Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/696 E., 2025/5528 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/696 E., 2025/5528 K. (22.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/696
Karar No
2025/5528
Karar Tarihi
22.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/696 E. , 2025/5528 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/688 Esas, 2024/1973 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/45 E. - 2023/40 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun süredir tescilli ve yoğun olarak kullanmakta olduğu “...” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, bu markaların uzun süredir kullanılmaları nedeniyle ayırt edicilik kazandıklarını, davalı tarafın 2016/99382 tescil numaralı “...” markasını tamamen kötüniyetli olarak, davacı şirket ile aynı ve türdeş mal ve hizmetlerde tescili için başvurduğunu ve kullandığını, markanın davacının markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının 2014/82984 başvuru numaralı “...” ibareli önceki markasına karşı dava açılması üzerine davalının bu markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalının 2016/ 99382 tescil sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının "..." markasını dava dışı ... Gıda .. Ltd. Şti'den 14.05.2018 tarihli devir sözleşmesi ile devraldığını, ... ibaresinin dünya, hayat gibi genel nitelikte bir ibare olup bir kişi veya kurumun kullanımına tahsis edilemeyeceğini, "..." markasının davacı tarafa zarar verebilecek ya da karşılaşanları aldatabilecek nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davaya konu markayı dava dışı ... Gıda .. Ltd. Şti'den 14.05.2018 tarihinde devraldığı, bu şirketin tescil başvurusu yaptığı 2014/82984 tescil başvuru numaralı “...” markasının hükümsüzlüğü için davacı tarafça 16.05.2016 tarihinde dava açıldıktan hemen sonra 08.12.2016 tarihinde yeniden aynı markanın tescili için 2016/99382 başvuru numarası ile başvuru yaptığı, bu nedenle marka başvurusunun kötüniyetli olduğu, daha sonra markanın davalıya devredilmesinin tescil başvuru aşamasındaki kötüniyeti ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki davalı şirket ile marka başvurusunu yapan şirketlerin ticaret unvanlarının "..." ibaresini içermesi, ayrıca marka devir sözleşmesini devreden şirket yetkilisi olarak imzalayan ...'ın aynı zamanda davalı şirketin de ortağı ve yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle birbirleriyle bağlantılı oldukları, bu durumun da davalı tarafın kötüniyetli olduğunu gösterdiği, marka kötüniyetle tescil edilmişse tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle 2016/99382 tescil numaralı "..." markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. ve 6/9. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cffb6044e38f5a35 e2c02499950feb1a This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2025/696 E. , 2025/5528 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/688 Esas, 2024/1973 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/45 E. - 2023/40 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun süredir tescilli ve yoğun olarak kullanmakta olduğu “...” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, bu markaların uzun süredir kullanılmaları nedeniyle ayırt edicilik kazandıklarını, davalı tarafın 2016/99382 tescil numaralı “...” markasını tamamen kötüniyetli olarak, davacı şirket ile aynı ve türdeş mal ve hizmetlerde tescili için başvurduğunu ve kullandığını, markanın davacının markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının 2014/82984 başvuru numaralı “...” ibareli önceki markasına karşı dava açılması üzerine davalının bu markayı tescil ettirdiğini ileri sürerek davalının 2016/ 99382 tescil sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının "..." markasını dava dışı ... Gıda .. Ltd. Şti'den 14.05.2018 tarihli devir sözleşmesi ile devraldığını, ... ibaresinin dünya, hayat gibi genel nitelikte bir ibare olup bir kişi veya kurumun kullanımına tahsis edilemeyeceğini, "..." markasının davacı tarafa zarar verebilecek ya da karşılaşanları aldatabilecek nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davaya konu markayı dava dışı ... Gıda .. Ltd. Şti'den 14.05.2018 tarihinde devraldığı, bu şirketin tescil başvurusu yaptığı 2014/82984 tescil başvuru numaralı “...” markasının hükümsüzlüğü için davacı tarafça 16.05.2016 tarihinde dava açıldıktan hemen sonra 08.12.2016 tarihinde yeniden aynı markanın tescili için 2016/99382 başvuru numarası ile başvuru yaptığı, bu nedenle marka başvurusunun kötüniyetli olduğu, daha sonra markanın davalıya devredilmesinin tescil başvuru aşamasındaki kötüniyeti ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki davalı şirket ile marka başvurusunu yapan şirketlerin ticaret unvanlarının "..." ibaresini içermesi, ayrıca marka devir sözleşmesini devreden şirket yetkilisi olarak imzalayan ...'ın aynı zamanda davalı şirketin de ortağı ve yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle birbirleriyle bağlantılı oldukları, bu durumun da davalı tarafın kötüniyetli olduğunu gösterdiği, marka kötüniyetle tescil edilmişse tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle 2016/99382 tescil numaralı "..." markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. ve 6/9. maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 22.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cffb6044e38f5a35 e2c02499950feb1a ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı