11. Hukuk Dairesi 2024/6598 E. , 2025/4194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/455 Esas, 2024/1668 Karar HÜKÜM : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... markasının tanınmış marka olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli birçok markasının bulunduğunu, söz konusu markaların şekerleme endüstrisi alanında hak sahibi müvekkili tarafından halihazırda kullanıldığını, davalının, zaman içerisinde logosunu müvekkili logosuna yanaşarak özellikle çocuklar nezdinde karışıklık yaratacak girişimlerde bulunduğunu, davalının daha sonra yaptığı başvurularda da markaların şekli unsurunu müvekkilinin markasına bir adım daha yaklaştırılması amacıyla kırmızı kabartmalı yazı etrafına beyaz bulutsu çerçeve eklediğini ve işbu ibarenin tali unsur olarak kullanıldığını, tarafların hitap ettiği tüketici kitlesinin çocuklar olduğunu, karıştırılma ihtimali değerlendirilmesinde bu hususun dikkate alınması gerektiğini, TÜRKPATENT nezdindeki tescil sonucunu beklemeden fiili kullanıma da geçtiğini belirterek davalı eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, menine, giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının asli unsuru "..." kelimesi ile davalı markasının asli unsuru "..." kelimesi arasında anlamsal, işitsel ve görsel bir benzerlik bulunmadığı, kelimelerin sonunda bulunan harf ortaklığının benzerlik kurulması için yeterli kabul edilemeyeceği, davacı markasındaki "..." kelimesinin Türkçe olmaması buna karşın davalı markasının Türkçe algılanarak anlamlandırılması dolayısıyla tüketici nezdinde markalar daha da ayrışmakta olduğu ve karıştırma ihtimalinin ortadan kalktığı, markalarda bulunan renk ve yazım stili gibi benzerlikler ise kelime unsurları arasındaki farklılıkları geçerek benzerlik yaratabilecek dikkat çekicilik ve orjinallikte olmadığı, bu durumda taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırma ihtimali bulunmadığı, taraf markalarının yer aldığı ürün ambalajlarının kıyaslamasında markaların ürünler üzerinde yukarıda ve büyük formda konumlandırıldığı, bu markalar arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle ambalajların ayırdediciliğinin arttığı, söz konusu ambalajlarda farklı şekil unsurlarının yer aldığı (kola aromalı ürünlerde davalı ambalajında göz, kaş ve ağızla karakterize edilmiş kola şişesi varken davalı ambalajında kola şişesinin ... etiketiyle orjinal hali ile yer aldığı, davacı ambalajında ayrıca bir karikatürize ayı görseli ile davacı ürün sloganı olan "çocuk ya da büyük ol..." ibarelerinin yer aldığı, marşmelov aromalı ürünlerde ise davalı ambalajının pembe, davacı ambalajının mor olduğu, marşmelov figürlerinin birbirlerinden tamamen farklı karakterize ve formda oldukları) bu hali ile davalının davacı ticari takdim şekli ve ambalajına yakınlaştığından bahsedilemeyeceği, haksız rekabet unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2e2b3241c2130cc6 7756b90cb6df5d3b