11. Hukuk Dairesi 2025/1377 E. , 2025/5865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1346 Esas, 2024/2090 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/503 E., 2022/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.09.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ...Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzaladığını, davalının işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borç ödenmeyince hesabın kat edildiğini, başlatılan icra takibine davalının haksız surette itiraz ettiğini, davalının kefaletinin geçerli olduğunu ileri sürerek takibe itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kefaletinin geçersiz olduğunu, kefilin imzası, sorumlu olacağı limit, kefalet tarihi, müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğunu, davacı bankaca matbu bir metin kullanıldığını, borcun ipotekle temin edilmesi nedeniyle önce ipotekten alacağın karşılanması gerektiğini, davacının borca işletilen faiz oranlarında tek taraflı ve keyfi düzenlemeyle değişiklikler yaptığını, bankanın asıl borçluya gönderdiği ihtarlarla faiz oranı, komisyon oranı vs. değişiklerin kanuna, sözleşmeye uygun olmadığını, alacağın likit sayılamayacağını, icra inkâr tazminatı koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu genel kredi sözleşmesinin davalı ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığı, kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi üzerine bir kaç kez yapılandırma yapıldığı, kredi kullandırım, kredi yapılandırma, kredi talimatı, ödeme planı vb. belgelerde kredi faiz oranı, kredi vadesi, kredinin türü vb. hususların açıkça belirtildiği, söz konusu belgeler üzerinde davalının imzasının bulunduğu, kredi kullandırım, kapama işlem ve koşullarının davalının kabulünde olduğu, son yapılandırmaya konu borcun da ödenmemesi üzerine, davacı bankaca hesabın kat edilerek asıl borçlu ve davalıya tebliğ edildiği, kefalet sözleşmesinin yasal tüm şartları taşıdığı, bu nedenle davalı kefilin sorumlu olduğu, bilirkişi kök raporunda ve ek rapordaki davalı kefil yönünden temerrüt tarihi belirlenerek icra takip tarihi itibarıyla davacı bankanın genel kredi sözleşmesi kapsamında çekilen kredi alacağı yönünden hesaplama yapıldığı, uygulanacak faiz oranlarının tespit edildiği, dava konusu kredinin genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklandığının belirlendiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20 oranında 603.227,80 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden yerinde olduğu, ipoteğin, dava dışı asıl borçlunun kredi borcunun teminatı olarak verildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586/1 hükmü uyarınca, davacı alacaklının, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, anılan maddede öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının somut olayda gerçekleştiği, bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere yapılandırma yapılan kredi borçlarının dava konusu kredi ile ilgili olmadığı, dava konusu kredinin alındığı tarihten önce yapılandırma yapılan kredi borçlarının ödenerek kapatıldığı, dava konusu icra takibine konu borcun 29.08.2019 tarihinde çekilen 2.685.000,00 TL anapara tutarlı spot krediden kaynaklandığı, bu kredi sözleşmesi için bir yapılandırmanın bulunmadığı, davalı vekilinin kefilin durumunu ağırlaştırıcı işlemler yapıldığına yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, kök ve ek raporda davacı bankanın takip tarihi itibarıyla davalıdan toplam 3.078.884,72 TL alacaklı olduğunun tesbit edildiği, dava konusu alacağın likit olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cb3497fbdf7a524f bd7b535b7eb3e909