Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/758 E., 2025/5576 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/758 E., 2025/5576 K. (22.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/758
Karar No
2025/5576
Karar Tarihi
22.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/758 E. , 2025/5576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1704 Esas, 2024/1835 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/209 E., 2022/112 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ve “... ...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, “...” ibaresi ile müvekkili adına çok sayıda marka tescilinin bulunduğunu, davalı şirketin 2020/74535 “...” ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, ilgili taraf markalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-(ç) maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, 6/1 hükmü anlamında iltibasa sebebiyet vereceğini, dava konusu markada vurgunun “...” kelimesi üzerinde olduğunu, müvekkilinin markalarını uzun yıllardır kullanmakla ibareyi ayırt edici hale getirdiğini, davalı markasının müvekkilinin tanınmış markalarından haksız yarar sağlayacağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, SMK'nın 6/3, 6/6, 6/7 ve 6/8 hükümleri uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek 2021-M-4786 sayılı YİDK kararının iptali ile 2020/74535 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır süt ürünleri imalatı konusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü, taraf markalarının görsel olarak farklı olduğunu, aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, “...” kelimesinin tanınmış marka algısı yaratmadığını, davacıyı çağrıştırmadığını, peynir ürünleri için cins bildirir bir niteliğinin bulunduğunu, davacının “...” ibaresi üzerinde tekel hakkı oluşturmaya çalıştığını, bunun kötüniyetli bir yaklaşım olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından "..." ibaresinin “29. sınıf -kararda sayılı- emtialarda tescili için marka tescili başvurusunda bulunulduğu, davacının itirazına mesnet markalarının tamamının, dava konusu marka başvurusuna konu 29. sınıftaki mallar ile aynı, aynı tür veya benzer olduğu, davalı markasının “...” ibaresinden; davacının itiraza dayanak markalarının ise “... ...” ve sair “...” unsurlu markalardan olduğu, davacı markalarının hiçbirinin dava konusu "..." markası ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, bu nedenle SMK'nın 5/1-(ç) hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı, davacının itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalarında, çatı markası olan “...” ibaresi ile birlikte “...” kelimesinin yer aldığı, gerek dava konusu markada, gerekse davalı taraf markalarında “...” ibaresinin bağımsız ayırt edici varlığını koruduğu, dava konusu markanın “...” şeklindeki yazımının, anılan ibarenin bu niteliğini ortadan kaldırmadığı, telaffuzunun “...” sözcüğü ile benzer bir algıyı ilk anda yarattığı ve vurguyu “... “kelimesi” üzerine topladığı, bu ibarenin davacı markalarının da esas unsuru olmasından kaynaklı olarak işaretler arasında yüksek düzeyli işitsel, kavramsal ve görsel benzerliklerin olduğu, emtia benzerliği ve işaret benzerliği bir bütün olarak ele alındığında markaların aynı iktisadi – idari kaynağa ait markalar olarak algılanabilecekleri, davacının önceki tarihli “... ...” veya “...” markalarınıı taşıyan mal veya hizmetler ile bir şekilde karşılaşmış, duymuş, görmüş, tecrübe etmiş ortalama bir tüketicinin, sonraki tarihli dava konusu markayla da benzerliği tespit olunan mal veya hizmetlerde karşı karşıya kaldığında, işaretler arasında “...” kelimesinden kaynaklı bu benzerlik nedeniyle bir ilişki kuracağı, davacı markalarındaki “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu emtialarda vasıf belirtmediği, “...” ibaresinin davacının uzun yıllara sari kullanım ve tescilleri kapsamında özellikle “süt ve süt ürünlerinde” ciddi anlamda ayırt edicilik edinerek davacı ile anılır hale geldiği, dolayısıyla 3. kişilerce markasal etki doğuracak nitelikteki kullanımların, davacı markaları ile karıştırılabileceği, SMK'nın 6/1 hükmü şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itiraza mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunduğu, davacı markalarının asli unsurunu, yerleşik mahkeme kararlarıyla ayırt edici nitelik taşıdığı kabul edilen "..." ibaresi oluşturmakta iken dava konusu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, bu haliyle başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı ve dava konusu başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanacağı, sektör bilirkişisinin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının itiraza mesnet markasının "süt ve süt ürünleri" emtiası bakımından tanınmış olduğu, bu durumda söz konusu emtia bakımından SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile tescili halinde marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0aa0c844e5a2ba32 c348eec44e344dec

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı