Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1220 E., 2025/5893 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1220 E., 2025/5893 K. (02.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1220
Karar No
2025/5893
Karar Tarihi
02.10.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/1220 E. , 2025/5893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1855 Esas, 2024/1818 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/280 E., 2024/112 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından Yargıtayca duruşma istemli olarak temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketin 2016/76858 sayılı "... KONUTLARI" ibareli marka başvurusuna, "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından müvekkilinin 2014/110332 sayılı " ..." ibareli markası ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesi ile itirazın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu defa davalının kısmi ret kararına itiraz ettiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) davalı itirazını kabul ederek kısmi ret kararını kaldırdığını, oysa müvekkilinin markalarının seri markalar olduğunu, tescilde öncelik ilkesi uyarınca müvekkilinin markalarına öncelik verilmesi gerektiğini, söz konusu ibare üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi bulunduğunu, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi olduğunu, emsal kararların da bu yönde bulunduğunu, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-2963 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markasının ayırt edici nitelik taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile YİDK kararının iptali talebi yönünden davalının "... KONUTLARI" ibareli marka başvurusu ile davacının YİDK sürecinde mesnet ileri sürdüğü 2014/110332 sayılı " ..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8/1-b maddesi hükmü kapsamında iltibasın bulunmadığı, davalı başvurusunun kötüniyetli yapıldığı da kanıtlanmadığından YİDK kararının yerinde olduğu, hükümsüzlük talebi yönünden ise davalının "... KONUTLARI" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait 2015/22806 sayılı "... GAYRİMENKUL" ibareli tescilli marka arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasının asli belirleyici unsuru "..." ibaresi olduğundan, davalı başvurusunun davacı markasının ibaresine yaklaşma/yakınlaşma çabası içinde bulunduğu, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 19. sınıftaki "Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri . Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları." malları ile 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri" hizmetleri yönünden emtia benzerliğinin de olduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacının 2015/22806 sayılı "... GAYRİMENKUL" ibareli tescilli markası arasında belirtilen mal ve hizmetlerde işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği, bunun dışında kalan davacı markaları ve başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden ise 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi hükmü koşullarının oluşmadığı, davalı başvurusunun kötüniyetli yapıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline yönelik açılan davanın reddine, hükümsüzlük talepli davanın kısmen kabulü ile dava konusu 2016/76858 sayılı markanın kapsamında yer alan 19. sınıftaki "Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva, beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil, taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerler, tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller. İnşaatlar için cam ürünleri. Metalden olmayan prefabrik yüzme havuzları. Akvaryum kumları." malları ile 36. sınıftaki "Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden kısmen terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin birçok kararında açıklandığı üzere YİDK kararının iptali davalarında, karar tarihindeki hukuki duruma ve Kurum'a sunulan delillere göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği, iptali istenen YİDK kararında tartışılmayan hususların, YİDK kararının iptali istemli davalarda tartışılmasının da mümkün olmadığı, davacının dava konusu başvuruya itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından dava konusu başvuru ile davacının 2014/110332 sayılı markası arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edilerek başvurunun kısmen reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı yanca itiraz edilmeyip yalnızca davalı şirketin itirazda bulunduğu, dolayısıyla YİDK kararının iptali davasında yalnızca dava konusu başvuru ile davacının 2014/110332 sayılı markası arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığının değerlendirilebileceği, buna göre "... KONUTLARI" ibareli başvuru ile davacının 2014/110332 sayılı " ..." ibareli markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2020 tarih, 2019/2468 E. ve 2020/605 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere düşük seviyede ayırt ediciliğe sahip olduğu, bu anlamda başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, bu itibarla YİDK kararı yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik olmadığı, hükümsüzlük davası yönünden ise dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında karıştırılma ihtimali olmamakla birlikte İlk Derece Mahkemesince, 2015/22806 sayılı davacı markası ile dava konusu marka arasında sayılan mal ve hizmetler yönünden iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği, bu karara karşı yalnızca davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu gözetildiğinde, artık bu yönden davacı yararına usuli müktesep hak doğduğu, bunun dışında İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük davası yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer bir deyişle dava konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden davacı markaları ile dava konusu marka arasında iltibas tehlikesi olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a47315c838f9e821 634865744f706c0a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı