11. Hukuk Dairesi 2025/724 E. , 2025/5873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1234 Esas, 2025/43 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/245 E., 2024/50 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, 25.04.2021 tarihinde saat 14.00 sularında arandığını, isminin ...olduğunu belirten şahsın kendisini ... müşteri hizmetleri temsilcisi olarak tanıttığını, müvekkilinin hakkında tüm kişisel verilere sahip olan şahsın müvekkiline "hesabınızdan 1.000,00 TL para çıkışı yapıldı, şüpheli işlem yapıldığı için aradık, bununla ilgili bilginiz var mı? İşlemi durdurmamız için ... Sport uygulamasını indirin, hesabınıza bloke koymamız için gelen şifreyi bizimle paylaşın" dediğini, kendisine ait tüm kişisel verilere sahip olmasına da güvenen müvekkilinin uygulamayı indirip, iletilen ID şifresini şahısla paylaştığını, kendisini müşteri temsilcisi olarak tanıtan bu şahıs "hesabınızdan muhtelif saatlerde muhtelif tutarlarda çıkış yapılmıştır, ayrıca 40.000,00 TL kredi başvurunda bulunulmuştur, onaylıyor musunuz" dediğini, bunun üzerine müvekkili hesabından çıkışı yapılan paralardan haberi olmadığını belirtip kredi istemediğini söyleyerek telefonu kapattıktan sonra ... müşteri hizmetlerini arayıp gerçekleşen bu durumu aktardığını, müşteri temsilcisinden, 25.04.2021 tarihinde müvekkiline ait olan vadesiz altın hesabından; saat 14.42-17.34 arasında küçük meblağlarda 7 ayrı işlem yapıldığı, saat 17.38'de 495,43 TL kur üzerinden, 129,18 gr altın (63.999,65 TL tutarında) satış işlemi yapıldığı, saat 17.45'de 465,43 TL kur üzerinden 54,3 gr altın (25.272,84 TL tutarında) satış işlemi yapıldığı, saat 17.49'da ise 10.4576 kur üzerinden 1.434,35 Avro (14.999,94 TL tutarında) alış işlemi yapıldığını ve "bedellerin tamamının ...'in hesabına havale edildiği, ...'in ise tutarları ... A.Ş. nezdinde bulunan ... . Anonim Şirketi hesabına aktardığı" bilgisinin alındığını, müvekkiline olay günü ulaşılabilir olmasına rağmen davalı banka tarafından hesaplarından işlem yapıldığına dair herhangi bir uyarı mesajı gönderilmediğini veyahut herhangi bir arama gerçekleştirilmediğini, oysa ki yapılan işlemlerin çokluğu ve saat aralıkları dikkate alındığında davalı banka tarafından işlemlerin sorgulanması gerektiğini, yaşanan olayla ilgili olarak müvekkili tarafından 28.04.2021 tarihinde ... Bankası Genel Müdürlüğü'ne bilgilendirme ve talep yazısı yazıldığını ancak taraflarına herhangi bir geri dönüş alınamadığından işbu davanın ikame edildiğini ileri sürerek bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere 503,7 gram altının ödeme tarihindeki TL karşılığı ile kur farkından kaynaklı zararlarının şimdilik 1.000,00 TL'sinin her bir işlemin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın miktarı dava dilekçesinde ve sonuç istem bölümünde açıkça bildirilmiş olmasına rağmen belirsiz alacak davası açıldığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu olaya ilişkin olarak yapılan suç duyurusunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkili bankanın dava konusu olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili bankanın yükümlüğünde olan SMS bildirimini yaptığını, davacının kendisini arayan şahsa korumakla yükümlü olduğu şifre ve kimlik bilgilerini verdiğini savcılığa verdiği ifadede beyan ettiğini, müvekkili bankanın gerekli tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, bankanın sistemlerinde herhangi bir güvenlik açığından yahut alması gereken ancak almadığı bir güvenlik önleminden faydalanılmadığı, olayın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, bankanın davacının telefonuna, bilgisayarına yüklemiş olduğu uygulamaların, girmiş olduğu sitelerin güvenli olup olmadığını tespit edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarına itibar edilerek; davacının, kendisini arayan ve banka görevlisi olarak tanıtan şahısların talimatı ile telefonuna indirmiş olduğu "...Support" isimli uzaktan erişim programı ve ID şifresini kendisini arayan şahıslara vermek suretiyle, cep telefonunda yüklü "..." uygulamasına erişimin sağlanmasına sebebiyet verdiği, başka bir cihazdan erişimin sağlanmadığı ve böylelikle davaya konu usulsüz işlemlerin gerçekleştiği, davacının, davalı bankaya ait mobil uygulamayı kullanmış olduğu cihazdan giriş yaparak uygulama şifresini paylaşarak ve yasal mevzuatlar gereği hesap kullanımından doğan sorumluluklarını (hesap bilgileri ile kullanımında olan şifrelerin muhafazasını) yeterince yerine getirmediğinden dava konusu işlemlerin gerçekleşmesinde ağır ihmalinin olduğu, davalı bankanın ise; Bankacılık Bilgi Sistemleri ve Elektronik Banka Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğinin “İşlemlerin Takibi” başlıklı 36. maddesi kapsamında, bankaların, elektronik bankacılık hizmetleri ile gerçekleşen olağan dışı, sahtekarlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit etmeye ve bunları önlemeye yönelik işlem takip mekanizmaları kurmaları, riskli işlemleri filtreleyerek değerlendirip filtrelere takılan müşterileri daha yakından takip etmeleri ve riskli işlemlerin gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi halinde telefon ya da kısa mesaj gibi uygun yöntemlerle müşterilerin en kısa sürede uyarılmasını sağlamaları gerektiği, somut olayda altın bozma işleminden sonra aynı kişiye ait kısa süre içerisinde 8 adet havale işlemi yapılmasını davalı banka sisteminin olağan dışı işlem olarak algılayıp belirtilen önlemleri alması gerektiği, bu yönüyle dava konusu gerçekleşen işlemlerde davalı bankanın ihmalinin bulunduğu, tarafların müterafik kusurlu olduğu, ayrıca her ne kadar bilirkişi ek raporunda davacının ve davalı bankanın kusur oranlarının %50'şer olduğu yönünde sonuç ve kanaate varılmışsa da, ihmali ağırlaştıran sebebin öncelikle gündelik internet bankacılığı kullanımında, bankalarca bir proğramın indirilmesinin talep edilmediği bunun olağan bir durum olmadığı akabinde şifre paylaşımının gerçekleştiği dolaysıyla bilirkişi ek raporundaki eşit kusur paylaşımından uzaklaşmak suretiyle davacı aleyhine %60 (503,7 gr x 0,60 = 302,22 gr) ve davalı banka aleyhine %40 (503,7 gr - 302,22 gr = 201,48 gr) kusur oranına hükmetmek gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda davacının ağır ihmalinin bulunduğu, davacının ihmalini ağırlaştıran sebebin bankalarca bir program indirilmesinin talep edilmediği, bunun olağan bir durum olmadığı, akabinde şifre paylaşımının gerçekleştiği dolayısıyla tarafların eşit kusurlu olmayıp, davacının olayda %60 oranında, davalı bankanın ise davacının hesaplarında çok kısa sürede gerçekleşen altın bozma işlemlerinin akabinde çok kısa sürede yine çok sayıda havale yapılmasını davalı banka sisteminin olağan dışı şüpheli işlem olarak algılayıp alması gereken önlemleri almasının gerektiği, bu yönüyle dava konusu gerçekleşen işlemlerde davalı bankanın ihmalinin bulunduğundan bahisle olayda %40 oranında kusurlu olduğuna dair yerel mahkemenin olayın cereyan tarzına uygun şekilde tarafların kusur oranını belirleyerek değerlendirme yapılmış olmasında herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, internet bankacılığı yoluyla dolandırıcılık iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2 hükmü gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 02.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ced3b5f6d22e90b1 1c55ca138d333c1d