11. Hukuk Dairesi 2025/218 E. , 2025/4165 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2112 Esas, 2024/1748 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/.... sayılı 43. sınıf hizmetlere ilişkin "... ..." ibareli marka tescil başvurusunun, davalı şirket tarafından yapılan itiraz üzerine nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, redde gerekçe markaların herhangi birisi ile müvekkilinin tamamen özel tasarım olarak hazırlanmış olan markası arasında renk, içerik ya da görünüm olarak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, markanın asli unsurunun, "..." ibareleri olduğunu, itiraz edenin de tıpkı müvekkili gibi markasının önüne ve arkasına, şekil ve ibareler eklediğini, itiraz edenin markalarında yer alan “...” ibaresinin münhasıran kendisi adına tescilli olmadığını, diğer ibarelerin ise (.....) müvekkilinin başvuru markasında yer almadığını, 2018/.... sayılı ".... & ...." markasının da farklı bir logo ile müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin "www.......com.tr" ibareli web sayfasının sahibi olduğunu, markaların yeterince farklılaştığını ileri sürerek 2020-M-7244 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; “...” ibaresinin başvurunun tek esas unsuru olduğunu, itiraza dayanak markalarda da baskın veya esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, markaları oluşturan işaretlerin yüksek düzeyde benzer olduğunu, başvuruda daha küçük puntolarla yazılan diğer ibareler tanımlayıcı ibare olduklarından marka algılarına bir etkilerinin olmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi anlamında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait marka tescil belgeleri ile davacıya ait marka başvurusu arasında gerek emtia, gerekse işaret benzerliği bulunduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır otelcilik, geçici konaklama ve turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, karşılaştırılan markalarda esas unsurunun müşterek olarak "..." ibaresinden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşılaştırılan markalar arasında müşterek olarak "..." kelimesinin ön planda olduğu, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları her zaman bir arada görüp karşılaştıramayan, markaların detaylarını analiz etmeyen, ayırt edici unsurlarının gözü ve kulağında kalan izi ile hareket ... ortalama tüketici kesiminin daha sonra davaya konu marka başvurusunu aynı/benzer hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markaların serisi niteliğinde bir marka zannedebileceği, bu hususta yanılsamaya düşebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, belirtilen nedenlerle karşılaştırılan markalar arasında SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının 2018/.... sayılı ve 12.04.2019 tescil tarihli markasının iş bu dava konusu başvuru bakımından müktesep hak sağlamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2019/... sayılı "... ..., ..., Turkey + şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet 2006/...., 2006/..., 2006/..., 2006/.... sayılı "... ... ... e şekil", "... ... tour e şekil", "... ... e ... şekil”, ".. ... .. e şekil" ibareli markalar arasında, başvuru kapsamındaki 43. sınıf hizmetler bakımından SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda "..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, diğer unsurların tali/tanımayıcı nitelik taşıdığı, redde mesnet markalarda aslen koruma altına alınmak istenilen unsurun da “...” ibaresi olduğu, diğer bileşenlerin "..." ibaresine vurgu yaptığı, bu durumda karşılaştırılan markalar arasında asli unsur olan "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklanan yüksek düzeyli benzerlik bulunduğu, başvuruya yeterli düzeyde ayırt edicilik kazandırılmadığı, davacının müktesep hak iddia ettiği 2018/.... sayılı markanın tescil tarihinin üzerinden dava konusu başvuru tarihine kadar beş yıllık süre geçmediğinden müktesep hak korumasından yararlanamayacağı, davacı YİDK sürecinde redde mesnet markalar bakımından kullanım ispatı talep etmediğinden, bu yöne değinen istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz ... asıl ve birleşen davada davacıya yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! abfe5c3f329bd632 f8276f6110d553c1