Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/575 E., 2025/5238 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/575 E., 2025/5238 K. (10.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/575
Karar No
2025/5238
Karar Tarihi
10.09.2025

11. Hukuk Dairesi 2025/575 E. , 2025/5238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1579 Esas, 2024/1804 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/334 E., 2022/228 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/85548, 2017/85558, 2017/85567, 2017/85596, 2017/85603, 2017/85608, 201785618, 2017/85625, 2018/01153, 2018/74775, 2018/81031, 2018/81516, 2018/81517, 2018/81519, 2019/103442, 2019/132493, 2019/93318, 2020/08588 sayılı "...", "...", "...", "...", "... ev, araba, arsa, işyeri, düğün", "...", "... ... kurumu", "tebatasarruf", "... akademi", "... ihtiyaçları tasarrufla karşılama modeli","...", "birlikte tasarrufun muhteşem gücü", "... ... ... et birikimle al", "... ... tasarrufla ev alma modeli","birlikte tasarrufun muhteşem gücünü keşfedin", "1 ...", "... ...", "birlikte ..." ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2020/18798 sayılı "... a.ş." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, başvuruya yapılan itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin ... Tasarım A.Ş. grup şirketlerinden biri olarak tanınmış bir firma olduğunu, ayrıca “...” şirketine ait olan markalar üzerinde de lisans hakkı sahibi olduğunu, markaların 36. sınıfta koruma altında olduklarını, dava konusu markanın bütünsel algıda müvekkili markalarından farklılaşmadığını, müvekkilinin anılan ibare üzerinde aynı zamanda gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-7143 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/18798 başvuru numaralı “... a.ş” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı yanın gerçek hak sahipliği ve kötüniyet iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu marka kapsamında 36. sınıfta kalan hizmetler ile davacının önceki tarihli markaları kapsamında yer alan hizmetlerin birebir aynı olduğu, taraf markalarında ortak olarak kullanılan unsurun “...” ibaresi olduğu, anılan ibarenin ayırt edici vasfı yüksek, özgün ya da farazi bir ibare gibi yüksek bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı ancak davacının önceki tarihli markalarından özellikle "...", "... ...", "1 ...", "...", "...", "...", "...", "..." gibi markalarında, davacı yanın anılan ibareyi doğrudan markasal bir nitelik arz edecek şekilde kullandığı ve anılan markalarında “...” ibaresinin münhasır esas unsur ya da esas unsurlardan biri olarak kullanıldığı, dolayısıyla tüketicinin uyuşmazlık konusu hizmetlerde bu markalar ile daha evvelden karşı karşıya kaldığı bir durumda anılan markalar ile benzer bir renkte oluşturulmuş ve hiçbir ek ayırt edici unsura haiz olmayan ibaresini, aynı hizmetlerde gördüğünde sonuna “a.ş” eki eklenmiş bu markayı anılan markaların iktisadi kaynağındaki şirketi / teşebbüsü işaret eden bir marka olarak algılayabileceği; her ne kadar “...” ibaresi özgün ya da güçlü ayırt ediciliği bulunan bir sözcük değil ise de taraf markalarını birbirlerinden somut olarak ayıran hiçbir ayırt edici ek unsur bulunmadığı, davacının “...” ibaresini ihtiva eden önceki tarihli markaları mevcutken, bu markaya konu hizmetlerde, “... a.ş.” şeklinde bir marka ile karşı karşıya kalan tüketicinin, sonraki karşılaştığı markanın davacının iktisadi kimliği bünyesinde yaratılmış yeni bir marka olduğu, davacının kurumsal logosunu değiştirdiği algısını edinmesinin mümkün görüldüğü, taraf markaları zaten 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında benzer görüldüğünden SMK'nın 6/3 hükmü kapsamında bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-7143 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, zira söz konusu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi, başvurudaki "a.ş." ibaresinin markaya yeterli ayırt edicilik kazandırmadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin bunların mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı, taraf markaları arasında emtia benzerliği de gerçekleştiğinden, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı