Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/6163 E., 2025/4170 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6163 E., 2025/4170 K. (17.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6163
Karar No
2025/4170
Karar Tarihi
17.06.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/6163 E. , 2025/4170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/115 Esas, 2024/1486 Karar HÜKÜM : Esastan Ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerin 1862 yılında ...'te kurulmuş kalıp sistemleri, maden işletmeciliği ve inşaat alanlarında faaliyete bulunan ileri teknoloji sahibi bir mühendislik grubu olduğunu, müvekkilinin birçok tescilli markalarının olduğunu, müvekkilinin .... markasının hem ticaret unvanında hem alan adından kaynaklanan haklar kapsamında korunmakta olduğunu, davalı şirketin müvekkillerinin ... ve ... markalarını ve logolarını ve telif hakkına konu görsellerini ve materyallerini taklit etmekte olduğunu, davalı şirketin ...com ibareli alan adını kendi adına kötü niyetli bir şekilde tahsis ettirdiğini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/210 D.iş sayılı dosya kapsamında yapılan delil tespiti sonucunda hazırlanan tespit raporlarında tüketici nezdinde iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek davalının, müvekkillerinin markalarının ve logolarının ve ürünlerinin, müvekkillerinin telif hakkına konu görselleri, tanıtıcı materyalleri, videoları ve ürün kullanım kılavuzlarının aynını veya benzeri ürünlerini kullanmak, üretmek, depolamak, satışa arz etmek, satmak, reklam ve tanıtımını yapmak suretiyle vaki fiillerinin haksız olduğunun ayrı ayrı hükmen tespitine, davalının haksız rekabetinin men'ine, davalının fiillerinin, müvekkillerinin markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve tecavüzün tespitine binaen tecavüzün men'ine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait müvekkillerinin markalarının ve logolarının ve ürünlerinin, müvekikllerinin telif hakkına konu görselleri, tanıtıcı materyalleri, videoları ve ürün kullanım kılavuzlarının aynını veya benzerini taşıyan her türlü mal, ürün, tabela, etiket, broşür, ambalaj, katalog, fatura, ticari evrak ve benzeri basılı malzeme ile tanıtma vasıtalarının, davalıya ait işyerlerinden ve ticari amaçla bulundukları her yerden toplanmasına, imha edilmesine, davalıya ait www....com.tr, www....com ve ...com adresli web siteleri, tr-tr...com/.../, www.instagram.com/...._corp/ ve twitter.com/..._as?s=09 adresli sosyal medya hesapları ve www...com.tr/..../.../, www...com/wp-content/uploads/2019/03/...-tools-katalog-112-sayfa.pdf URL adresindekiler de dahil olmak üzere, müvekkillerinin markalarının ve logolarının ve ürünlerinin, müvekkillerinin telif hakkına konu görselleri, tanıtıcı materyalleri, videoları ve ürün kullanım kılavuzlar ile iltibas yaratacak şekildeki müvekkillerinin markasına ve fikri sınai haklarına tecavüz teşkil eden davalının tüm kullanımlarının çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmadığı takdirde söz konusu web sitelerine erişimin engellenmesine, davalıya ait ....com alan adı tahsisinin iptaline ve sicilden terkinine, sicilden terkini mümkün olmadığı takdirde erişimin engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan davadaki iddiaların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, tespit dosyasından aldırılan raporların tek taraflı beyanlar sonucu tanzim edildiğini, değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporunda www....com internet adresinde yapılan inceleme ile ... marka ve logosunun kullanıldığı şeklinde değerlendirme yapılmışsa da işbu yanlış değerlendirmenin neye göre yapıldığının belirsiz olduğunu, davacı taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete yönelik haksız rekabete ilişkin iddiaların çok daha önce ve birden fazla kez yöneltildiğini, ilgili ihtarnamelere gerekli cevapların sunulduğunu ve bu süreçler sonunda davacı tarafın herhangi bir girişimde bulunmadığını, aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren pek çok şirketin internet sitesi ve ürün tanıtım kılavuzlarında da aynı durumun söz konusu olduğunu, bu durumda kanuna ve marka hakkına herhangi bir tecavüzün de oluşmadığının sabit olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 15 yıllık bir ticari ilişkinin olduğunu, herhangi bir sorun yaşanmadığını, ticari ilişki sona erdikten sonra haksız rekabet iddiası ile dava ikame edilmesinin kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirkete ait internet sitesinde yer alan ürünlerin müvekkili şirketin kendi ürünleri