ref'i ile davalının haksız rekabetinin ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı adına TÜRKPATENT nezdinde 2013/... sayı ile tescilli "TRG ..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli tasarımlara yönelik davalının benzer ürünler satışa sunmak suretiyle tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile tecavüz ve haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesine, davalı tarafın davacının tasarımına tecavüz sonucu üretilen ürünlerine el konulmasına, davalının haksız eylemlerine son verilerek “...” ve “... +şekil (at üstünde ... oyuncusu figürlü) ibaresini taşıyan tüm ürünlerin vs. tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün, tanıtım aracı ve www.turgaylarcanta.com.tr alan adlı internet sitesinden çıkartılması, bunun imkansız olması halinde bunların imhası, dosyaya celp olunan belgeler ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri dikkate alındığında davacının talep ettiği hesaplama yöntemine göre zararının tam olarak tespitinin mümkün olmadığı ancak davalının davacıya ait tescilli tasarımlara tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespit edildiği anlaşıldığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 50/2 hükmü gereği takdir olunan 7.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının davacıya ait tescilli tasarımlara tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespit edildiği anlaşıldığından 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmün ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." esas unsurlu birçok markalarının bulunduğu, davalı ait hükümsüzlüğü talep edilen markanın 2013/... nolu "TRG ..." ibareli marka olduğu, taraf markalarında ortak unsurun "..." ibaresi olup davalı markasındaki "TRG" ibaresinin ayırt edicilik sağlamadığı, TRG ibaresinin davalının markasının esaslı unsuru olmadığı, davalının markasının davacının "..." ibareli markaları ile benzer bulunduğu ve bu markalarla ilişkilendirilebileceği, davalının markası kapsamındaki 18. sınıftaki mallar ile davacı markalarındaki mal veya hizmetlerin aynı/benzer bulunduğu, bu nedenle davalının 2013/... no.lu "TRG ..." ibareli markasının davacının "..." ibaresini içeren markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu itibarla hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının tescilli markasını kullanmasının davacının markadan doğan haklarına tecavüz teşkil etmediği ancak davalının at üstünde ... oyuncusu figürü kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, zira davalının "TRG ... şekil" ibareli marka tescil başvurusunun davacının yaptığı itiraz sonucu reddedildiği, söz konusu ret kararının kesinleştiği, davalının tescilsiz şekilde ... oyuncusu figürünü kullandığı mallar ile davacının tescilli .. sayılı markasında yer alan malların benzer olup ortalama tüketici nezdinde iltibas ve tecavüz teşkil ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının tercih hakkını 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 66-b maddesindeki tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre hesaplanması yönünde kullandığı, davalının ticari kayıtlarının incelenememesi nedeniyle TBK'nın 50/2 hükmü uyarınca belirlenen 7.500,00 TL maddi tazminatın ve 5.000,00 TL manevi tazminatın, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9f47c8bd19d15ae5 e9d1b6ea1b1698f9