olduğunu, sitede açık ve net bir şekilde alternatif ürün olduğunun belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davalının davacılara ait "..." ve "..." ibareli markalardan doğan haklarına tecavüzünün, haksız rekabetinin ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 84.maddesi kapsamında haklarını ihlal etmek suretiyle haksız rekabetinin tespitine, men'ine, ref'ine, bu kapsamda "...." ve "..." markalarını ihtiva eden ve davacı yana ait FSEK 84.madde kapsamında korunan ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen fotoğraf ve görüntüleri ihtiva eden davalı yana ait her türlü tanıtım malzemesine, ürünlere, tabela, etiket, broşür, ambalaj, katalog, fatura, ticaret evrakına el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, www...com.tr, www...com, "...-@..._corp" ve "Twitter-@...." , https://www....com/.../ adreslerine ve sosyal medya hesaplarına ve tüm linklerine erişimin engellenmesine, www...com alan adı tahsisinin iptaline ve terkinine, hüküm özetinin masrafı davalı yanca karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına ... ibareli ... sayılı ve ... ibareli ... sayılı markaların tescilli oldukları, davalının kendisine ait internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında satışını yaptığı ürünlerin tanıtımında davacıya ait markaları, davacı yana ait ürünlerin fotoğraflarını kullandığı, davalı, zamanaşımının gerçekleştiğini ve sessiz kalma yolu ile hak kaybının gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de, ihlal oluşturan haksız fiillerin devam eden niteliği gereği somut olayda zamanaşımının söz konusu olmadığı, taraflar arasında eskiye dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının 04.05.2017 tarihli ihtarname keşide ederek kullanımların sonlandırılmasını ihtar ettiği, bu ihtarname ile ticari ilişki nedeniyle kullanımlara karşı muvafakatin geri alındığının kabulü gerektiği, bu tarihten sonraki kullanımların akdi ya da hukuki bir temele dayalı olmadığı, ihtarname tarihi ile 15.09.2020 dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin geçmediği, davanın makul süre içinde açıldığından sesssiz kalma yolu ile hak kaybının söz konusu olmadığı, öte yandan tarafların inşaat sektöründe faaliyet gösterdikleri, davacı şirketin aynı zamanda ticari ünvanında yer alan ve marka olarak tescilli ... ibaresinin ilgili sektörde bilinirliğinin yüksek olduğu anlaşılıyorsa da , bu markanın ayırt edici işaret olmasından öte ayırt edicilik özelliğini kaybederek ilgili ürünlerin adı haline geldiği, jenerikleştiğine dair iddianın somut ispatının dosyada mevcut olmadığı, davalı da bizzat söz konusu markaları jenerik olarak değil, kendi ürünlerinin bu markalı ürünlerin alternatifi olduğunu vurgulamak suretiyle kullandıklarını beyan ederek, hukuka uygun kullanım savunmasında bulunmuş ise de, ürünün eş değer parçasının tanımına, niteliklerinin açıklanmasına yönelik bir kullanımın somut olayda mevcut olmadığı, orjinal olmayan benzer ürünün satışında davacı markasının ticari etki yaratacak şekilde markasal kullanılmasının, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7/5 maddesi kapsamında ticari hayatın olağan akışı içinde, dürüstçe kendi markası altında alternatif yedek parça tanıtımı şeklinde bir kullanım olmadığı, davalının aynı emtialar için markaları internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki paylaşım içeriklerinde, alan adında kullanımlarının, davacıya ait orjinal ürün fotoğraflarının kullanımının tüketiciler nezdinde ürünlerin kalitesine, kaynağına, işletmeler arasında bağlantı kurulmasına bu yolla itibasa neden olabileceği SMK'nın 7/2-3 ve 29 maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafça davacıya ait ürünlerin tanıtım ve reklam amaçlı oluşturulan fotoğraflarını kullandığı, dava konusu fotoğrafların eser niteliğinin bulunmadığı, ancak FSEK'in 84. maddesi hükmü gereğince eser niteliği taşımasa bile fotoğrafın ilk tespit sahibi davacıya FSEK kapsamında koruma sağlayacağı, davalı tarafça söz konusu fotoğrafların davacıya ait olduğuna karşı çıkılmadığı gibi davacı web sitesi içeriği ve davacı delilleri ile bu hususun sabit olduğu, davacının davalılar tarafından fotoğrafın izinsiz kullanılmasına yayınlanmasına FSEK'in 84. maddesi delaleti ile haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak karşı koyabileceği, sonuç olarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, FSEK kapsamındaki haklar ile marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, meni, refi, internet alan adının iptali istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı